Kategori Arşivleri: Yaşam

Intermittent Fasting’ci Youtuber’lar…

Biraz okuması zor, dilin dolandığı bir yazı başlığı oldu ama, işin doğrusu dün yayınladığımız paylaşımdan (Maksimum Yağ Yakımı İçin: Intermittent Fasting) sonra o kadar fazla mesaj aldık ki, bu konuya farklı bir açıdan daha değinmek istedik. Türkçemizde çok güzel bir söz vardır; “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz”. Hatta yabancı versiyonu sayılabilecek “It’s not what you say, it’s what you do that counts” sözünün neredeyse birebir aynı kapıya çıkması da şaşırtıcıdır. Meali; bir kişi hakkında yargıda bulunmak için, söylediği sözlerden çok yaptığı işlere bakmak gerekir. Ya da, ne söylediğiniz değil, ne yaptığınızdır asıl önemli olan. Şimdi dün Intermittent Fasting‘i, yani vücudu belirli bir zaman penceresi içerisinde besleyip, geri kalan zaman diliminde aç bırakma (susuz değil!) yönteminden bahsettik… Bahsettik de, işte diyoruz ki şimdi bu sadece “sözde” kalmasın, ve bizim gibi Intermittent Fasting’i ağızlarından düşürmeyen tanınmış Youtube’cuların bir de “icraatlarına”, yani bu durumda ortaya çıkardıkları fiziklere bir bakalım....

Devamını Oku

Maksimum Yağ Yakımı İçin: Intermittent Fasting

Daha önce “Intermittent Fasting” terimini hiç duymadığınızı söylemeyin! Aslında belki insanlık tarihi ile yaşıt ama son yıllarda yeniden o kadar popüler oldu ki, bir yerlerde mutlaka karşınıza çıktığını tahmin ediyoruz. Ama yine de bilmeyenler için açıklayarak başlayalım… Intermitten Fasting, Türkçe’ye genellikle “Aralıklı Oruç” olarak çevrilen bir yeme-içme protokolüdür. Yani aslında bir “diyet” değil. Çünkü popüler tüm diyetlerin aksine, “NE” yemeniz gerektiğinden çok, “NE ZAMAN” yemeniz gerektiği öğretisi üzerine kurulu. Çok farklı türevleri olsa da, günümüzde yağ yakımı yönünden en yaygın kullanımı, 16:8 Yöntemi‘dir. Bu, vücudun beslenme penceresinin 8 saat, aç kalma süresinin ise 16 saat olduğu durumu ifade eder. Örneğin, sabah ilk öğününüzü 10’da yiyorsanız, son öğününüz 18:00’da olacaktır. Veya genellikle akşamları (yemek etkinliği çevresinde) sosyalleşmek durumunda olan biriyseniz, ilk öğününüzü öğlen saat 12:00’de, son öğününüzü ise akşam 20:00’de yapabileceğiniz gibi… Basitçe tarifi yaptıktan sonra gelelim, bu işin “neden”ine… Vücudumuz, özellikle günümüz besinlerinin çok büyük bir bölümünde...

Devamını Oku

Piyasadaki Tüm “Diyetler” İşe Yaramamaya Programlı!

Hiç düşündünüz mü, neden piyasada yerli-yabancı yüzlerce, belki binlerce diyet kitabı ve genel olarak birbirinden farklı sayısız “diyet” var? Bunların hepsi mi sonunda işe yaramamak üzerine kurgulanmış ki, bir tanesi gerçekten işe yarasa ve insanları ideal kilosuna kavuşturup orada da tutsa, arkasından yeni tek bir diyet daha çıkmaz? O zaman cevabını biz verelim; evet, piyasadaki diyetlerin çok büyük bir bölümü, başta işe yarar gibi gözüküp, sonunda sizi başladığınız noktaya, çoğu zaman da daha kötüsüne getirip bırakmak üzere dizayn edilmiş durumda. Ki siz de umudu bir sonrakinde, sonra bir sonrakinde, sonra bir sonrakinde… arayıp durun (ve umudun yanında, beraberinde bolca da para harcayın) diye. Bu kısır döngüden kurtulmanın İLK yolu, “diyet” (Türkçe’de kullanıldığı anlamda) sözcüğünü gördüğünüz yerden arkanıza bakmadan kaçmanızdan geçiyor. 3 günlük, 3 haftalık, 3 aylık… “diyet”ler değil, 1 ömürlük yaşam biçimi değişikliğine geçmekten. Peki, klasik “diyet”lerin temelde nerede ortak yanlış yaptığını söyleyelim. Piyasadaki “diyet”lerin neredeyse...

Devamını Oku

Sağlık, Varlık, Aşk, Mutluluk…

Türkiye’nin 1 numaralı Ev Fitness sitesi P90X-Türkiye’de bugün fitness ya da sağlıktan bahsetmeyeceğiz; ya da en azından sadece fitness ya da sağlıktan… Bugün, çıtayı biraz daha yükselteceğiz. Bugün, hayattaki 4 temel kulvar ve unsurdan bahsedeceğiz… Tabii ki bu kulvarlar, kendi içinde alt-kulvarlara ayrılıp çeşitlendirilebilir. Ama belki de en temelde bunlar; Sağlık, Varlık, Aşk ve Mutluluk olarak adlandırılabilir. Aslında hep duyduğunuz sözlerdir; “para ile saadet olmaz”, “her şey para değildir”… Yanlış da değil, doğru. Hayatta asıl hedef, bu unsurların birini, ikisini, hatta üçünü değil, hepsini yakalamaktır. Yoksa sadece bir-ikisini yakalayıp, diğerlerini ıskaladığınızda, bir anlamda hayatı da ıskalamış olursunuz. İsterseniz örneklerle açıklayalım… Steve Jobs… Bugün belki her iki kişiden birinin cebindeki iPhone’un mucidi, dahi adam! Varlık? Evet, dibine kadar. Belki de varlığa dayalı mutluluk? Muhtemelen. Aşk hayatı da boş geçmemiştir elbet… Peki ya sağlık? 5 Ekim 2011’de, 56 yaşında Pankreas Kanseri’nden beklenmedik şekilde aramızdan ayrıldığında… toprak oldu....

Devamını Oku

Evet, P90X Sizi Daha Yakışıklı da Yapar!

Tamam itiraf ediyorum, biraz sansasyonel bir başlık atmak istedim! Ama doğruluk payı, köküne kadar var… Bunun örneklerini yerli ya da yabancı, neredeyse tüm P90X “Önce & Sonra”larında gözlemlemek mümkün. Tabii ki yakışıklılık ya da güzellik, biraz da göreceli kavramlardır. Ama bir P90X mezuniyetinin ardından yüzünüze yansıyan özgüvenin yanı sıra, göstereceği fiziksel değişimi de yadsınamaz bir gerçek. Örneğimize geçmeden, bir kuralın altını çizmekte fayda var. Her nerede ne aldatmaca duyduysanız bilmiyorum ama, bölgesel zayıflama diye bir şey YOKTUR! Yani konu yağ kaybetmek ise, göbeğinizden her ne kadar yağ kaybediyorsanız, yüzdesel olarak ortalama, varsa “gıdınızdan” da aynı oranda kaybedersiniz. Gelelim yine güzellik ve yakışıklılığın göreceli olmasına. Fotoğraftaki şahıs Amerika Virginia’dan, genellikle oyun aplikasyonları hazırlayan mütevazi bir bilgisayar programcısı olan Jesse Warden. Şimdi Jesse’nin ilk fotoğrafındaki “tonton” halini daha şirin bulan da olabilir. Ya da tamam, ikinci fotoğrafı için de Mr. Virginia yakışıklılık kralı(!) seçildi demiyoruz. Ama söylemek istediğimiz,...

Devamını Oku

Kendinize Yapabilecekleriniz… 2. Bölüm!

Ve serinin ikinci bölümü… Bir önceki yazımda ABD’li Fitness Antrenörü Drew Manning‘in, vücudumuzun beslenme ve egzersiz alışkanlıklarımıza iyi ya da kötü nasıl (çabuk) yanıt verdiğini göstermek için yaptığı bilimsel deney niteliğindeki çalışmaya yer vermiştik. Şimdi ise, sıfır fiziksel aktivite ve kötü beslenme ile 6 ayda adeta mahvettiği vücudunu, yine sadece 6 ayda nasıl eski haline getirdiğine tanık olacağız. Serinin ilk bölümü benim, ve gördüğüm kadarıyla yorum bırakan hemen herkesin, içini nasıl cız ettirdiyse, ikinci bölümü de en az onun kadar mutlu etti ve herkesin istediği zaman istediği sonuçları alabileceği yolunda umutlandırdı. Bu Blog’ta 5 yıl kadar önce, belki de daha ilk yazılarımın birinde, “insan vücudu mükemmel bir makinadır, siz ona ne verirseniz o da size onu geri verir” dediğimi hatırlıyorum. Sanırım tam da bu söylediğim, görsel olarak daha iyi kanıtlanamazdı. Genel olarak fiziğinizden memnun değil ya da daha önemlisi bu sebeple geleceğinizdeki sağlığınızdan endişeli misiniz?...

Devamını Oku

Kendinize Yapabilecekleriniz… Farklı bir açı!

Bu sitede daha önce pek çok “Önce & Sonra” fotoğrafları yayınladık. Format gereği, genellikle “Önce” fotoğrafı solda, “Sonra” fotoğrafı ise onun sağında olur. Ama yanda gördüğünüz fotoğrafta bir terslik yok. Açıklayalım. Bir Fitness Antrenörü, 6 ayda sıfır fiziksel aktivite ve elinden geldiğince zararlı yiyecekler tüketerek vücudunu (ve sağlığını) ne hale getirebileceğini göstermek istedi. Bu adam deli mi diyebilirsiniz! En azından ben de ilk gördüğümde ve Amazon.com’dan şu anda okumakta olduğum Fit2Fat2Fit kitabını ($25,99 ama her kuruşuna değer) almadan önce aynı şeyi söylemiştim. Ama şimdi bunun oldukça cesur, doğru ya da yanlış beslenmenin ve sportif aktivitenin vücudumuz üzerindeki etkisini çok açık bir şekilde gözler önüne seren, adeta bilimsel deney niteliğinde bir çalışma olduğunu düşünüyorum. Bu arada, “tamam iyi ama, bu uğurda güzelim vücudunu mahvetmiş, bir daha toparlayamaz” diyecek olanlara da bir sürprizimiz var; onu da yarınki yazıya, serinin devamına saklayalım. İsterseniz sözü daha fazla uzatmadan bu...

Devamını Oku

Yoga-X’e Zor Diyenler Utansın!

Yine biraz sansasyonel bir başlık oldu ama… Bu yazı için, “Nakfire” kullanıcı adlı Kerem’den gelen aşağıdaki yorum, bizim için ilham kaynağı oldu. “Bu sabah ilk yogamı yapmış bulunmaktayım. Böyle bir program yok! Gerçekten mükemmel. Tüm kaslarımın uzadığını hissettim ve inanılmaz ter attım. Tabii ki hepsini nizami yapamadım ama Tony Reisin dediği gibi “do your best”… Tam gaz devam, Yoga candır ;)” İşte bu yazıda, Yoga-X’i adeta “parkta bir yürüyüşe” çevirecek, Yoga dünyasının en zor hareketlerinden örnekler sunacağız; hem de Türkçe ve orijinal adları ile. Tekrar hatırlatalım, bu hareketlerin hiçbiri P90X’te mevcut değildir ve “gaza gelip” denemeye kalkmanız da tavsiye edilmez! :-) Ne demişler… Allah sevindireceği kulunun önce eşeğini kaybettirir, sonra buldururmuş… Olmadı mı?! O zaman, kötüyü görmeyen iyinin kıymetini bilemez… O da mı olmadı?! Neyse, demek istediğimiz aşağıdaki örnekleri gördükten sonra, Yoga-X’ten şikayet etmeye artık yer yok! Yoga Uyku Pozu – “Yoganidrasana” Kainatı Yok Edici...

Devamını Oku

Hayata Gün, Güne Hayat Eklemek!

Hayata günler eklemek mi, yoksa günlere hayat eklemek mi?… Siz hangisi için egzersiz yapıyorsunuz? Konuyu biraz daha açalım… Egzersiz yapmanın, sağlıklı beslenmenin, hayatınıza ekstradan günler, yıllar ekleyeceği aşikar. Yoksa hayatı boyunca fosur fosur sigara içip 100 yaşını gören biri, akşam haberlerine malzeme olabilir, ama zaten bu yüzden “haber”lerdedir. Olağandışı olduğu için. Tıpkı gazetecilere ilk öğretilen kurallardan birinde oluğu gibi; “köpeğin insanı ısırması değil, insanın köpeği ısırması haberdir!”. Sağlıklı yaşamın hayatınıza ekstradan günler ekleyeceği, sayısal bir değerdir, “nicelik”tir. Oysa olayın belki de daha önemli “nitelik” kısmı da var. O da ömrünüzün kalan günlerine “hayat” katmak, yani yaşamınızı daha kaliteli kılmak. İşte sağlıklı yaşam tarzını benimsemenin belki de en önemli yönü, hayatınızı daha kaliteli ve de keyifli yaşanabilir kılacak olmasıdır. Meşhur “kamu spotu”nu görmüşsünüzdür televizyonda… Oğlanlar, kızlar, parkta, piknikte önden koşar, arkalarına dönüp nefes nefese kalmış babalarına “hadi baba!” derler… İşte şimdi ya da ileride, sevdiklerinizi “hadi...

Devamını Oku

Alkol ve Etkisi…

Hemen baştan hatırlatmakta fayda var, bu yazıda alkol tüketiminin dindeki yerine değinmeyeceğiz ve bizim asıl konu alanımız olan “alkol ve vücut”, özellikle de vücuttaki yağlanma üzerindeki etkisi üzerinde duracağız. Bu girizgah da yanlış anlaşılmasın, bana Aykut Hoca deniyorsa, bu “nefesi kuvvetli bir hoca” olduğumdan değil, fitness konusundaki hocalığımdan gelir :-) Alkolün dindeki yeri konusunda kendimi kesinlikle otorite görmemekteyim, ama yazının altındaki “yorumlar” kısmı tabii ki o konuda da her türlü paylaşıma açık olacaktır. Eskiden bayramlarda evlerde likör ikram edildiğini hatırlarım, o adet hala kaldı mı bilmiyorum… Bu yazıyı okuyan siz, ister hergün alkol alan, ister hafta arası ağzına sürmeyen ama haftasonunu iple çeken, ister de uzun süre aklına bile gelmeyen ama kırk yılda bir de dibine vuran biri olun; alkolün vücudunuza fitness bakış açısıyla etkileri yönünden ilginizi çekeceğini düşünüyorum. Peki alkol bizi neden, özellikle de göbek çevresinde yağlandırıyor? Halbuki içeriğine baktığınızda hiç de yağ içermemesine...

Devamını Oku

Yeni Yıl Kararları… (Protez Bacak!)

Evet, etkileyici olması için yazının fotoğrafında bir protez bacak var! Oraya birazdan geleceğiz… Ama önce… Yılbaşı da geldi geçti. İnsan davranışlarını yakından inceleyen uzmanlar, “Yeni Yıl Kararları”nda kritik gün olarak 14 rakamının altını çiziyor. Her ne olursa olsun, yeni yıl kararlarında 1, 2, 3… değil de 14. günü başarıyla ve kararlılıkla görenler, sonunu da getiriyormuş. Bizim ana konumuz ise, şüphesiz bir yeni yıl kararı klasiği olan spora başlamak ve sağlıklı beslenmek! Yine çoook büyük bir kitle bu kararla ile 1 Ocak’a girdi. Bize gelen binlerce email ve Whatsapp mesajlarında, bugünlerde o kritik 14 günü başarıyla geçen çoğunluğu görmek, bizi en az bunu paylaşanlar kadar mutlu ediyor. Ama bu yazının konusu onlar değil, çünkü onları zaten harika bir gelecek beklediğini söyleyebiliriz. Biliyorsunuz; “önce vücudunu değiştir, hayatın değişsin!” Bu yazının konusu, bir şekilde treni kaçıranlar. Farklı farklı, muhtemelen de aslında “eften püften” sebeplerle, kararlı oldukları hedeflerinden bir...

Devamını Oku

22 Aralık Günü Başlamak İçin 3 Neden!

Tüm başlamayı düşünenler, daha önce yarım bırakmış olanlar ve ha başladım ha başlayacağım diyenler yaklaşsın… Aslında her bir gün, egzersize ve sağlıklı beslenmeye başlamak için iyi bir gündür ama, sanki 22 Aralık biraz daha özel! İşte size astrolojik sebeplerden, psikolojik sebeplere, hayatınıza 22 Aralık’ta yeni bir başlangıç yapmanız için nedenler… 1) 21 Aralık Gündönümü: 21 Aralık gecesi, Kış Gündönümü olarak bilinir. Kış Gündönümü’nde güneş ışıkları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir, güneşin dünyaya en uzak olduğu andır. Kuzey yarımküredekiler (biz Türkiye’dekiler) için, bu tarihten sonra günler uzamaya başlar. Yani 22 Aralık sabahı doğan güneş ile, her gün bir öncekinden daha uzun, firesiz devam ettiğinizde, siz de güneş gibi, her gün bir öncekinden daha güçlü, tam da 21 Mart Ekinoksu’nda, yani gün ve gecenin eşit olduğu bir günde, ilerisi daha da parlak bir şekilde yeni fiziğinizle yeni hayatınıza merhaba diyebilirsiniz. 2) Tabii ki Perşembe’ye denk gelmesi: Biraz şaşırdınız değil mi?...

Devamını Oku

“Mükemmel Vücut” Denince Google’da İlk Çıkan!

Hemen soldaki görselde yer alan arkadaşın fotoğrafına bir yerden aşina olabilirsiniz. Çok ünlü biri sayılmaz ama Google Amca’ya İngilizce olarak “mükemmel erkek fiziği” (perfect male body) yazdığınızda karşınıza ilk çıkan görsel… Google’da “mükemmel vücut” yazıldığında birinci sırada (ya da en azından ilk üçte) çıkmak büyük bir onur. Biz, fazla tanınmayan bu arkadaşı biraz araştırdık… Nick Auger. 1982 Florida, ABD doğumlu… Eski bir Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi… Buraları hızlı geçelim… Nick, 2003 yılı Model Universe (Dünyanın en prestijli modellik yarışması – Bodybuilding’deki Mr. Olympia ile kıyaslayabilirsiniz) yarışmasının birincisi, hem de mükemmele yakın bir skor ile. Buraya kadar da çok ilginç değil… Ama neredeyse kimse tarafından bilinmeden, daha öncesinde hiç favori gösterilmeden, bir anda ortaya çıkıp (sonra da bir anda ortadan kaybolup – oraya birazdan geleceğiz…) ünvanı alan Nick, birinciliği kazandığı günkü konuşmasında, sadece 2 yıl öncesinde neredeyse “sıfır” noktasında olduğunu söyler… Yani bu yazıyı okuyan ortalama siz-biz...

Devamını Oku

14 Şubat Sevgililer Gününüz Şimdiden Kutlu Olsun!

14 Şubat Sevgililer Günü’nüz kutlu olsun!.. Ne alaka değil mi?! Bugün aslında henüz 17 Kasım. Ama bu günün “Sevgililer Günü” ile alakası şu ki, bugün başlayacağınız fitness programınızda, tam da 90 gün sonra, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde mezun olup, büyük ihtimalle hayatınızın en iyi fiziğine kavuşmuş oluyorsunuz. Böyle özel günlere inanırsınız-inanmazsınız… Aslında çoğu görüşe göre, yılda bir kere daha karşılıklı hediye alınsın, ticaret canlansın diye icat edilmiştir (doğruluk payı var)! Sanki doğum günleri, anneler-babalar günü, evlilik yıldönümleri, yılbaşı vesaire vesaire… yetmiyormuş gibi! Ama önemli olan o değil. Önemli olan şu ki, ekstrem bir fitness programına başlamada ve sonunu getirmede, bulabileceğiniz her motivasyon kırıntısına ve ateşleyici güce ihtiyacınız olacak. Onun için, başlangıcınızı, hatta daha iyisi bitireceğiniz günü, bu tip özel günlere denk getirmek her zaman artı bir unsur olacaktır; mahsuru yok :-) Şu an zaten hali hazırda bir sevgiliniz, bir eşiniz olsun olmasın. Her koşulda, daha...

Devamını Oku

Bağışıklı Sistemini Nasıl Güçlendirebiliriz?

Bağışıklık Sistemi… Tıbbi adıyla İmmün Sistemi… Hatta AİDS hastalığının içindeki o I harfi de oradan gelir; “Immune” kelimesinden. (AIDS = Acquired Immune Deficiency Syndrome, yani Türkçe karşılığıyla; Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu).  İşte “Bağışıklık Sistemi” dediğimiz şeyin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak için, AIDS’ten gidelim… Biliyorsunuz, henüz günümüzde tedavisi bulunmayan, çağımızın vebası kabul edilen AIDS hastalığında, kimse aslında “AIDS”ten ölmüyor! Bağışıklık sisteminiz çöküyor ve normalde basit sayılabilecek bir soğuk algınlığı/grip sizi öldürmeye yetebiliyor. İşte tam da mevsim geçişlerinin yaşandığı, hava sıcaklıklarının artık bir anda düştüğü, toplu taşım araçlarında herkesin hapşurup – öksürdüğü, “tam hastalık havası” denilen bu günlerde, çok önemli olan bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirebiliriz, onları paylaşacağız sizlerle. 1) Tek Tip Besin Diyetlerinden Uzak Durun Bu siteyi takip edenler bilir ki, biz “diyet” değil, “sağlıklı beslenme” terimini tercih ederiz. Siz de diyet yapmak uğruna tek tip beslenmeyi değil dengeli ve sağlıklı beslenmeyi tercih edin. Vücudu aç bırakır...

Devamını Oku