Kategori Arşivleri: Beslenme

Markette “Barkod”suz ve “Kenar”dan Alışveriş!

Bize en sık gelen sorulardan biri de, “market alışverişimi nasıl yapmalıyım?” sorusudur. P90X-Türkiye sitesi, “gidin marketten şu kadar gram karides, şu kadar papaya, aman şu kadar safran… vs alın” diyecek bir site değil! Daha açık bir deyişle, size balık veren değil, balık tutmayı öğreten site! Yani, şimdi size “şunu şunu alın” demek yerine, çok daha kolay anlaşılabilecek şekilde, genel olarak market alışverişinizi nasıl yapabileceğinizi anlatacağız. Market alışverişlerinizde sağlıklı seçimler yapıp yapmadığınızın bir göstergesi de, sepetinizde kendinden barkodu olmayan ürünlerinizin çokluğu ile anlaşılır. Genellikle tüm sebze ve meyveler, bazı tahıllar, kuruyemişler ve endüstriyel işlemden geçmemiş et, tavuk ve balıklar bu kategoriye girerler. Öte yandan, endüstriyel işlemden geçmiş, muhtemelen içinde bin çeşit katkı maddesi barındıran her ürün ise istisnasız barkodludur. O zaman bir dahaki market alışverişinizde, birazcık kasiyerleri ve reyon sorumlularını “yormayı” hedefleyin. Eğer meyve-sebzelerin kasada tartıldığı (bazı Migros ve Carrefour’larda olduğu gibi) marketlerden birindeyseniz, kasiyer aldığınız...

Devamını Oku

Keçi Sütü – İnek Sütüne Karşı

Bizlere hep küçüklüğümüzden beri empoze edilen “süt iç, süt iç” telkinleri, son yıllarda yerini bazı soru işaretlerine bırakmış durumda! Tabii burada son dönemde sorgulanan sütün “inek sütü” olduğunun altını çizelim. Yoksa bildiğiniz gibi “anne sütü” yeni dünyaya gelen bir bebek için en kilit  yapı taşıdır, bunda soru işareti yok. Zaten tartışma tam olarak da burada başlıyor. Dünyada insan dışında hiçbir canlının sütten kesildikten sonra süt alımına devam etmemesinden!  Hayvanlarda yavru, insanlarda da bebek sütten kesildikten sonra, sütün doğal yoldan sindirimini sağlayan enzimler yok olur. Bu şekilde insanda “Laktaz” enziminin azalması da, (yetişkin) insanların aslında daha fazla süte ihtiyacının olmadığının bir kanıtı olarak gösteriliyor. İşte genel olarak sütün yararının mı yoksa zararının mı birbirine üstün olduğu tartışıladursun, günümüzde inek sütünün tartışılmayan en yaygın yan etkisi genellikle “sindirim” üzerinedir. İnek sütü, insanın sindirimi açısından dünyanın en ideal besini sayılmaz. Çoğu insanda “gaz problemi” yarattığı doğrudur ve bunu en iyi...

Devamını Oku

Egzersiz 1 Adım İleriyse, Kötü Beslenme 2 Adım Geridir!

Derler ki, bazen 1 görsel 1000 söze bedeldir… Bugün sizler için hazırladığımız aşağıdaki görsel de onlardan biri. Ama biz yine de üzerine birkaç kelam edelim… Bize, özellikle de haftasonlarından sonra “1-2 gün yemeği çok kaçırdım, sorun olur mu?” sorusu çok sık gelir. Tabii burası bir Nazi Kampı değil ve arada arkadaşlarınızla çıktığınızda kontrolü elden bıraktığınız günler olabilir. Hatta fitness camiasında bunlara “cheat day” denir; yani birebir çevirisiyle “aldatma günü”. Gerçekten de bir anlamda, kendinize koyduğunuz uzun vadeli fit olma hedeflerinize karşı bir aldatmadır yapılan, bir kaçamak. Konu buraya gelmişken, bir noktayı da belirtelim. Aslında beslenme uzmanları bu tarz “aldatma günleri”nin ara sıra yapıldığında, uzun vadeli “diyet psikolojisi” ve stresinin önüne geçmede faydalı dahi olduğunu söylüyor. Zaten günler boyu kendinize “mantı yememeliyim, mantı yememeliyim, mantı yememeliyim…” dedikçe, bilin bakalım düşündüğünüz tek şey ne olur: MANTI! İşte o zaman onu yeyip kurtulmak, belki de en sağlıklısı. Ama bizim...

Devamını Oku

Hiçbir Yiyeceğin Tadı… O’nun Kadar Güzel Olamaz!

Bu motivasyon yazısı ve görseli daha çok bayanlara hitap edecek gibi (ama erkekler de üzerine düşeni alabilir)… Bize gelen maillerde çok sık karşılaşırız, özellikle bayanlardan gelen maillerde… “Tatlıya karşı zaafım var”… “Günde 1 paket çikolata yemeden duramıyorum”…  gibi. Aslında baktığımızda bayanlar çok haksız da değil, özellikle onlara yönelik inanılmaz bir arz ve hedef alma söz konusu! Örneğin Magnum reklamları… Nedense(!) genellikle hep kadınları hedef alır. Şuh rujlu bir dudak, o dondurmanın çikolatasını ısırdığında adeta “TUKKK” diye bir ses çıkar, davetkar şekilde. Ya Biscolata reklamları?! Üstsüz ve kaslı Biscolata erkekleri, birbirleriyle yarışırlar… Sonra Browny Intense… Yine telefonda siparişini verirken kendinden geçer adeta, reklamdaki bayanımız… Bu örnekler daha sayısız şekilde çoğaltılabilir. Ama tahmin edebileceğiniz üzere reklam sektörü o kadar naif değil! Özellikle bayanların zaafından yararlanabilmek için atmaca gibi beklemekte. Bu tip, özellikle küçük hazır paketli abur-cubur reklamlarının, özellikle kadınları hedef almasının, kadınların erkeklere kıyasla “çanta taşıma” oranının...

Devamını Oku

Ürün İnceleme – Apitera ZEN

Türkiye’nin 1 numaralı Ev Fitness sitesinde, yeni bir “ürün inceleme” yazısı ile karşınızdayız! Öncesinde, her zamanki gibi hatırlatmakta fayda var ki, hiçbir ürün inceleme yazımız “reklam” değildir, sizler için dener yorumlarız, gerekirse vezir ederiz, gerekirse rezil! O zaman daha fazla sözü uzatmadan incelememize geçelim. Televizyonda reklamlarını görmüş olabilirsiniz. “Bal tutan parmağını yalar!” atasözünden esinlenerek oluşturulduğunu düşündüğümüz tanınmış bir bal markasının ürünü Apitera ZEN. Biz P90X’çiler Yoga yapan insanlar olduğumuzdan, zaten “ZEN” kelimesi yeterince ilgimizi çeker :) Ürünün reklamında bir hanımefendi, bağışıklık sistemini güçlendirmek adına önündeki havana bal, Propolis, zencefil, tarçın, karanfil, karabiber, limon ekler ve havanda döverek karışımı hazırlar. Ve der ki; “Ya da bunla uğraşmayın, biz sizin için karıştırdık, hazırladık!” İşte Apitera ZEN ürünün özü bu; bu yukarıda saydığımız 7 bileşenin karışımından oluşan balımsı, macunumusu bir şey. Macun demişken, zamanında hiç meşhur Manisa Mesir Macunu’nun tadına baktıysanız (herhangi bir sebepten :), işte tadı aynı onu...

Devamını Oku

Hiçbir Şey Yapamıyorsanız, Bunu Yapın! – 7 Porsiyon Sebze & Meyve

P90X, Insanity ya da Hybrid… Dünyanın en etkili sonuçları olan Ev Fitness programlarıdan bahsediyoruz. Bu programları uygulayıp da sonuç almayan (tek bir kişi bile) henüz yok! Ama yine de, “henüz araştırıyorum, gözüm kesmiyor, önce yavaş yavaş kendimi alıştırayım, ama bu arada da kendimi hazırlamak için neler yapmalıyım, nasıl beslenmeliyim?” diyenler için başlattığımız “Hiçbir Şey Yapamıyorsanız, Bunu Yapın!” serisine devam ediyoruz. Ama tam da yeri gelmişken hatırlatmakta fayda var; programa başlamadan önce “biraz kendimi alıştırayım, hamlığımı atayım” düşüncesinden ziyade, fitness geçmişiniz her ne olursa olsun, gözünüzü karartıp programa direkt başlamanın aslında daha iyi sonuçlar getireceğini hatırlatalım. Çünkü alanında çığır açan bu ev fitness programlarının bu kadar işe yaramasının bir sebebi de “Muscle Confusion” denilen, bir anlamda “Kas Şaşırtması” prensibi ile açıklanıyor. Konvansiyonel spor salonlarındaki hep aynı/benzer hareketler ve piyasadaki birbirine benzer (genellikle egzersizden yoksun) diyetlerin aksine, program sizi “şaşırtıyor” ve konfor zonunuzdan dışarı çıkarak, adeta kendini değişime...

Devamını Oku

Bağışıklı Sistemini Nasıl Güçlendirebiliriz?

Bağışıklık Sistemi… Tıbbi adıyla İmmün Sistemi… Hatta AİDS hastalığının içindeki o I harfi de oradan gelir; “Immune” kelimesinden. (AIDS = Acquired Immune Deficiency Syndrome, yani Türkçe karşılığıyla; Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu).  İşte “Bağışıklık Sistemi” dediğimiz şeyin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak için, AIDS’ten gidelim… Biliyorsunuz, henüz günümüzde tedavisi bulunmayan, çağımızın vebası kabul edilen AIDS hastalığında, kimse aslında “AIDS”ten ölmüyor! Bağışıklık sisteminiz çöküyor ve normalde basit sayılabilecek bir soğuk algınlığı/grip sizi öldürmeye yetebiliyor. İşte tam da mevsim geçişlerinin yaşandığı, hava sıcaklıklarının artık bir anda düştüğü, toplu taşım araçlarında herkesin hapşurup – öksürdüğü, “tam hastalık havası” denilen bu günlerde, çok önemli olan bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirebiliriz, onları paylaşacağız sizlerle. 1) Tek Tip Besin Diyetlerinden Uzak Durun Bu siteyi takip edenler bilir ki, biz “diyet” değil, “sağlıklı beslenme” terimini tercih ederiz. Siz de diyet yapmak uğruna tek tip beslenmeyi değil dengeli ve sağlıklı beslenmeyi tercih edin. Vücudu aç bırakır...

Devamını Oku

Cips Yemek = Litre Litre Yağ İçmek!

Haftasonu, diğer bir deyişle “abur cubur atıştırma günleri” gelmişken, başlığı ve görseli ile en etkileyici Blog’lardan biri seçilen cips yazımızı, yeniden ana sayfaya taşıyoruz :) Yoksa siz hala cips mi yiyorsunuz?! O zaman hemen söyleyelim, TÜBİTAK’ın yaptığı araştırmaya göre, incelenen 50 ürün içerisinde en yüksek oranda kanserojen madde içeren gıdanın adı: Cips! Cips, muhtemelen Kola ile birlikte, bu dünyada vücudunuza koyabileceğiniz en zararlı yiyeceklerden. Toplumsal olarak ayran ve süt gibi öz ve oldukça faydalı değerlerimizi kaybediyoruz. Bunun yerine zararları sabit olan kola ve cips gibi ürünler, belki milyarlarca lira harcanan reklam kampanyalarının da etkisiyle, çok daha agresif bir şekilde tüketimimize sunulmakta. Amerikan Tabipler Birliği’nin araştırmasına göre “Kolalı içecek alışkanlığının kemik kırıkları sıklığını 3 kat artırdığını ve tüm hastalıklara davetiye çıkaran şişmanlık ile kola tüketimi arasında önemli bir bağlantı” söz konusu. Farkındayız, Cola’ya sataşmadan duramıyoruz ama yine konumuz olan cipse dönersek; her gün milyonlarca kişinin tükettiği cipsler tehlike saçıyor....

Devamını Oku

Hiçbir Şey Yapamıyorsanız, Bunu Yapın! – Gece Yemeyin!

Ekstrem bir ev fitness programına hemen başlamaya belki de cesaret edemeyenler (ki aslında ne kadar erken başlarsanız, o kadar iyi!) ama bir yerlerden ufak ufak başlamak isteyenler için, “Hiçbir Şey Yapamıyorsanız Bunu Yapın!” yazı dizimiz devam ediyor… Serinin önceki yazılarını kaçıranlar için:         Şimdi sıradaki “hiçbir şey yapamıyorsanız, bari bunu yapın” öğüdümüz… Gece yatmadan önce yemeyin! Hatta daha spesifik olarak, gece yatağa girmeden yaklaşık 3 saat önce yemeyi – içmeyi (su hariç) komple kesin. Peki neden? Açıklayalım… “Yattığı yerden kilo vermek” hatta daha doğrusu “yattığı yerden yağ yakmak” terimini duymuşsunuzdur. Kulağa hoş geliyor değil mi? Ama gerçek! Bunun için önce, BMR dediğimiz Bazal Metabolizma Hızı denen kavramı açıklayalım. BMR, vücudumuzun rutin bir dinlenme sürecindeyken sarfettiği enerjiyi ifade eder. Bu oran, bir gün boyunca yakılan kalori değeriyle hesaplanır. Bilirsiniz, diyelim komadaki bir hastanın bile tırnakları uzar, saçları uzar, vücudu hiç hareket etmiyor gibi görünse...

Devamını Oku

Aluminyum Folyolar Zehir Kaynağı mı?

Mutfağımızdaki aluminyum folyolar… Pratiklikleri sebebiyle, sanırım hemen hepimizin kullanmışlığı vardır. Kendimden örnek vereyim. Sabah greyfurt ve portakal suyunu sıkarken, bulaşık makinesine girip çıkmaktan kalayının helak olduğunu düşündüğüm narenciye sıkacağına kendimce bulduğum çözümle, meyvelerin suyunun sıkıldığı hazneyi aluminyum folyo ile kaplamaktaydım… Tıpkı daha önceleri, yıpranmış tost makinesinin yüzeyini daha sağlıklı kılma adına, yinen onunla kapladığım gibi. Hatta yine bugün soğuması için ikiye keserek buzdolabına kaldırdığım karpuz da bu aluminyum folyodan nasibini almıştı… İşte hal böyle iken, tam da konu ile ilgili Dr. Ümit Aktaş’ın aşağıdaki görüşlerini, yorumsuz paylaşıyoruz… “Kliniğime gelen 12 yaşlarındaki kız çocuğu, bana gelmeden yaklaşık iki sene önce aşırı halsizlik, yorgunluk ve mide bulantısı şikâyetleri ile ailesi tarafından bir tıp fakültesine götürülüyor. Teşhis “Aplastik Anemi”. Bu kemik iliğinin baskılandığı ve neredeyse tüm kan hücrelerinin sıfırlandığı korkunç bir hastalık. Devreye hemen bu hastalığın tedavisi için kullanılan kemoterapi ilaçları ve kortizon giriyor. Küçük hastamın durumu iyice kötüleşiyor....

Devamını Oku

Kısıtlı İmkanlarla Nasıl Beslenilir? 1 Günlük Beslenmem

Arkadaşlar Herkese Selamlar, İlk Blog yazımda, Hybrid Programı ile 3 hafta sonuçlarımı paylaşmıştım (Hybrid İlk 3 Hafta + Nasıl Başladım + Öneriler). Şimdi ise, kısıtlı imkanlarla beslenme ve günlük çalışma/uyku düzenime dair yazmak istiyorum. Blog’ta okuduğum kadarı ile genel olarak gerek iş hayatından, gerek standart hayat koşturmacasında istediklerimizi bulmak ya da tüketmek zor olabiliyor. Buna dayanarak ben size 1 günlük beslenme programımı yazmak istedim, belki bir faydam olur ya da en azından biraz da spor yapan tüm arkadaşlara yardımcı olabilmek adına. Sabah: Kepekli ya da Tam Tahıllı Ekmeğe = Beyaz Peynir, Zeytin Ezmesi, Jambon, Salatalık Domates. Ara Öğün: Sade Nescafe Gold, Fındık (marketlerdeki küçük paketlerden), 1 Dilim Ananas. Öğle: Tavuk Izgara ya da Tavuk Bonfile (10 TL’ye yanında pilav, salata, patates, domates ile getiriyor lokantalar) Öğle Sonrası Ara Öğün: Çikolata kaplı Form Light bisküvi (1 TL fiyatı) Bir de sıkma portakal suyu (2 TL) Akşam: Kavun, Karpuz,...

Devamını Oku

Donmuş Besinler Tazelerinin Yerini Tutabilir mi?

“Sizce taze meyve – sebze mi, yoksa dondurulmuş olanlar mı?” diye sorulduğunuda cevabı bellidir değil mi? Tabii ki tazesi. Aslında yalnız sayılmazsınız, çünkü dondurulmuş gıda tüketiminde Türkiye, dünya listelerinde son sıralarda bulunuyor. Bunun sebebi, küçüklüğümüzden beri okullarda bize öğretilen; “Türkiye’nin 4 mevsimi bir arada yaşayan ve tarım ürünleri yönünden kendi kendine yetebilen bir ülke olduğu” bilgisi… Peki hala öyle mi? En azından “kendi kendine yetebilirlik” yönünden artık ciddi şüpheler var! En azından fiyat politikaları yönünden, bugün markette gördüğünüz muz, ananas, çilek, kavun – karpuzun bile artık yurtdışından ithal edildiğini görebilirsiniz. Kimileri hemen komşu ülkelerden (İran – Irak – Suriye), kimileri ise çoook uzaklardan (Ekvador – Kolombiya – Sirilanka) gelmekte… Yukarıdaki sorumuza geri dönersek; “Taze meyve – sebze mi, yoksa dondurulmuş olanlar mı?”… Cevabı aslında o kadar komplike değil. Eğer mevsiminde, dalından koparılıp, fazla uzun mesafeler seyahat etmeden, lokal, taze olarak tüketilecekse, tabii ki tazesi. Ama...

Devamını Oku

Ürün İnceleme – Kuruyemiş Paketleri

Biliyorsunuz ki normalde besinleri mümkün olduğunca “pakete girmemiş” halleriyle tüketmekten yanayızdır. Ama maalesef pek çoğumuz, yumurtayı tavuğun poposundan alıp, çimenimizde beslenen hayvanımızın etini yiyebilecek kadar şanslı olmadığımızdan, modern hayatın koşuşturmacasında, bazen pakete girmiş ürünler arasında da iyilerini seçmek durumunda kalıyoruz. İşte onlardan bir tanesini sizler için inceledik. Yine tüm ürün inceleme yazılarımızda olduğu gibi hatırlatalım, bu bir “reklam” yazısı değildir; P90X-Türkiye hiçbir üründen açık/gizli reklam ya da ürün yerleştirme almaz. Bir 12 Temmuz sabahı market alışverişi yaparken, kuruyemiş çeşitleriyle tanınan Peyman markasının, piyasaya yeni çıktığını tahmin ettiğim bir ürün çeşidi ile gözgöze geldim. Dört taraflı albenili bir teşhirde, isimleri de oldukça stratejik ve albenili konulmuş dört farklı ürün. Fit Mix, Form Mix, Energy Mix ve Sport Mix. Her biri 70 gramlık paketler içinde, karışık kuruyemiş ve kuru meyve çeşitlemeleri… Her birinin içlerinde neler olduğunu teker teker vermek gerekirse: Fit Mix: Dut Kurusu, Kesilmiş Günkurusu, İç...

Devamını Oku

Size İyi Bayramlar… Ama Midenize Değil :-)

Öncelikle tüm P90X-Türkiye Ailesinin bayramını kutlar ve hepinize sağlıklı, huzurlu, güzel bir bayram dileriz. Bu sayfalarda nice değişim hikayelerine tanık olduk, birbirimize destek olduk, beraber motive olduk… Nice sağlıklı ve mutlu bayramlar geçirmek hepimizin ortak dileği. Mutlu ve sağlıklı bayram geçirmenin yolu ise yine sağlıklı beslenmekten geçiyor. Her zaman olduğu gibi bayramlarda da yapabileceğimiz en iyi ölçüde sağlıklı beslenmeye devam etmek işin sırrı. İşte bayramda da ipin ucunu kaçırmamak için 10 madde: 1. Sağlıklı beslenme konusunda öncü olun; sağlıklı bayram sofralarında küçük kaçakları hafif atlatmak daha kolay. Eğer siz ev sahibi iseniz, misafirlerinizin ve kendi sağlığınız için sağlıklı ve hafif yemekler ve tatlılar hazırlayın. Kızarmış yağlı yiyeceklere, ağır hamur tatlılarına sofranızda yer vermeyin. 2-3 çeşit sebze yemeği, tam tahıl ekmeği, yoğurt – yoğurtlu sebzeli salatalar, bol çiğ sebzeler, bol ve çeşitli mevsim meyveleri sofranızın demirbaşları olsun. İçecek olarak da suyu ön plana çıkarın. 2. Çeşitli...

Devamını Oku

Detoks Kürü ile Bomba Gibi Bir Başlangıç!

Son yılların moda kelimelerinden, hep duyuyoruz; detoks, detoks… Peki nedir bu “detoks”? Detoks, Latince kökenli “toxication” yani zehirlenme anlamındaki kelimenin olumsuz ön eki almış hali olan “de-toxication“dan gelir ve vücudumuzda çeşitli nedenlerle birikmiş zehirli atıklardan arınma anlamında kullanılır. Eğer kendinizde sürekli bir yorgunluk hissi, uyku hali, keyifsizlik, kronik sindirim problemleri, sık sık hastalanma gibi semptomlar görüyorsanız, vücudunuzda zamanla biriken toksik maddelerden muzdaripsiniz demektir ve kendi evinizde uygulayacağınız bir detoks kürü, bu şikayetleri ortadan kaldırarak, adeta üzerinizdeki ölü toprağını atıp, zinde ve enerjik bir başlangıç yapmanızı sağlayacaktır. Detoks kürleri tercihe göre genellikle 2 – 7 gün aralığında yapılabilir. Detoks kürleri vücuttaki toksinleri temizlerken, metabolizma hızlandırıcı ve yağ yakıcı özellikleri nedeniyle sağlıklı zayıflamaya da yardımcı olurlar.  Ancak detoksun daha etkili olması için vücudun asit dengesini bozan gıdalardan genel olarak uzak durulmalıdır. Yine hayvansal gıdalar tüketilmemeli mümkün olduğunca sulu taze sebze yemekleri ve çorbalar tüketilmelidir. Detoks sırasında uzak durulması...

Devamını Oku