Egzersize baÅŸlamaya niyetlenip de “acaba?” denilen konu, aslında sonuç alınıp alınmayacağı sorusu deÄŸildir; ki genellikle sonuç alınacağı bilinir. Unutmayın, hayatta “ne ekerseniz, onu biçersiniz” ve bedenizinize verip ondan almayı bekledikleriniz de inanın bir istisna deÄŸil. Ama genellikle asıl “acaba?” denilen konu, “çok mu zor… ya çok zorsa?” endiÅŸesi olabilir. Aslında sonuç almak için, vücudunuzu biraz sarsmak, onu ÅŸaşırtmak ve bizim tabirimizle “konfor zonu”ndan çıkarmak iyidir. Ama ÅŸimdiki konumuz bu deÄŸil. (Tam da onunla ilgili olarak “Konfor Zonu ve Sihirli Sonuçlar” yazısı ilginizi çekebilir.) Åžimdiki konumuz “Zor mu, kolay mı?” sorusu… Bu sorunun cevabı, tamamen göreceli olmakla beraber, sizlerle “zoru kolay kılmak” adına aslında çok basit olan bir sırdan bahsedeceÄŸiz. EÄŸer egzersiz yapmayı kafaya koyduysanız, bunun 2 yolu var. Onları ya severek yapacaksınız, ya nefret ederek! Aslında ikisi de mümkün. Ve aslında iki yaklaşımda da yapılan egzersiz aynı, yakılan kalori miktarı aynı, geliÅŸtirilen kaslar aynı… Ama unutmayın,...
Zor mu – Kolay mı?

