Hastalık Havası Alarmı!

El Nino – Mel Nino… Söylentilere göre bu kış geç gelecekmiÅŸ ama “tam” gelecekmiÅŸ! Zaten ÅŸu içinde bulunduÄŸumuz mevsim geçiÅŸinde bile hastalık adeta kol geziyor her yerde.

Sizinle, aşırı motive olduÄŸunuz P90X’inizin arasına girecek en sinsi düşmandır, hastalık… İşte bu yüzden bu sinsi havalarda hasta olup, egzersiz hayatınızın sekteye uÄŸramaması adına bazı pratik bilgiler paylaÅŸacağız. Buna raÄŸmen yine de hasta olursanız :-( derecesine göre sporunuza devam edip edemeyeceÄŸinizi de deÄŸineceÄŸiz. Ama önce, bu kritik dönemde hasta olmamak için pratik öneriler:

Atalarımız “uyuyanın üzerine kar yaÄŸar” demiÅŸ! SoÄŸuk algınlığının en çok kapıldığı saatler de gece saatleridir. Bu yüzden, vücudun hareketsiz kalacağı gece saatlerinde üzerinizde ne olduÄŸuna daha dikkat edebilirsiniz. Sibirya’da çocuklar doÄŸar doÄŸmaz buzlu suya atılırmış; siz Rus deÄŸilseniz soÄŸuk havalarda üzerinizin ince kalmadığına emin olun.

Kimseye “anti-sosyal” olun ya da cam fanusta yaÅŸayın demiyoruz ama… bu dönemde habire hapÅŸuran bir arkadaşınızla çok da samimi olmaya gerek yok; bu ÅŸey bulaşıcı!

Biz, siyah çayı çok seven bir toplumuz ama… bu dönemde alternatif olarak ıhlamur, limonlu çay ya da adaçayı gibi, metabolizmayı mikroplardan daha iyi temizleyen bitki çaylarına yönelmek de fena fikir deÄŸil.

 Hiç trafikte sağınızda solunuzda bir adamı burnu ile oynarken yakaladınız mı? :-) Araştırmalara göre yetişkinler günde 25 kez yüzüne dokunuyor (bu rakam çocuklarda daha da yüksek). Genellikle de virüsler el, ağız ve burun yolu ile bulaştığından, siz gün içerisinde varsa böyle bir alışkanlığınıza mani olmaya çalışın.

Çok çok gerekmedikçe, antibiyotik almaktan kaçınmak gerektiğini hatırlatalım. Çünkü antibiyotikler, prensip olarak hem cildin yüzeyindeki hem de bağırsaklardaki yararlı bakterileri de yok ederler ve zamanla vücut kendi savunmasını tek başına yapamaz olur. Kolay ve gereksiz ilaç kullanma, çağımızda bir fenomen; siz bunun bir parçası olmayın!

Hayatın en önemli saÄŸlık kaynaklarından biri “su içmek” ama biz nedense bunu kışın daha sık unuturuz! Vücudun saÄŸlık döngüsünü saÄŸlamak ve bağışıklık sisteminin düştüğü anlarda sinsilenecek(!) hastalıklardan korunmak adına, yaz-kış demeden suyu aklınıza getirin.

Bu son madde herkes için olmayabilir ama… “Olumlu düşünme”nin artık bilimsel olarak vücudun bağışıklık sistemini güçlendirdiÄŸi kabul edilmektedir. Bunun için elinizden geldiÄŸince stresten ve sinirlenmeden uzak kalarak, pozitif düşünmeyi bir hayat prensibi haline getirmenizi ÅŸiddetle tavsiye ederiz.


Ve son olarak… hadi diyelim bu yazıyı okumakta geç kaldınız ve soÄŸuk algınlığını kaptınız! GeçmiÅŸ olsun… Peki bu durumda çok da hevesli olduÄŸunuz P90X’iniz güme mi gidecek? Bu durumda ne yapacağınızı “Boyun Testi” ile belirleyebilirsiniz. Boyun Testi, hastalığınızın semptomlarının, boynun yukarısında mı yoksa aÅŸağısında mı olduÄŸuna bakmaktır. EÄŸer boynun yukarısındaysa (nezle, soÄŸuk algınlığı veya boÄŸazda hafif acıma vs.), o zaman egzersiz yapılabilir. EÄŸer problem boynun aÅŸağısındaysa (göğüste tıkanıklık, derin öksürük, mide bozukluÄŸu, ateÅŸ vs.) dinlenmek çok daha iyi bir fikir olacaktır.

28 Yorum

  1. İşte aynı ben :(

    Reply
  2. Bugunlerde ortalikta dolanan sey grip ama mikrop kaynakli degil virus kaynakli. Yani ilac ve antibiyotikle tedavi edilemiyor. O yuzden bosu bosuna antibiyotik alip bagisiklik sisteminizi daha beter cokertmeyin. Antibiyotik bagirsak floranizi da bozacagi icin mide rahatsizligi da eklenmesin. Ishalken plyometrics yapmayi istemezsiniz :-)

    Reply
  3. Herkese merhaba. Sanki ne halde olduğumu bilip de bu Yazıyı yazdınız:) dün akşam çok kötüydüm ve günler kenpo X baktım hiç halim yok bitkisel hayattayım. Bir kıpırdanma sonucunda 2 limon suyunu sürahiye sıktım. Üstüne ada çayı ve yeşil çayı demleyip ekledim. Yarım çay bardağı elma sirkesi ekledim ve patenti alınmamış ilacı hazırladım:) daha önceden soymuş olduğumuz 3 diş sarımsağı bonibon gibi yuttum 2 Kaşık yoğurt eşliğinde. Sonra Hazırladığım karışımdan 1 fincan (baya büyük bir fincan) içtim. Saat 21:00 gibi tekrardan içtim ve yine yatağa uzandım. 23:30 gibi uyandığımda aklıma bir fikir daha geldi. Günün antrenmanı KENPO X
    Şimdi terliklerle beraber bu havada balkonda balık temizliyorum:) sağlıklı bir yaşam diliyorum tüm P90X ailesine.

    Reply
    • Tum bunlari ictin ve hala hayattssin… :-)

      Reply
  4. Valla bugun 50. Gunumdeyim ama firesiz gelmistim buraya kadar ama hastalik beni pert etti herkeze selamlar :((

    Reply
  5. Bir kac yil once bir aliskanlik edinmistim, cok sigara iciyorum diye. Sabah uyandigimda ilk yaptigim 1.000 mg C vitaminni suya karistirip icmek. Bunu yapmaya basladigimdan beri kac yil oldu tam hatirlamiyorum ama grip falan hic olmadim. Tavsiye ederim. C vitamini zararsiz bir vitamin. Vucutta depolanmiyor. Fazlasi atiliyor.

    Bu da boyle bir animdi :-))

    Reply
  6. Karacigerinizin luzumsuz bir organ oldugunu dusunuyorsaniz tylolhot icebilirsiniz. Sizi bu gereksiz organdan kurtaracaktir. Tylolhot ve turevleri tedavi edici degil semptomlari baskilayici olarak islev gorur. Yani tedavi etmez sadece uzerini orter. Etkisini yitirdiginde samptomlar tekrar ortaya cikar.

    Reply
    • Valla ben onu bilmiyorum, 2 yıldır her grip olduÄŸumda maksimum 2 gün boyunca öğle ve akÅŸam yatarken içiyorum, 3. günden itibaren yaklaşım 2-3 ay daha grip yüzü görmüyorum. (Etkisini yitirdiÄŸinde semptomlar tekrar ortaya çıkar sözünüze binaen söyledim) Belki de sadece grip için durum söylediÄŸinizin tersi ÅŸeklindedir ya da bünyeden bünyeye deÄŸiÅŸiyordur etkileri fakat zararlı olup olmadığı kısmını iyi araÅŸtırmak lazım. Ya da belli bir dozajdan sonrası mı zarar veriyor diye de bakmak lazım, belki de günde maksimum 1 tane içilse herhangi bir sorun oluÅŸturmaz gibi bir ÅŸey söz konusu olabilir; bunu ilaç sanayisinde olan ya da doktor birilerine sormak lazım :D

      Reply
      • iki gün günde 2 tane içiyorsan sıkıntı yaratmaz. Zaten etkisi uzun sürüyor yaklaşık 6 saat falan rahatlatıyor insanı ama her kırgınlık hissettiÄŸinde içme, vücudun alışırsa etkisini göremezsin. Son çare olmalı ilaç.

        Reply
        • Gece burun tıkanıklığı ile yatmak çok sinir bozucu oluyor, uyuyamıyorum o yüzden baÅŸlamıştım abi, haklısınız son çare olmalı :)

          Reply
          • Burun tıkanıklığı için vicks kullan. Sıcak suyu kovaya yada legene koy, içine biraz vick atıp suyun buharını içine çek. kafandan battaniye aşırarak çadır kuracaksın :-)

            Reply
            • Hiç duymadım abi ilk hasta olduÄŸumda deneyip sonuçlarımı paylaÅŸacağım :D çok teÅŸekkürler öneri için :)

              Reply
    • Gerçi kimyasal herhalükarda. Kullanılmaması çok daha mantıklı olacaktır, tartışmaya açmamak lazım, kabul ediyorum :) Tabi ÅŸeylerle geçirmeye çalışmak da fayda var

      Reply
  7. Hocam yaklaşık 2 yıldır keşfettiğim bir şeyi paylaşayım. Hasta olmaktan(grip, nezle) olmaktan hiç korkmayın. Hava değişim süreçlerinde hasta olduğumda -çok şiddetli bir grip bile olsam- geçmesi maksimum 2 gün sürüyor. Tylolhot diye bir toz var, sıcak suyun içerisine döküyorsunuz, karıştırıp içiyorsunuz. Grip olduğum gün itibari ile öğle ve akşam yatmadan içiyorum, ertesi gün yine aynı şekilde ve hiçbir şeyim kalmıyor. Şimdi reklam gibi oldu da 2 yıl önce annem almıştı ordan biliyorum, her eczanede satılıyor. Ne kadar burnunuz tıkalı olursa olsun o gece mükemmel deliksiz rahat bir uyku ile geçiyor. Sakinleştirici var içerisinde ayrıca parasetamol. Hasta olursanız mutlaka deneyin :D

    Reply
    • Tylolhot’u bilmez miyim… Etkisine ve size bebek gibi bir uyku çektireceÄŸine şüphem yok da… zararlı olduÄŸuna dair oldukça fazla yorum da var.

      Tabii doÄŸru da olabilir, markalar arası rekabet de, ÅŸehir efsanesi de… Ama ben vücuduma kimyasal sokmayı pek tercih etmiyorum.

      Reply
      • Aaaa onu hiç duymadım hocam. Öyleyse ben de kullanmayım ÅŸimdi korktum :D Kimse yorumumu okumasın gözlerinizi kapatın :( Bende tylolhotu keÅŸfedince tabi ÅŸeylerden vazgeçmiÅŸtim oysa… Tüh :(

        Reply
      • Bu da bir haber sitesinden alıntı :
        ABD Gıda ve İlaç Dairesi’ne (FDA) danışmanlık yapan sağlık kurulu, Türkiye dahil birçok ülkede yoğun olarak kullanılan asetaminofen (parasetamol) içerikli ağrı kesici ve ateş düşürücü ilaçlar için alarm verdi. Aşırı dozda öldürebiliyor Konu ile ilgili bir oturum düzenleyen uzmanlar, bu tip ilaçların aşırı dozda kullanımının karaciğere çok ciddi boyutta zarar verdiğine ve zaman zaman ölümlere neden olduğuna dikkat çekti. Yarı yarıya düşürün Kurul, bu ilaçların kullanımının azaltılması için bir kerede alınabilecek ilaç dozunu 1000 mg’dan 650 mg’a, günlük toplam dozu ise 4 bin mg’dan 2 bin 600 mg’a düşürdü. Ayrıca FDA tarafından 500 mg ve üzeri tabletlerin artık reçetesiz satılmaması yönünde karar alınması da önerildi. Tylenol da kara liste de Raporda yüksek dozda kullanımının tehlikeli olan ilaçlar arasında Tylenol da gösterildi. Johnson & Johnson’s şirketi tarafından üretilen Tylenol, Türkiye’de Tylol adıyla satılan ağrı kesiciyle aynı içeriğe sahip. Tylol’ın bir tableti 500 mg parasetamol içeriyor. Soğuk algınlıklarına karşı bol miktarda kullanılan Tylol Hot adlı ilaç da aynı miktarda parasetamol içeriyor. Dozu aşmayın Uzmanları bu ilaçların dozu aşmadan kullanıldığında tehlikeli olmadığının da altını çizdi. Raporda ABD’de her yıl 100 milyondan fazla kişinin bu ilacı kullandığına dikkat çekilirken, yılda 100 kişinin bu ilaçların yüksek dozda kullanımı nedeniyle yaşamını kaybettiği belirtildi. İlacın aşırı dozda alınmasının neden olduğu karaciğer sorunları ile hastaneye başvuran hastaların sayısı yılda 1600’ü buluyor.

        Risk dozajını aşmıyor ama araştırmak lazım hocam yine de iyi bir şekilde

        Reply
        • Aynen… Çok da parlak gözükmüyor, benim anladığım kadarıyla :-)

          Bi sahlep içip pozitif düşünmek, o kadar iyi uyutur mu bilmem ama zararlı olmayacağı kesin :-)

          Ben zaten bu konuda hiç konuÅŸmayayım… İlaç sektörüne çok karşı bir adamım. Bugün kanser de, hatta AIDS de bence tedavisi bulunabilecek hastalıklar ama farmasüdikal firmalar için bunları kesin tedavi edilebilir deÄŸil de, ömür boyu ilaç gerektiren hastalıklar olarak bırakmak daha kârlı! (Tamamen duygusal yani!). Tıpkı günümüzde diyabet hastalığında olduÄŸu gibi. İlaçlarınızı alırsanız, diyabet hastaları genellikle ömrü çok uzun hastalardır; ilaçlarınızı ihmal etmezseniz!

          Ya da AIDS literatürde tedavisi yok diye geçer bilirsiniz; o zaman Magic Johnson nasıl yeniyor?! Evreka! Para!!!

          Reply
          • Hiç bu açıdan düşünmemiÅŸtim.. Çok haklısınız demekten baÅŸka bir ÅŸey diyemeyeceÄŸim sanırım :)

            Reply
          • bu konuda haklısınz tedavı emınım var aıds kanser vs hastalıkların ama hastaların kanını emım posasını cıkarana kadar ılac kullanmaya mahkum bırakıyorlar..bırılerının ceplerı dolarken bırılerının ocaklarına ates dusuyor..

            Reply
  8. Hocam tam da yatak-döşek yattığımda siteye girip okuduğum yakıya bakın :-( Keşke bi 3-5 gün önce yazaydınız :-)

    Bu arada ben girmeyeli site bayağı bir hareketlenmiş, Srgl ile John Galt abi siteye bayağı bir rekabet getirmiş :-)

    Reply
    • Evet öyle oldu :-) Ama o düellonun takipçisi olurum ben, unutmam :-) Bakalım… Srgl biraz daha rüştünü ispat etmiÅŸ durumda, ama bildiÄŸim kadarıyla da John Galt firesiz gidiyordu…

      Geçmiş olsun bu arada. Evet, bu yazıyı yazmakta biraz geç kaldık galiba; çevremde çok hasta duydum bu günlerde.

      Bir de çekim yasasını uygulamayın. Çekim yasasında “olumsuzluk eki” yoktur. Yani “aman hasta olmamam lazım, hasta olmamam lazım, hasta olmayayım” dedikçe… tahmin edin? Hasta olursunuz!

      Reply
      • Evet 38.gune firesiz geldim Aykut Hocam.. Bakalim 90 gun sonunda sonuclar nasil olucak.

        Reply
    • Hangi rekabet Erdogan ?1? Srgl ruyasinda P90x yapiyor :-))

      Bence rekabet iyidir :-)

      Reply
  9. İlahi Aykut Hocam. Şu trafikte yandaki burnunu karıştıran adamı yakalama yorumunuza koptum :-D

    Hani gözgöze gelince bi mahçup olunur, sanki karıştırılmıyo da kaşıyomuş numarası yapılır ya :-D

    Reply
    • Ben yiyen bile gördüm! Öööggghhh!!!

      Reply
      • Ohaaa diyorum…

        Reply

Yorum Paylaşınız