Sevgili P90XTR.com Ailesi, Merhabalar! Tahminlerinizden çok daha uzun süredir bu siteyle haşır neÅŸir durumdayım. Hatta; belki ilk üyelerden biri bile olabilirim, bilemiyorum. Bu zamana kadar “sıraların” en arkasında oturup, sizleri izledim. İnsanoÄŸlunun istediÄŸi zaman neler baÅŸarabileceÄŸine tanık oldum, müthiÅŸ yaratıcılık örneklerine rastladım. P90X’e ve hepimizin pek sevdiÄŸi Tony Hurton’a olan inancım bu siteyi her ziyaret ediÅŸimde daha da pekiÅŸti. GiriÅŸ yazısını daha fazla uzatmayıp, anlatmak için can attığım ‘kendi hikayeme’ geçmek istiyorum. Nisan. Evet evet, aylardan Nisandı… Günler geçtikçe vücudumdaki yaÄŸ oranının artışını hissedecek duruma gelmiÅŸtim. Hayatım boyunca iri ve hantal bir adam oldum. Bırakın spor yapmayı, evimin önündeki bi’ mekana kahve içmeye bile gitmek benim için ciddi bir olaydı. Hantallık ve tembellik, kendimi Garfield olarak görmemi saÄŸlamıştı. Durumdan çok ÅŸikayetçi olmasam da; ”kendime neden bunu yapıyorum?” sorusu her geçen gün beynimi daha da meÅŸgul etmeye baÅŸlamıştı. Bu programa, bu büyük adıma, bu “restorasyon çalışmasına” baÅŸlamak...

Devamını Oku