Kategori Arşivleri: Yaşam

Mentörlerim… Robin Sharma

Çok uzun zamandır bir “Mentörlerim…” serisi yapmayı planlıyordum. Onlar belki benim varlığımdan (henüz :) haberdar olmasalar bile, bir şekilde hayatıma dokunmuş, pozitif yön vermiş, kendilerinden bir şeyler “kapmış” olmaktan hayli mutlu olduğum “Mentör”lerim… Kimler yok ki aralarında; Jim Rohn, Tony Robbins, Les Brown, Simon Sinek, Eric Thomas, Robert Kiyosaki, Tai Lopez ve burada henüz sayamadıklarım… Ama benim için önemli bu seriye, belki de en “somut”, elle tutulur, gözle görülür şekilde hayatıma etkisi olan Robin Sharma ile başlamak istedim. Robin Sharma’yı belki meşhur “Ferrari’sini Satan Bilge” kitabından tanıyor olabilirsiniz… Ama benim için en önemli eseri kuşkusuz “The 5 a.m Club” yani “5’te Uyananlar Kulübü” oldu. Dünyada 70’ten fazla dile çevrilmiş, ama nedense Türkçe’si olmayan, o zaman kesin bu işte bir iş var deyip okuduğum ve okumakla kalmayıp her gün sabah 5’te uyanma konseptini hayatıma uyguladığım eseri… Bu arada 1 ya da 2 gün “denediğim” değil, bugün...

Devamını Oku

Motive Olmanızı Sağlayacak 5 Yöntem!

Egzersiz ve sağlıklı beslenme ile ilgili, sağda solda, her yerde farklı birşey duyarsınız, farklı yüzde (%) ahkamları… “Bu işin %50’si spor ise, %50’si de beslenmedir” vs. gibi… Biz de hep deriz ki, aslında bu işin %100’ü önce MOTİVASYON’dur… Çünkü o olmadan, diğerleri olmaz! O oldu mu, diğerleri bir şekilde peşinden geliverir. Peki nasıl sağlayacağız bu motivasyonu? Zaten en başta, o varken sorun yok; peki yersiz yere binbir sebeple o aniden gidiverdiğinde, onu nasıl geri çağıracağız? İşte bu yazıda, o çok önemli motivasyonu, gerektiği anda nasıl en hızlı şekilde çağırabileceğinizin 10 yolunu size sunacağız. Tabii ki bu 10 yolun hepsi de size hitap etmeyebilir. Ama aralarından seçip gerektiğinde kolayca uygulayabileceğiniz belki 1-2 tanesi bile, pişman olacağınızı bile bile havlu atmak ile, başarıyla devam etmek arasındaki farkı belirleyici unsur olacaktır. İşte hızlı motivasyon çağırma yöntemleri: 1) Youtube… İşte elinizin altında mükemmel bir motivasyon kanalı. Sizi motive edebilecek...

Devamını Oku

Yoga-X’e Zor Diyenler Utansın!

Yine biraz sansasyonel bir başlık oldu ama… Bu yazı için, “Nakfire” kullanıcı adlı Kerem’den gelen aşağıdaki yorum, bizim için ilham kaynağı oldu. “Bu sabah ilk yogamı yapmış bulunmaktayım. Böyle bir program yok! Gerçekten mükemmel. Tüm kaslarımın uzadığını hissettim ve inanılmaz ter attım. Tabii ki hepsini nizami yapamadım ama Tony Reisin dediği gibi “do your best”… Tam gaz devam, Yoga candır ;)” İşte bu yazıda, Yoga-X’i adeta “parkta bir yürüyüşe” çevirecek, Yoga dünyasının en zor hareketlerinden örnekler sunacağız; hem de Türkçe ve orijinal adları ile. Tekrar hatırlatalım, bu hareketlerin hiçbiri P90X’te mevcut değildir ve “gaza gelip” denemeye kalkmanız da tavsiye edilmez! :-) Ne demişler… Allah sevindireceği kulunun önce eşeğini kaybettirir, sonra buldururmuş… Olmadı mı?! O zaman, kötüyü görmeyen iyinin kıymetini bilemez… O da mı olmadı?! Neyse, demek istediğimiz aşağıdaki örnekleri gördükten sonra, Yoga-X’ten şikayet etmeye artık yer yok! Yoga Uyku Pozu – “Yoganidrasana” Kainatı Yok Edici...

Devamını Oku

Check List! Hayat Değiştirici Bir Deneyim…

Size bir sır vereyim mi?!.. Ellerimizden düşmeyen (hadi itiraf edin :) Instagram ya da Facebook’un (bu ikincisi Türkiye’de son zamanlarda biraz elden düşmüş olabilir ama dünya genelinde hala en yaygını) kurucuları, bu uygulamaları “tesadüfen” yaratmıyor. Ya da başka bir deyişle bu uygulamalar “tesadüfen” hayatlarımıza bu denli demir atmıyor. Hepsinin altında bir “beyin mühendisliği” mevcut! Örneğin Instagram’dan “beğeni/kalp atmayı”, alınan beğenilerin miktarını görmeyi, ya da yorum yazmayı/okumayı kaldırın… geriye görünürdeki asıl işlevi olan sadece paylaşım yapmak kalsın; uygulama kısa sürede koca bir hiç olacaktır! Dedim ya, yaratıcıları bunları “tesadüfen” değil, her bir “like”ın beyinde yarattığı etkileşimi, Dopamin’i, Seratonin’i hesaplayarak, ölçerek, test ederek bize sunuyor… O zaman gelin bu “beyin mühendisliği”ni, siz de hayatınıza taşıyın, kendi çıkarınıza kullanın.  Nasıl mı? Her ayın başında basit bir “check-list” düzenleyerek. Check Listesi, günlük hayatınızı düzene sokacağını, sizi ileri götüreceğini düşündüğünüz büyük ya da küçük (genelde küçük :) maddeleri alt alta...

Devamını Oku

22 Aralık Günü Başlamak İçin 4 Neden!

Geçen sene yine tam da bu tarihte, bir 22 Aralık yazısı yazmışız… Üzerinden koca bir yıl geçmiş… Belki o tarihlerde “ben de başlasam mı? Ha başladım ha başlayacağım…” diyenler, şimdi yine aynı şeyleri diyor :-) Halbuki 1 yılda neler olurdu neler… Ziyanı yok, zararın neresinden dönülse kardır diyelim biz yine de! O zaman; tüm P90X’e başlamayı düşünenler, daha önce yarım bırakmış olanlar ve ha başladım ha başlayacağım diyenler yaklaşsın… Aslında her bir gün, egzersize ve sağlıklı beslenmeye başlamak için iyi bir gündür. Ama sanki 22 Aralık biraz daha özel! İşte size astrolojik sebeplerden, psikolojik sebeplere, hayatınıza 22 Aralık’ta yeni bir başlangıç yapmanız için nedenler… 1) 21 Aralık Gündönümü: 21 Aralık gecesi, Kış Gündönümü olarak bilinir. Kış Gündönümü’nde güneş ışıkları Oğlak Dönencesi’ne dik gelir, güneşin dünyaya en uzak olduğu andır (Astrolojiye meraklıysanız, tam olarak 21 Aralık’ı 22 Aralık’a bağlayan gece, saat 04:48’de!). Kuzey yarımküredekiler (biz Türkiye’dekiler) için, bu...

Devamını Oku

Uyan… Uyan… Uyan… Uyan… Uyan…

İçinde bulunduğumuz mevsim geçişlerinden midir nedir, bugünlerde sabahları uyanmayı daha bir güç bulmanız muhtemel… İyiden iyiye soğuyan, dengesiz hava, kısalan günler, geç doğan ve eskisi gibi parlamayan güneş… Oysa ki dünyadaki 1 numaralı egzersiz yapmama bahanesi kabul edilen “vaktim yok!”un panzehiri, normalde kalktığınız saatten sadece 1 saat daha erken kalkmakta. Bunun için daha önce de bir erken kalkma videosu paylaşmıştık motivasyonel (Bakınız: Uyan ve Ayaklan! – * Yazıdaki videodaki tok sesli abimizin heybetinden almadan, Türkçe altyazı eklemek için CC tuşuna basmanız yeterli). Cumartesi – Pazar demeden, herkesten erken kalktığınız günlerin nasıl verimli geçtiğini hatırlayın. Hem uykunun niceliği (kaç saat olduğu) değil, niteliğidir (kalitesi) asıl önemli olan. Yatmadan önce odanızı havalandırın, mümkün olduğunca havalandırılmış temiz yastık-yorgan kullanın, yatak odanıza kesinlikle TV, tablet, cep telefonu taşımayın, yattığını yeri zifiri karanlık tutmaya çalışın… Ne yaparsanız yapın, uykunuzu kaliteli kılın. Önce bunu yapın, ki uykunuzu alasınız, ve erken kalkacak dinamizmi...

Devamını Oku

Koşubantlı Çalışma Masası? Kaldı Patronu İkna Etmesi!

Koşu bantlı çalışma masası mı dediniz?… Aslında böyle bir şeyin varlığından, belki de ilk olarak Victoria Beckham‘ın (hani şu futbolcu David Beckham’ın ikoncan eşi) Twitter’da paylaştığı, prototipini kendi yapmış olabileceği koşu bandı – çalışma masası kırma mobilyası sayesinde haberdar oldu dünya! Egzersize, harekete teşvike her zaman varız da; koşu bandında o 15 cm ince topuklu ayakkabılar olmamış be Victoria! Yok, cık! Ama biz devam edelim… İşte ikoncan ablamızın bu furyada katkısı ne kadardır bilinmez ama, yürüyüş/koşu bantlı çalışma masaları, kendini “modern” hisseden kimi firmaların ofislerinde yer almaya başladı bile. Tamam uzmanlar zaten, çağımızın sorun kaynaklarından sayılan “masa-başı” işlerdeki uzun çalışma saatlerinde sık sık mola verip, kısa yürüyüşler ve esneme hareketleri yapmayı sağlık için öneriyorlardı ama, koşu bantlı çalışma masaları bu işi bir adım daha ileriye götürdü. Gerçi fotoğraflara bakıp da “Peh! Hangi işveren buna izin verir ki?!” dediğinizi duyar gibiyiz… Ama kontra görüşte, yukarıda bahsettiğimiz uzmanların tavsiye...

Devamını Oku

“Müzik” ile Daha Etkili Sonuçlar Mümkün mü?

Müzik… Ruhun gıdasıdır demiş atalarımız. Bu güzel söylemin de ötesinde, müziğin insan beyni üzerindeki etkileri artık bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. 10 yaşında çocukluğunuzdaki mutlu bir dönemden kalma bir ezgi, yıllar sonra bile sizi saniyeler için o döneme geri götürüp, aynı şekilde o mutluluğu hissetmenize yetebilir; bu duyguyu muhtemelen yaşamışsınızdır. Peki, duygularımızı bu kadar yakından etkileyen “müzik” elementi, egzersizlerde de daha iyi performans göstermemiz için kullanılabilir mi? Kesinlikle evet! Dickinson Üniversitesinde, Doktor Christopher Capuano başkanlığında yapılan bir deneyde 6 ay boyunca, obez kadınlardan oluşan bir grup incelenmiş. İncelemedeki tüm kadınların 1,500 kalorilik bir diyet ve haftada 3 gün tempolu yürüyüş yapması sağlanmış. Grubun yarısından, yürüyüşleri sırasında kulaklıktan istedikleri müzikleri dinlemesi istenirken, diğer yarısı içinse herhangi bir müzik dinleme söz konusu değilmiş. Sonuç… Müzik dinleyen grupta aynı koşullar altında verilen ortalama kilo -16 iken, müzik dinletilmeyen kontrol grubunda bu rakam ortalama -8 kiloda kalmış. Bu deneyin...

Devamını Oku

Ramazan’da Beslenme…

Toplumsal hayatımızda önemli bir yer teşkil eden Ramazan ayının, P90X’e ara vermek ya da hiç başlamamak için bir neden olmaması gerektiğine, daha önceki “Ramazan Ayında Egzersiz” yazısında, özellikle egzersizler ve zamanlaması üzerinde durarak  değinmiştik.  Şimdi ise, en az onun kadar önemli “beslenme” konusuna değineceğiz. Ramazan ayında yapılan en önemli beslenme değişiklikleri arasında, günlük beslenme şekli ve öğün sayısının değiştirilip, üç ana öğün ve ara öğünlerden oluşan günlük beslenme düzeninin hemen hemen iki öğüne indirilmesi ve özellikle hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, ekmek, pilav ve makarna tüketiminin artması yer almaktadır. Oysa oruç tutarken sağlıklı ve çeşitli besin seçenekleri ile yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması esas olmalıdır. Ramazan ayında bireylerin günlük almaları gereken enerji, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral oranlarının aslında değişmediği ve bu süre zarfında da sağlığın korunması ve yaptığınız fiziksel aktivitelerden de en iyi verimin alınması açısından yine yeterli ve dengeli beslenmenin gerekli olduğu unutulmamalıdır. Yeterli ve...

Devamını Oku

Ramazan Ayında Egzersiz!

Ve işte bir süredir sorulan ve beklenen konu başlığı… Herkesin bildiği gibi P90X, Insanity ya da Hybrid programları bir sprint koşusu değil, daha çok bir maraton! Ve 16 Mayıs 2018 günü başlayacak olan Ramazan ayı, bu yıl yine pek çok kişinin egzersiz takvimine denk düşecek. Bu Ramazan ayı da yine sıcak ve uzun yaz aylarına denk geliyor. Ama oruç tutanlar için Ramazan süresince programınıza ara vermeniz gerekmiyor. Aksine, dikkat edeceğiniz birkaç küçük püf noktasıyla, hem iftar sonrası ani yükselen kan şekerinin negatif etkilerini azaltabilir, hem de yavaşlayan metabolizmanızın yine gün boyunca hızlı kalmasını sağlayabilirsiniz. Uzmanlar, Ramazan döneminde metabolizmanın yavaşlama eğiliminde olduğunu göz önünde bulundurarak, mevcut günlük aktivitenizi azaltmamanız üzerinde birleşiyorlar. Ancak tabii ki P90X, Insanity ya da Hybrid gibi “ekstrem” sayılabilecek egzersiz programlarında bazı özel noktalara dikkat etmek, hem sağlığınız hem de sonuçlarınız açısından önemli olacaktır. İşte Ramazan ayı boyunca özellikle dikkat edebileceğiniz püf noktaları: – Egzersizinizi...

Devamını Oku

Instagram’da Takip Edilesi 5 Kral Hesap!

“Doğrusu Facebook, Twitter ayrı ama… Instagram’ın formatını ve basitliğini seviyoruz! Özellikle Fitness Guru’larını takip etmek ve hiç yoktan motive olmak için mükemmel bir platform. Evet belki biraz klişe gelebilir. Dağda bayırda, orda burada Yoga pozları… Hep brokoliler, sağlıklı meyve sebzeler (bu insanlar hiç mi pizza yemez yahu!)… Ya da hep plajlar, bikiniler (bu insanların memleketlerinde hiç mi soğuk hava olmaz yahu!)… Ama ne olursa olsun, çevrenizi ya da vizyonunuzu fit insanlarla kuşatmak, sizi de fitliğe yaklaştırır düşüncesi doğru (bunun tersi de doğru). Bu Instagram hesaplarını takip ettikçe, insanın motive olmaması zor! İlk yazıyı, önce kadınlara ayırdık, ama erkek versiyonunu da yapacağız.” demiştik hatırlarsanız :-) İşte Instagram’da takip edilesi diğer 5 yaman hesap! 1) Lazar Angelov – @lazar_angelov_official 5.8 milyon takipçi… Bulgar vücut geliştirmeci, fitness modeli, personal trainer… Google’a “fit vücut” yazdığınızda onun kusur bulması zor fotoğraflarından biriyle karşılaşacak olmanız kuvvetle muhtemel. “Ortalarda yok, sakatlandı mı,...

Devamını Oku

Instagram’da Takip Edilesi 5 Yaman Hesap!

Doğrusu Facebook, Twitter ayrı ama… Instagram’ın formatını ve basitliğini seviyoruz! Özellikle Fitness Guru’larını takip etmek ve hiç yoktan motive olmak için mükemmel bir platform. Evet belki biraz klişe gelebilir. Dağda bayırda, orda burada Yoga pozları… Hep brokoliler, sağlıklı meyve sebzeler (bu insanlar hiç mi pizza yemez yahu!)… Ya da hep plajlar, bikiniler (bu insanların memleketlerinde hiç mi soğuk hava olmaz yahu!)… Ama ne olursa olsun, çevrenizi ya da vizyonunuzu fit insanlarla kuşatmak, sizi de fitliğe yaklaştırır düşüncesi doğru (bunun tersi de doğru). Bu Instagram hesaplarını takip ettikçe, insanın motive olmaması zor! Bu ilk yazıyı, önce kadınlara ayırdık, ama erkek versiyonunu da yapacağız. İşte Instagram’da takip edilesi 5 yaman hesap! 1) Emily Skye – @EmilySkyeFit 1.2 milyon takipçi… Avustralya’lı Fitness Model – Antrenör’ün kaya gibi sağlam 6-pack’lerinden gözlerinizi alamıyorsunuz. O da cömertçe sergilemekten hiç geri kalmıyor zaten :-) 2) Michelle Lewin – @Michelle_Lewin_ 6.6 milyon takipçi…!...

Devamını Oku

Tipik Bir Sevgililer Günü Yazısı… Değil!

Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü… Sizi bilmiyorum ama şahsen Sevgililer Günü’ne çok inanan ya da aman aman önem veren biri değilim :-) Aslında biraz ticari düşünülmüş, “alın-verin, ekonomiye can verin” tarzı, yılbaşındaki hediye alış-verişinden yeni belini doğrultmuşlara tam zamanında gönderilen bir gün olduğunu düşünürüm… Ama artık madalyonun diğer tarafından da bakıyorum durumlara. Ünlü Floransa’lı düşünür Mahciavelli‘nin “Başarıya ulaşan her yol mübahtır” dediği gibi, sizi de bir şekilde egzersize başlatabilecek her yol mübahtır. Kimisi “tamam belki bu Sevgililer Günü’nü de sevgilisiz geçirdim ama, hayatımı değiştirmeye şimdi başlasam, 1 koca yılda neler yapılmaz ki, siz beni o zaman bir sonraki Sevgililer Günü’nde görün…” diyecek ve gerçekten bunu gerçek kılacak. Ya da başka birisi, “sevgilime ya da eşime verilebilecek aslında en iyi hediye, peluş bir ayıcık değil de, daha sağlıklı bir BEN’dir” deyip, bunu hayata geçirecek. Veya başka birisi de konuya bu kadar “platonik” değil de, daha “medikal”...

Devamını Oku

Üşengeçlik ve Erteleme Üzerine… (Ömür Takvimi)

Bugün sizlerle paylaşacağımız tek karelik görselimiz, belki en ihtişamlı, en albenili, ne “janjan”lı olanı değil… ama sanırım en etkileyicisi, en “vurucu”su! Aşağıda göreceğiniz tablonun adı “Ömür Takvimi”. Bu tabloda, 90 yaşına kadar yaşayacak birinin tüm hayatını görüyorsunuz. Her bir kare, 1 haftayı göstermekte. Soldan sağa 52, yukarıdan aşağı 90. Yani yukarıdan aşağı her satır, bir yılınız. Sorun şu ki, aslında önümüzde o kadar da fazla “kare” yok! Bu gerçek, bu şekilde gözümüze sokulunca, daha bir korkutucu oluyor. Yoksa bilirsiniz, 5 yaşındaki bir çocuk için 20’ler çok “büyük”tür, hatta yaşlı. 20’lerinde biri ise 40’larında olanı, bir ayağı çukurda, işe yaramaz görür neredeyse. Oysa 40’larında olan kendini daha çok “genç” addeder. 60’larında olan ise son bir optimizm ile “ikinci bahar” yakıştırmaları yapar kendine… Bu neredeyse öldüğünüz güne kadar böyle gider, skalanın neresinde olursanız olun, bu duyguların aşağı yukarı benzerlerini yaşarsınız ve yaşayacaksınız; kaçarı yok. Dedik ya, aşağıdaki tabloya şöyle...

Devamını Oku

Bayram Trafiğine Kalmayın – Şimdi Harekete Geçin!

5 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteren P90X-TR’de işte yine o dönem geldi çattı! Hiç bitmeyecek sanılan yaz döneminin ardından, artık son tatil kabul edilen bayramın da sona ermesiyle, egzersiz programına (ilk kez ya da yeniden) başlamaya katılım yine rekor seviyede! Aslında istisnasız her yıl gözlemlediğimiz bu durum, en iyi “sıcak suda pişirilen kurbağa” örneği ile açıklanabilir. Bilirsiniz, soğuk suyla dolu bir kabın içine bırakılan kurbağanın altında ateş yakar ve suyunu yavaş yavaş ısıtırsanız, zavallı kurbağa suyun yavaş yavaş ısınmasını yadırgamadan kanıksar ve en sonunda o suyun içinde haşlanıverir. Öte yandan kurbağayı direkt olarak sıcak suyun içine attığınızda ise, can havliyle sıçrayıp canını kurtarmak için kaçacaktır. Egzersiz ve sağlıklı beslenmeye karar vermede de durum çok farklı değil. Göbeğinizde ya da basenlerinizde, istenmeyen yağlar da bir günde birikmiyor. Aynı kurbağanın suyu gibi yavaş yavaş, “sincice” yerleşiyor yerine. Günler haftaları, haftalar ayları, hatta yıllar yılları kovalıyor… siz vücudunuzdaki deformasyonu farketmeden....

Devamını Oku