Kategori Arşivleri: Yaşam

Üşengeçlik ve Erteleme Üzerine… (Ömür Takvimi)

Bugün sizlerle paylaşacağımız tek karelik görselimiz, belki en ihtişamlı, en albenili, ne “janjan”lı olanı değil… ama sanırım en etkileyicisi, en “vurucu”su! Aşağıda göreceğiniz tablonun adı “Ömür Takvimi”. Bu tabloda, 90 yaşına kadar yaşayacak birinin tüm hayatını görüyorsunuz. Her bir kare, 1 haftayı göstermekte. Soldan sağa 52, yukarıdan aşağı 90. Yani yukarıdan aşağı her satır, bir yılınız. Sorun şu ki, aslında önümüzde o kadar da fazla “kare” yok! Bu gerçek, bu şekilde gözümüze sokulunca, daha bir korkutucu oluyor. Yoksa bilirsiniz, 5 yaşındaki bir çocuk için 20’ler çok “büyük”tür, hatta yaşlı. 20’lerinde biri ise 40’larında olanı, bir ayağı çukurda, işe yaramaz görür neredeyse. Oysa 40’larında olan kendini daha çok “genç” addeder. 60’larında olan ise son bir optimizm ile “ikinci bahar” yakıştırmaları yapar kendine… Bu neredeyse öldüğünüz güne kadar böyle gider, skalanın neresinde olursanız olun, bu duyguların aşağı yukarı benzerlerini yaşarsınız ve yaşayacaksınız; kaçarı yok. Dedik ya, aşağıdaki tabloya şöyle...

Devamını Oku

Yeni Yıl Kararları… (Protez Bacak!)

Evet, etkileyici olması için yazının fotoğrafında bir protez bacak var! Oraya birazdan geleceğiz… Ama önce… Yılbaşı da geldi geçti. İnsan davranışlarını yakından inceleyen uzmanlar, “Yeni Yıl Kararları”nda kritik gün olarak 14 rakamının altını çiziyor. Her ne olursa olsun, yeni yıl kararlarında 1, 2, 3… değil de 14. günü başarıyla ve kararlılıkla görenler, sonunu da getiriyormuş. Bizim ana konumuz ise, şüphesiz bir yeni yıl kararı klasiği olan spora başlamak ve sağlıklı beslenmek! Yine çoook büyük bir kitle bu kararla ile 1 Ocak’a girdi. Bize gelen binlerce email ve Whatsapp mesajlarında, bugünlerde o kritik 14 günü başarıyla geçen çoğunluğu görmek, bizi en az bunu paylaşanlar kadar mutlu ediyor. Ama bu yazının konusu onlar değil, çünkü onları zaten harika bir gelecek beklediğini söyleyebiliriz. Biliyorsunuz; “önce vücudunu değiştir, hayatın değişsin!” Bu yazının konusu, bir şekilde treni kaçıranlar. Farklı farklı, muhtemelen de aslında “eften püften” sebeplerle, kararlı oldukları hedeflerinden bir...

Devamını Oku

22 Aralık Günü Başlamak İçin 3 Neden!

Tüm başlamayı düşünenler, daha önce yarım bırakmış olanlar ve ha başladım ha başlayacağım diyenler yaklaşsın… Aslında her bir gün, egzersize ve sağlıklı beslenmeye başlamak için iyi bir gündür ama, sanki 22 Aralık biraz daha özel! İşte size astrolojik sebeplerden, psikolojik sebeplere, hayatınıza 22 Aralık’ta yeni bir başlangıç yapmanız için nedenler… 1) 21 Aralık Gündönümü: 21 Aralık gecesi, Kış Gündönümü olarak bilinir. Kış Gündönümü’nde güneş ışıkları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir, güneşin dünyaya en uzak olduğu andır. Kuzey yarımküredekiler (biz Türkiye’dekiler) için, bu tarihten sonra günler uzamaya başlar. Yani 22 Aralık sabahı doğan güneş ile, her gün bir öncekinden daha uzun, firesiz devam ettiğinizde, siz de güneş gibi, her gün bir öncekinden daha güçlü, tam da 21 Mart Ekinoksu’nda, yani gün ve gecenin eşit olduğu bir günde, ilerisi daha da parlak bir şekilde yeni fiziğinizle yeni hayatınıza merhaba diyebilirsiniz. 2) Tabii ki Perşembe’ye denk gelmesi: Biraz şaşırdınız değil mi?...

Devamını Oku

“Mükemmel Vücut” Denince Google’da İlk Çıkan!

Hemen soldaki görselde yer alan arkadaşın fotoğrafına bir yerden aşina olabilirsiniz. Çok ünlü biri sayılmaz ama Google Amca’ya İngilizce olarak “mükemmel erkek fiziği” (perfect male body) yazdığınızda karşınıza ilk çıkan görsel… Google’da “mükemmel vücut” yazıldığında birinci sırada (ya da en azından ilk üçte) çıkmak büyük bir onur. Biz, fazla tanınmayan bu arkadaşı biraz araştırdık… Nick Auger. 1982 Florida, ABD doğumlu… Eski bir Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi… Buraları hızlı geçelim… Nick, 2003 yılı Model Universe (Dünyanın en prestijli modellik yarışması – Bodybuilding’deki Mr. Olympia ile kıyaslayabilirsiniz) yarışmasının birincisi, hem de mükemmele yakın bir skor ile. Buraya kadar da çok ilginç değil… Ama neredeyse kimse tarafından bilinmeden, daha öncesinde hiç favori gösterilmeden, bir anda ortaya çıkıp (sonra da bir anda ortadan kaybolup – oraya birazdan geleceğiz…) ünvanı alan Nick, birinciliği kazandığı günkü konuşmasında, sadece 2 yıl öncesinde neredeyse “sıfır” noktasında olduğunu söyler… Yani bu yazıyı okuyan ortalama siz-biz...

Devamını Oku

14 Şubat Sevgililer Gününüz Şimdiden Kutlu Olsun!

14 Şubat Sevgililer Günü’nüz kutlu olsun!.. Ne alaka değil mi?! Bugün aslında henüz 17 Kasım. Ama bu günün “Sevgililer Günü” ile alakası şu ki, bugün başlayacağınız fitness programınızda, tam da 90 gün sonra, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde mezun olup, büyük ihtimalle hayatınızın en iyi fiziğine kavuşmuş oluyorsunuz. Böyle özel günlere inanırsınız-inanmazsınız… Aslında çoğu görüşe göre, yılda bir kere daha karşılıklı hediye alınsın, ticaret canlansın diye icat edilmiştir (doğruluk payı var)! Sanki doğum günleri, anneler-babalar günü, evlilik yıldönümleri, yılbaşı vesaire vesaire… yetmiyormuş gibi! Ama önemli olan o değil. Önemli olan şu ki, ekstrem bir fitness programına başlamada ve sonunu getirmede, bulabileceğiniz her motivasyon kırıntısına ve ateşleyici güce ihtiyacınız olacak. Onun için, başlangıcınızı, hatta daha iyisi bitireceğiniz günü, bu tip özel günlere denk getirmek her zaman artı bir unsur olacaktır; mahsuru yok :-) Şu an zaten hali hazırda bir sevgiliniz, bir eşiniz olsun olmasın. Her koşulda, daha...

Devamını Oku

Bağışıklı Sistemini Nasıl Güçlendirebiliriz?

Bağışıklık Sistemi… Tıbbi adıyla İmmün Sistemi… Hatta AİDS hastalığının içindeki o I harfi de oradan gelir; “Immune” kelimesinden. (AIDS = Acquired Immune Deficiency Syndrome, yani Türkçe karşılığıyla; Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu).  İşte “Bağışıklık Sistemi” dediğimiz şeyin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak için, AIDS’ten gidelim… Biliyorsunuz, henüz günümüzde tedavisi bulunmayan, çağımızın vebası kabul edilen AIDS hastalığında, kimse aslında “AIDS”ten ölmüyor! Bağışıklık sisteminiz çöküyor ve normalde basit sayılabilecek bir soğuk algınlığı/grip sizi öldürmeye yetebiliyor. İşte tam da mevsim geçişlerinin yaşandığı, hava sıcaklıklarının artık bir anda düştüğü, toplu taşım araçlarında herkesin hapşurup – öksürdüğü, “tam hastalık havası” denilen bu günlerde, çok önemli olan bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirebiliriz, onları paylaşacağız sizlerle. 1) Tek Tip Besin Diyetlerinden Uzak Durun Bu siteyi takip edenler bilir ki, biz “diyet” değil, “sağlıklı beslenme” terimini tercih ederiz. Siz de diyet yapmak uğruna tek tip beslenmeyi değil dengeli ve sağlıklı beslenmeyi tercih edin. Vücudu aç bırakır...

Devamını Oku

İlk Haftanızda Yaşayabileceğiniz Kas Ağrıları Üzerine…

Rocky filmindeki yaşlı koç, antrenman sırasında Rocky’e hep “Acı Yok!” diye bağırırdı ama işin gerçeği uzun süredir düzenli egzersiz yapmamış biriyseniz “Acı Var!”… P90X gibi ekstrem bir programla tanışmış olanlar neden bahsettiğimizi çok iyi bilirler :-) Halk arasında “hamlık ağrısı” ya da “et kesiği” gibi tabiler kullanılsa da, literatürdeki bilimsel adı DOMS‘tur; Delayed Onset Muscle Soreness yani Geç Gelen Kas Yorgunluğu. Bu kas yorgunluğu, alışık olunmadık bir egzersizden 8-24 saat sonra başlar ve 24-72 saat içerisinde tavan yapar! Egzersiz dünyasında daha önceleri, yoğun egzersiz sonrası oluşan bu kas ağrılarına Laktik Asit’in yol açtığı düşünülürdü. Bu durum, egzersiz sırasında kasın yeteri kadar oksijen alamaması ve bu sebeple oluşan laktik asidin geçici süreyle kasta hapsolup, ağrıya sebebiyet vermesi durumudur. Oysa ki laktik asit, egzersiz sırasında (sonrasında değil) oluşan yanma hissinin nedenidir, etkisi 1 saati geçmeyecektir ve spor sonrası kas ağrısı (DOMS) ile bir ilgisi yoktur. Eğer siz...

Devamını Oku

Kış Saati Uygulaması Kalktı! Sporcuya Etkisi?

8 Eylül 2016 Perşembe günü itibariyle, daha önce uygulanan kış saati uygulamasının kalkmasını ve bütün yıl boyunca yaz saati uygulamasının devam etmesini öngören karar Resmi Gazete’de yayınlandı. Peki bu tam olarak ne demek? Öncelikle, yanlış bilinebilecek bir kaç noktayı netleştirelim. – Aslında kalkan “kış saati uygulaması” değil. Daha doğrusu “kış saati uygulaması” diye birşey de yok; “yaz saati uygulaması” var ve değişen, bu yaz saati uygulamasının bütün yıl boyunca kullanılacak olması. Yine konun bizimle (sporcularla) ilişkili olan kısmına geçmeden önce, nedir bu Yaz Saati Uygulaması (YSU) onu da çok kısaca anlatalım. Asıl amacı, gün ışığından daha fazla faydalanmak ve ülke genelinde enerji tasarrufu sağlamak amacı ile yılın belli döneminde (ki bizde bu Mart’ın son Pazar günü ile Ekim’in son Pazar günü arası idi), saatlerin +1 saat ileri alınması ile gerçekleşen uygulamaydı. İşte şimdi bu Ekim’den itibaren saatler tekrar -1 saat geriye alınmayacak ve Yaz Saati Uygulaması...

Devamını Oku

Hiçbir Şey Yapamıyorsanız, Bunu Yapın! – Gece Yemeyin!

Ekstrem bir ev fitness programına hemen başlamaya belki de cesaret edemeyenler (ki aslında ne kadar erken başlarsanız, o kadar iyi!) ama bir yerlerden ufak ufak başlamak isteyenler için, “Hiçbir Şey Yapamıyorsanız Bunu Yapın!” yazı dizimiz devam ediyor… Serinin önceki yazılarını kaçıranlar için:         Şimdi sıradaki “hiçbir şey yapamıyorsanız, bari bunu yapın” öğüdümüz… Gece yatmadan önce yemeyin! Hatta daha spesifik olarak, gece yatağa girmeden yaklaşık 3 saat önce yemeyi – içmeyi (su hariç) komple kesin. Peki neden? Açıklayalım… “Yattığı yerden kilo vermek” hatta daha doğrusu “yattığı yerden yağ yakmak” terimini duymuşsunuzdur. Kulağa hoş geliyor değil mi? Ama gerçek! Bunun için önce, BMR dediğimiz Bazal Metabolizma Hızı denen kavramı açıklayalım. BMR, vücudumuzun rutin bir dinlenme sürecindeyken sarfettiği enerjiyi ifade eder. Bu oran, bir gün boyunca yakılan kalori değeriyle hesaplanır. Bilirsiniz, diyelim komadaki bir hastanın bile tırnakları uzar, saçları uzar, vücudu hiç hareket etmiyor gibi görünse...

Devamını Oku

Koşubantlı Çalışma Masası? Kaldı Patronu İkna Etmesi!

Koşu bantlı çalışma masası mı dediniz?… Aslında böyle bir şeyin varlığından, belki de ilk olarak Victoria Beckham‘ın (hani şu futbolcu David Beckham’ın ikoncan eşi) Twitter’da paylaştığı, prototipini kendi yapmış olabileceği koşu bandı – çalışma masası kırma mobilyası sayesinde haberdar oldu dünya! Egzersize, harekete teşvike her zaman varız da; koşu bandında o 15 cm ince topuklu ayakkabılar olmamış be Victoria! Yok, cık! Ama biz devam edelim… İşte ikoncan ablamızın bu furyada katkısı ne kadardır bilinmez ama, yürüyüş/koşu bantlı çalışma masaları, kendini “modern” hisseden kimi firmaların ofislerinde yer almaya başladı bile. Tamam uzmanlar zaten, çağımızın sorun kaynaklarından sayılan “masa-başı” işlerdeki uzun çalışma saatlerinde sık sık mola verip, kısa yürüyüşler ve esneme hareketleri yapmayı sağlık için öneriyorlardı ama, koşu bantlı çalışma masaları bu işi bir adım daha ileriye götürdü. Gerçi fotoğraflara bakıp da “Peh! Hangi işveren buna izin verir ki?!” dediğinizi duyar gibiyiz… Ama kontra görüşte, yukarıda bahsettiğimiz uzmanların tavsiye...

Devamını Oku

O mu? Bu mu? Hangisini Tercih Edersiniz?

Denk geldiyseniz, uzunca bir süredir internette dolaşan bir karedir… Hemen söyleyelim “Photoshop” değil, metroda çekilmiş gerçek bir kare. Gerçi Photoshop’lu abartılmış halini de bulup, karşılaştırma için yazının sonuna ekledik. Peki bu fotoğraf karesi sizce; fazla gelişmiş vücutçuların günlük hayatta karşılaşabilecekleri sorunları mı anlatıyor, yoksa tam tersine biraz da “bıyık altından gülünen” bir övüncü mü? Sorunun cevabını biz verelim; bizce kesinlikle “B” şıkkı! Tahmin ediyoruz ki tercih hakkı sunulsa, 100 erkekten 99’u (her zaman bir %1 bırakılır :) biraz da sadistik bir duyguyla, söz konusu karenin içinde, soldaki iri kıyım abi olmayı, yanındaki “yahu nereden düştüm bu koltuğa, abicim şu steroid’lerini birazcık yana alsan” bakışlı Asyalı amcaya tercih edecektir. Peki, konuya biraz daha sosyo-psikolojik açıdan yaklaşırsak… Neye dayanır erkeklerdeki bu, çevresindekiler arasında “alpha-male” yani “baskın-erkek” olma arzusu?! Muhtemelen, insanoğlunun en temel güdülerinden olan “güvenlik” duygusuna. Erkek, hem kendini, hem çevresinde sevdiklerini koruma güdüsü adına, “güçlü” olmak...

Devamını Oku

Sağlık, Varlık, Aşk, Mutluluk…

Türkiye’nin 1 numaralı Ev Fitness sitesi P90X-Türkiye’de bugün fitness ya da sağlıktan bahsetmeyeceğiz; ya da en azından sadece fitness ya da sağlıktan… Bugün, çıtayı biraz daha yükselteceğiz. Bugün, hayattaki 4 temel kulvar ve unsurdan bahsedeceğiz… Tabii ki bu kulvarlar, kendi içinde alt-kulvarlara ayrılıp çeşitlendirilebilir. Ama belki de en temelde bunlar; Sağlık, Varlık, Aşk ve Mutluluk olarak adlandırılabilir. Aslında hep duyduğunuz sözlerdir; “para ile saadet olmaz”, “her şey para değildir”… Yanlış da değil, doğru. Hayatta asıl hedef, bu unsurların birini, ikisini, hatta üçünü değil, hepsini yakalamaktır. Yoksa sadece bir-ikisini yakalayıp, diğerlerini ıskaladığınızda, bir anlamda hayatı da ıskalamış olursunuz. İsterseniz örneklerle açıklayalım… Steve Jobs… Bugün belki her iki kişiden birinin cebindeki iPhone’un mucidi, dahi adam! Varlık? Evet, dibine kadar. Belki de varlığa dayalı mutluluk? Muhtemelen. Aşk hayatı da boş geçmemiştir elbet… Peki ya sağlık? 5 Ekim 2011’de, 56 yaşında Pankreas Kanseri’nden beklenmedik şekilde aramızdan ayrıldığında… toprak oldu....

Devamını Oku

Anında Motive Olmanızı Sağlayacak 5 Yöntem!

Egzersiz ve sağlıklı beslenme ile ilgili, sağda solda, her yerde farklı birşey duyarsınız, farklı yüzde (%) ahkamları… “Bu işin %50’si spor ise, %50’si de beslenmedir” vs. gibi… Biz de hep deriz ki, aslında bu işin %100’ü önce MOTİVASYON’dur… Çünkü o olmadan, diğerleri olmaz! O oldu mu, diğerleri bir şekilde peşinden geliverir. Peki nasıl sağlayacağız bu motivasyonu? Zaten en başta, o varken sorun yok; peki yersiz yere binbir sebeple o aniden gidiverdiğinde, onu nasıl geri çağıracağız? İşte bu yazıda, o çok önemli motivasyonu, gerektiği anda nasıl en hızlı şekilde çağırabileceğinizin 10 yolunu size sunacağız. Tabii ki bu 10 yolun hepsi de size hitap etmeyebilir. Ama aralarından seçip gerektiğinde kolayca uygulayabileceğiniz belki 1-2 tanesi bile, pişman olacağınızı bile bile havlu atmak ile, başarıyla devam etmek arasındaki farkı belirleyici unsur olacaktır. İşte hızlı motivasyon çağırma yöntemleri: 1) Youtube… İşte elinizin altında mükemmel bir motivasyon kanalı. Sizi motive edebilecek...

Devamını Oku

Aluminyum Folyolar Zehir Kaynağı mı?

Mutfağımızdaki aluminyum folyolar… Pratiklikleri sebebiyle, sanırım hemen hepimizin kullanmışlığı vardır. Kendimden örnek vereyim. Sabah greyfurt ve portakal suyunu sıkarken, bulaşık makinesine girip çıkmaktan kalayının helak olduğunu düşündüğüm narenciye sıkacağına kendimce bulduğum çözümle, meyvelerin suyunun sıkıldığı hazneyi aluminyum folyo ile kaplamaktaydım… Tıpkı daha önceleri, yıpranmış tost makinesinin yüzeyini daha sağlıklı kılma adına, yinen onunla kapladığım gibi. Hatta yine bugün soğuması için ikiye keserek buzdolabına kaldırdığım karpuz da bu aluminyum folyodan nasibini almıştı… İşte hal böyle iken, tam da konu ile ilgili Dr. Ümit Aktaş’ın aşağıdaki görüşlerini, yorumsuz paylaşıyoruz… “Kliniğime gelen 12 yaşlarındaki kız çocuğu, bana gelmeden yaklaşık iki sene önce aşırı halsizlik, yorgunluk ve mide bulantısı şikâyetleri ile ailesi tarafından bir tıp fakültesine götürülüyor. Teşhis “Aplastik Anemi”. Bu kemik iliğinin baskılandığı ve neredeyse tüm kan hücrelerinin sıfırlandığı korkunç bir hastalık. Devreye hemen bu hastalığın tedavisi için kullanılan kemoterapi ilaçları ve kortizon giriyor. Küçük hastamın durumu iyice kötüleşiyor....

Devamını Oku

6-Pack vs. 10-Pack… Anatomi Üzerine

“Biz daha meşhur 6 tanesini çıkaramıyoruz, bu 10-pack mevzusu da nereden çıktı?!” demeyin… Bugün biraz “anatomi”den bahsedeceğiz. Evet karın kasları, o kadar egzersiz ve sağlıklı beslenmeye katlanılarak (biz yine katlanmak değil de keyif alınarak yapılan diyelim :) emek emek ortaya çıkarılan vücudun, adeta “incileri”dir… Genellikle klasik “merdiven-altı” spor salonlarında kocaman kollar, göğüsler, hadi omuzlar falan görürüz de, o süper-define karın kasları onlar kadar yaygın değildir; bu yüzden daha kıymetlidir, ki özellikle o saydığımız diğer kaslarla aynı anda mevcut olduğunda. Yoksa bilenler bilir, fitness dünyasında bir söz vardır; “zayıf bir erkeğin karın kasları ile övünmesi, şişman bir kızın büyük göğüsleriyle övünmesi gibidir” diye… Peki “6-pack, 6-pack…” diye duyarız da, nedir bu 6-pack?! Yurt dışında yaygın olarak “6-pack” yani “6’lı Paket”, bizde ise “baklava” olarak adlandırılan bu kaslar, aslında karnın ön bölgesinde yer alan Rectus Abdominis kaslarıdır. Onları birbirinden ayıran Tendinous Intersection denilen doku ile, “boğum boğum”...

Devamını Oku