Aslında bu yazının orijinal baÅŸlığı “Neden Kalori Saymak İnsana Kafayı Yedirir?” idi… Ama Google Amca daha net ve anlaşılır baÅŸlıkları sevdiÄŸinden, ileride de insanlar “kalori saymak neden yanlış” diye arattıklarında bu yazıyı bulabilmeleri adına, daha mütevazi bir baÅŸlık attık!
Hayatlarımızda “kalori” sözü ve kilo verme adına “kalori sayma” uzun zamandır popüler olan kavramlar. Ama ben ÅŸahsen, “kalori sayan” insanların istedikleri kiloya ulaÅŸtıklarını ve orada mutlu-mesut kaldıklarını henüz hiç görmedim! Evet, hayatlarımıza ve besin deÄŸer tablosu etiketlerimize kalori sözü çoktan girdi ve oldukça popüler ama önce nedir bu “kalori” onun tanımını yapalım.
Kalori; bilimsel olarak bir gram suyun ısısını 1 derece arttırmak için gerekli olan enerji miktarıdır (Aslında tam olarak, atmosfer basıncında 1 gram suyun sıcaklığını, 15 dereceden 16 dereceye çıkarmak için gerekli olan enerji miktarıdır). Åžu an için bu bilimsel tanım ile çok bir iÅŸimiz yok. Konumuza dönersek, “kalori sayma” sevdalılarının tezi ve yöntemi “kalori giriÅŸ ve kalori çıkış” arasındaki matematiÄŸe dayanır. İşte tam da buradaki en büyük yanlış her bir kaloriyi aynı kefeye koymaktır! Oysa artık kabul edilen görüş, her kalorinin aynı olmadığı ve o kalorinin nereden geldiÄŸinin de önemli olduÄŸu.
Åžimdi yukarıdaki bilimsel tanımı bir kenera bırakalım ve her kalori neden aynı deÄŸildir onu bir örnekle açıklamaya çalışalım. Dünyadaki her makinenin çalışması için kendine göre bir yakıta ihtiyacı vardır. Vücudumuz da bir makinedir. Ve yaÅŸamsal görevlerini yerine getirebilmek için yakıt olarak besin (ve kalorilerini) kullanır. Yani kabaca, arabanın yakıtı benzin ise, insanın yakıtı da kaloridir. Ama… Biliyorsunuz her benzin aynı deÄŸildir! Arabanızla benzin istasyonundaki pompacıya yanaÅŸtığınızda size “Abi benzin mi, dizel mi?” diye sorar. Ona “Farketmez, yakıt yakıttır, sonuçta hepsi enerji!” diyebilir misiniz?!… İşte tam da burası! Vücudunuza giren birim kalorinin organik bir brokoliden mi yoksa genetiÄŸi ile oynanmış mısırdan mı geldiÄŸi farkeder. Bal gibi de farkeder! İşte bu yüzden, konsantrenizi “kalori saymaya” vermek yerine “kalorilerinizi nereden aldığınıza” vermeniz çok daha akılcı bir yaklaşım olacaktır.
Son olarak, baÅŸlığımızdaki “Neden kalori saymak insana kafayı yedirir!”e oldukça paralel olarak, size bir örnek ile noktayı koyalım. Akıllı mı akıllı telefonuma baktığımda, bugün 83 dakikalık tempolu yürüyüş yapmışım (evin içinde oradan oraya gezinmek deÄŸil, dışarıya yürüyüş yapma amaçlı çıkmadaki yürüyüş bu). Kat ettiÄŸim mesafe 6,5 kilometre, bu tempolu yürüyüşte yakılan toplam kalori ise 315 kcal. Ve… 30 saniye içinde yiyebileceÄŸiniz bir Snickers çikolata 440 kalori! Gitti mi sana 83 dakikalık tempolu yürüyüş… Üzerine bi yarım saat daha yürüsen yine çıkarmıyor Snickers’ı! Hadi diyelim Snickers’a falan elimizi sürmüyoruz, saÄŸlıklı takılıyoruz ya! Eee 100 gram badem de 570 kalori; hem de tuzsuz ve kavrulmamış olanı! KavrulmuÅŸunu hiç sormayın, 718!..
İşte bu yüzden diyoruz ki… Enerjinizi(!) kalori saymaya harcamayın, kafayı yemeyin! Peki ne yapmalı sorusuna gelirsek… o da artık baÅŸka bir yazının konusu olsun :-)

Kalori konusu ile ilgili tavsiye edeceÄŸimiz diÄŸer 2 yazı…
Siz Hiç Sadece Yarısı Yenmiş Snickers Gördünüz mü?


Peki biz gerçekten ne yapacağız merak ettim (zaten kalori sayan biri değilim bu arada).