Ramazan’da Beslenme…

Toplumsal hayatımızda önemli bir yer teşkil eden Ramazan ayının, P90X’e ara vermek ya da hiç başlamamak için bir neden olmaması gerektiğine, daha önceki “Ramazan Ayında Egzersiz” yazısında, özellikle egzersizler ve zamanlaması üzerinde durarak  değinmiştik.  Şimdi ise, en az onun kadar önemli “beslenme” konusuna değineceğiz.

Ramazan ayında yapılan en önemli beslenme değişiklikleri arasında, günlük beslenme şekli ve öğün sayısının değiştirilip, üç ana öğün ve ara öğünlerden oluşan günlük beslenme düzeninin hemen hemen iki öğüne indirilmesi ve özellikle hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, ekmek, pilav ve makarna tüketiminin artması yer almaktadır. Oysa oruç tutarken sağlıklı ve çeşitli besin seçenekleri ile yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması esas olmalıdır. Ramazan ayında bireylerin günlük almaları gereken enerji, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral oranlarının aslında değişmediği ve bu süre zarfında da sağlığın korunması ve yaptığınız fiziksel aktivitelerden de en iyi verimin alınması açısından yine yeterli ve dengeli beslenmenin gerekli olduğu unutulmamalıdır.

Yeterli ve dengeli beslenmenin Ramazan ayında da sürdürülebilmesi için günün oruç tutulmayan bölümünde en az dört öğünü tamamlamak ve sahur öğününü atlamamak gerekir. Sahurda sadece su içerek niyetlenmenin veya gece yatmadan önce ağır yemek yemenin zararlı olduğu unutulmamalıdır. Çünkü bu beslenme tarzı açlığı, fazladan ortalama 18 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken saatlerde düşmesine ve buna bağlı olarak günün (ve gecenin) daha verimsiz geçmesine neden olmaktadır. Bu durumun aksine eğer sahur öğünü, ağır yemeklerden oluşursa gece metabolizma hızı düştüğü için yemeklerin yağa dönüşme hızı ve kilo alma riski artmaktadır. Bu nedenle sahura mutlaka kalkılmalı ve bu öğünde süt, yoğurt, peynir gibi besinlerden oluşan bir kahvaltı yapılmalı ya da çorba, sebze ve kuru baklagil yemeklerinden oluşan bir öğün tercih edilmelidir.

Diğer bir konu ise, Ramazan’ın Türk yemek kültürü açısından en bilinen özelliğinin iftar sofralarındaki çeşitliliği ve bolluğudur. Geleneksel Türk iftar sofralarında bir insana yetecek yemeğin genellikle 2-3 kat fazlası bulunabilmektedir. Zaten düşük seviyede olan kan şekeri de, kısa sürede çok miktarda besin tüketme isteği doğurmaktadır.

Yapılan en büyük hatalardan birisi de çok hızlı bir şekilde, çok yüksek miktarda besin tüketmektir. Beyin doyma emrini yemekten 15-20 dakika sonra verir. Çok hızlı yemek yendiğinde bu süre zarfında yüksek miktarda, enerjisi yüksek besinler yenilebilir ve bu durum ilerleyen günlerde kilo alımına ve definasyon kaybına da zemin hazırlayabilir.

İşte bu küçük ipuçları ile, dileyenler hem oruç tutarak, aynı zamanda hayatınızda yine önemli bir yere sahip olacak 90 günlük serüveninizin 3′te 1′ini de çok efektif olarak geçirebilirsiniz.

2 Yorum

  1. SerdarD

    Bilgiler için teşekkürler hocam, herkesin Ramazan ayı şimdiden mübarek olsun.

    Cevapla
  2. Herkesin Ramazan’ı mübarek olsun. Aykut Hocam, sizce Ramazan’da en uygun egzersiz aralığı nedir? İftardan önce de yapılabilir mi, yoksa illa iftardan sonra mı olmak zorunda?

    Cevapla

Yorum Paylaşınız