Neden Süt’ü Bıraktım? Sütü Kes, Ödem Gitsin!

P90X’e başlamamla tamamen altüst ettiğim beslenme düzenimde, belki de en radikal değişiklik süt ve süt ürünlerini kesmem oldu. Artık süt içmiyor, peynir ve yoğurt (evet, yoğurt da!) yemiyorum.

Ne zaman arkadaşlar arasında “süt zararlı – süt içmeyin” tartışmasını açsam, tepkiler genelde çok sert oluyor. Bir kere anneler hemen ayaklanıyor (çocuklarına maşşallah bol bol süt içirdiklerinden…), yoğurt fanatikleri isyan ediyor… İkna olacak gibi olanlar ise, “peki süt içmeyeceksek, kalsiyumu nereden alacağız?” diye soruyor… Haklılar, bugüne kadar o kadar yanıltılmışız ki…

Ben de aslında, “bilinç-öncesi” tabir ettiğim dönemime kadar, fazlasıyla süt içen biriydim, üstelik de sütün tadını sevmesem bile. Genelde sütle ilgili şikayetlerin temeli, sütün sebep olduğu gaz, şişkinlik ve hazımsızlıktır. Hatta bazı beslenme uzmanları, bunun için laktozsuz sütü tavsiye eder. Ben ise kendimde bunu deneme-yanılma yöntemi ile netleştirdim; sütü kestim, şişkinlikten-ödemden kurtuldum!

Şimdi geleyim, bilinçlenme ya da “bilinç-sonrası” dönemime… Sütün %58’i karbonhidrat, %6’sı yağ ve bir kısmı da kolay hazmedilemeyen proteinlerden oluşur. Sütün %87’si sudur ve %4’ü de kazeindir. Ahhh kazein…! Beni sütten uzaklaştıran baş madde, işte bu kazein proteini oldu. Kazein, aynı zamanda çok güçlü bir tutkalın hammaddesi; marangozlar kullanır. Biz de kazeini vücudumuza soktuğumuzda bu tutkal etkisi yiyecekleri beraber tutuyor. Yapışkanlık özelliği ile ödem oluşuyor. Burada hemen bebeklik dönemindekileri ayrı tutuyorum, çünkü bebeklikte bu proteini sindiren “lap enzimi” bulunur ama ileriki dönemlerde bu enzimi üreten gen de kapatılır.

Devam ediyorum… İnek sütlerinin çoğu, ölçülebilir değerlerde antibiyotikler, kan, iltahap, irin, dışkı, bakteri ve virüs içeriyor. Bugün markette satılan bütün inek sütleri, 59 aktif hormona ve çok sayıda alerjen maddeye sahip. Bu 59 hormondan birisi de, güçlü bir insülin benzeri büyüme hormonudur. İneklerde ve insanlarda bu hormon oldukça birbirine benzer. Bu hormonun ana amacı, yavrunun çabuk gelişmesidir. Zaten sütün gayesi nedir? Canlıların kendi yavrularını beslemeleri değil mi. Tıpkı bebeklerin doğar doğmaz anne memesinden emdiği sütün hayati önemi, ama ardından bu gerekliliğin kendiliğinden ortadan kalması gibi. Zaten dünyada insanoğlundan başka, başka bir canlının “anne sütünü” içmeye devam eden tür de yok!

Son olarak sözlerimi noktalamadan önce, burada kesinlikle yanlış anlaşılmak istemem. Haşa, ben kimseye “şunu için, şunu içmeyin” diyemem; sadece kendi görüşümü ve deneyimimi paylaşıyorum. Siz de kendiniz için en doğrusunu deneyip, yine kendiniz görmelisiniz. Ama sadece “sütsüz yaşam”a bir fırsat vermenizi önerebilirim. Ben sütü kestim, rahatladım :-) Şişkinlik vs. kalmadı.

Not: Yorumlarda “peki kalsiyum?” konusu gelebilir :-) O zaten apayrı bir hikaye! Tahmin ettiğim gibi gelir ise, ona da ayrı bir yazıda değinmeli. Herkese sağlıklı günler…

6 Yorum

  1. P90can

    İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya tam yağlı yoğurt yiyerek zayıflamanın metabolizma üzerine olan etkileri konusunda bilgi veriyor:

    -- Yoğurt içerdiği süt şekeri olan laktoz sayesinde yemekten sonra olan tatlı ihtiyacını azaltıyor.
    -- Yüksek protein içeriği nedeni ile kişiyi daha uzun süre tok tutuyor.
    -- Tam yağlı yoğurdun içerdiği yağ sayesinde mide boşalma zamanı uzuyor ve kişinin acıkma duygusu azalıyor. Kişi az yağlı yoğurt yediğinde mide boşalma zamanı daha kısa oluyor ve daha çabuk acıkıyor.
    -- Yoğudun içerdiği iyi bakteriler sayesinde, bağırsak florası iyileşiyor ve bağışıklık sistemi üzerine olumlu etkiler ortaya çıkıyor
    -- Çok iyi bir kalsiyum kaynağı olan sütün bu açıdan damar üzerine koruyucu etkisi ile birlikte metabolizmayı hızlandırıcı etkisi birleşiyor ve zayıflama sürecini hızlandırırken damarları iyileştiriyor. Kalsiyum aynı zamanda kemikler üzerine de koruyucu.
    -- İçerdiği konjuge linoeik asit bel çevresi yağlarına tam bir düşman.
    -- Yoğurt aynı anda 3 temel beslenme bileşeni olan protein, yağ ve karbonhidrat içeren yegane besinlerden biri. Yani sadece yoğurt tüketmek bile beslenme açısınadn üç major besin bileşenini vücuda kazandıyor.
    -- Yoğurt demir emilimini azaltabiliyor. Kansızlığı olanların ana öğün yerine ara öğünde yoğurdu tercih etmesi daha doğru.
    -- Eğer kansızlığınız yoksa, her yemekten sonra 1 su bardağı tam yağlı ev yapımı yoğurt yemeyi alışkanlık haline getirin ki, zayıflama sürecine, damarlara, kemiklere, bağırsaklara ve bağışıklığa yardımcı oluyor.

    Cevapla
  2. Oksijen içinde ortalama 70 yıl yaşatan zehirli bir gaz olduğunu söylüyorlar. Ben de bunu bırakmayı düsünuyorum ama bakalim….

    Ha bu arada, insanlarin tek bir besin ya da besin grubuna ait oldugu soylenen bazi besinlerin ve iceriklerinin sebep olduklari bunyeden bunyeye farklilik gosteren kucuk bir takim etkileri boylesine hedef tahtasina koymalarina şaşiriyorum. Zira, uzun yillardir kolestrol uzerine yurutulen tartismalardan sonra bugun 180 derece bir donme soz konusu bilim adamlarinca.

    Cevapla
  3. Ecem

    Yorumlarınız için teşekkürler. Yoğurt konusunda ben de çok kararsızdım. Şimdi herkes böyle söyleyince yine bir kararsızlık geldi :-)

    Yoğurdun, sütün negatif yönlerini içermediğine dair bilimsel bir veri/yazı var mı? Gerçekten bilmek (ve öyleyse yoğurt yiyebilmek) isterim.

    Cevapla
  4. P90can

    Süt ile ilgili hemfikiriz ama yoğurt konusunda Katılmıyorum yapılan bi ataştırmaya göre yoğurt tüketenlerin, tükenmeyenlere nazaran daha fazla yağ yaktıkları saptanmıştır… Sabahları bir kaşe Yogurt pul biber ve limon yağ yakımında etkili olacaktır:) yenile bilen süt ürünlerinde sıkıntı yok diye biliyorum, içile bilenler şişkinlik yapar….

    Cevapla
  5. hkn23slr

    ecem sana süt konusunda katılıyorum çok fazla şişme yapıyo benim midemde ama yoğurttan vazgecemem :) bu ara aykut hocam 2 hafta sonra atıcam fotoları sana bu sefer sonuçları cok iyi olucak :)

    Cevapla
  6. Bak yaa!!! Ne zamandır ben de “süt dosyasını” açtım açacağım, benden önce davranmış oldun, çok yaşayacaksın Ecem :-)

    Bu konuda beni de söyleyecek çok şeyim var ama biraz toparlamam lazım.

    Herkes bu konuda neler düşünüyor, ben de merak ediyorum.

    Cevapla

Yorum Paylaşınız