Blog

Bir Peri Masalı… (30 Gün Sonuçları Hatırlatma)

Nostaljik bir #tbt Bir varmış bir yokmuş… Uzaklarda tatlı bir kız yaşarmış… Hayat dolu, hayvan dostu, pozitif, sevecen, sevilen, mutlu ve umutlu… Hayata dair hayalleri, hedefleri varmış. Boş durmamış, kendini geliştirmiş, çok okumuş, çok görmüş… Herşey yolunda sanmış… Taa ki bir gün aynada kendini görene kadar. Aynada karşılaştığı görüntü, onun ideallerindeki kızdan çok uzakmış. Hayatta hiçbir zaman “fiziği” en ön plana koymamış ama fiziği, daha da önemlisi gelecekteki sağlığı için, bir şeyler yapması gerektiğini anlamış. Sonra, araştırmacı ruhu ile araştırmış da araştırmış. “Kandırıkçılarla” gerçekler arasındaki farkı bilecek kadar da zekiymiş. Özenle hazırlanmış, harika bir siteyi bulması çok uzun sürmemiş. İlk seferinde, kendini alamayıp sabahın ilk ışıklarına kadar incelediğinde ise, çok doğru bir yerde olduğunu ve çok doğru bir iş yapacağını iliklerine kadar hissetmiş. “Ekstrem sonuçlar, ekstrem bir program gerektirir” demiş hocası ona. Dünyanın en kolay programı olmadığını anlamış ama dünyanın en iyi sonuçlarını alacağına de...

Devamını Oku

Peki Bugün Hangisi Olacak?

P90X’çilerin, hatta genel olarak egzersiz yapanların, egzersizlerine yaklaşımları temelde iki çeşittir. Ya, iple çekilen, “yaşasın bugün de bu egzersizi yapacağım” denilen, ya da “offf, şu an hiç içimden yapmak gelmiyor ama yapmalıyım” denilen… Şimdi 90 günlük bir maratonda, bu duygu hallerinin ikisi de yaşanacaktır. İnsanoğlu bir makine değil ve hem fiziksel, hem de özellikle duygusal açıdan her bir gün birbiri ile aynı olmayacaktır. Ama şimdi bu iki yaklaşımın da ortak tek bir noktasına bakalım. O da, egzersizinizi bir şekilde yapıp bitirdiğinizde hissedeceğiniz mutluluk ve huzur duygusu, ya da aynı şekilde yapmadığınızda hissedeceğiniz pişmanlık ve huzursuzluk. Seçim ise her zaman sizin. Günün sonunda hangisi yaşanacak? Pişmanlık ve huzursuzluk mu, yoksa tarifsiz bir mutluluk ve huzur duygusu mu? Peki, bugün sizin için hangisi olacak?...

Devamını Oku

Üşengeçlik ve Erteleme Üzerine… (Ömür Takvimi)

Bugün sizlerle paylaşacağımız tek karelik görselimiz, belki en ihtişamlı, en albenili, ne “janjan”lı olanı değil… ama sanırım en etkileyicisi, en “vurucu”su! Aşağıda göreceğiniz tablonun adı “Ömür Takvimi”. Bu tabloda, 90 yaşına kadar yaşayacak birinin tüm hayatını görüyorsunuz. Her bir kare, 1 haftayı göstermekte. Soldan sağa 52, yukarıdan aşağı 90. Yani yukarıdan aşağı her satır, bir yılınız. Sorun şu ki, aslında önümüzde o kadar da fazla “kare” yok! Bu gerçek, bu şekilde gözümüze sokulunca, daha bir korkutucu oluyor. Yoksa bilirsiniz, 5 yaşındaki bir çocuk için 20’ler çok “büyük”tür, hatta yaşlı. 20’lerinde biri ise 40’larında olanı, bir ayağı çukurda, işe yaramaz görür neredeyse. Oysa 40’larında olan kendini daha çok “genç” addeder. 60’larında olan ise son bir optimizm ile “ikinci bahar” yakıştırmaları yapar kendine… Bu neredeyse öldüğünüz güne kadar böyle gider, skalanın neresinde olursanız olun, bu duyguların aşağı yukarı benzerlerini yaşarsınız ve yaşayacaksınız; kaçarı yok. Dedik ya, aşağıdaki tabloya şöyle...

Devamını Oku

Karatay Kanunları! (Yoruma Açıktır…)

Profesör Doktor Canan Karatay Hoca’yı P90X-Türkiye’ye ilk konu edişimiz değil (Bakınız: Karatay Türküsü!) Onun her dediğini “kanun” gibi takip edenler de var, telefon dolandırıcılarının tezgahına düştükten sonra “kredibilitesini” yitirdiğini düşünenler de… Canan Karatay, en özet şekliyle “şeker düşmanı” olarak tanınsa da, piyasadaki kitaplarında ve ekolünde tabii ki bundan fazlası var. İşte bu piyasadaki kitaplarını okumaya üşenenler için :-) biz okuduk ve en temel hatlarıyla, Karatay’ın ağzından mutfağınıza neleri asla sokmamanız gerektiğini özetliyoruz. Başlıkta da söylediğimiz gibi, her türlü yoruma açıktır; aşağıdaki “yorumlar” bölümü bunun için var… Canan Karatay: Mutfağınıza Sakın Sokmayın! * Her türlü ekmek; beyazı, kepeklisi, çavdarlısı vb. • Simit, kuru ve yaş pastalar. • Her türlü tost! • Ambalajında ‘diyet’ yazan veya yazmayan grisini, galeta ve her cins bisküvi. • Pirinç pilavı. • Patates, mısır. • Makarna, börek, poğaça, açma vb. • Şeker, çikolata ve her tür tatlı… • Şekerli ve şekersiz reçeller,...

Devamını Oku

Ev Yapımı – Fıstık Ezmesi!

Geçen hafta, fitness dünyasında çok sık kullanılan “pre-workout”lara alternatif olması adına, doğal fıstık/fındık ezmesi ile ilgili bir yazı paylaşmıştık (Alın Size Pre-Workout!). Ama bu fikri bir adım daha ileri götürmeye karar verdik! Bizler madem genel olarak “pakete girmiş” ürünlerden mümkün olduğunca uzak durmaktan yanayız, o zaman neden kendi “pre-workout”umuzu, yani kendi fıstık/fındık ezmemizi kendimiz evimizde yapmayalım ki? Bu yeni “Ev Yapımı” serimizde, ilk olarak ev yapımı fıstık ezmesi ile başlıyoruz, ama aynı tarif dilerseniz fındık ezmesi için de kullanılabilir. Sadece, kalorisinin ve yağ oranının nispeten (fındığa göre) daha düşük olması, karbonhidrat ve protein değerlerinin de yüksek olması, özellikle fıstık ezmesini “sporcu besini” olarak bir adım daha ileri çıkarıyor. Yukarıda bahsettiğimiz gibi, ne kadar en doğalını almaya çabalasak da, dışarıdan aldığımız hazır fıstık ezmelerinin içine en azından ekstradan şeker, bazen ne-idüğü-belirsiz yağ ve bazen de raf ömrünü sağlamak için katkı maddesi girmesi kaçınılmaz. Hadi en “organiğini”...

Devamını Oku

Yağ Oranı Ölçer Tartılar = Kahve Falı

Evet, yazının başlığında bir hata yok, yanlış görmediniz. Ama en baştan başlayalım… Öncelikle P90X’te, tartı ile obsesif olup hergün tartılmayı tavsiye etmiyoruz. P90X mükemmel bir Vücut Transformasyon programı ve artık şüpheniz olmasın ki, gerçekten 90 günün sonunda vücudunuzu inanılmaz bir şekilde transforme edip değiştirecektir. Ama bu yaparken tartı ve kilogramlar sizin tek ölçü biriminiz olmamalı. 90 günlük bir maratonun sonuçları yerine, hergün tartılıp tartıdaki rakama göre hareket eden biri, moralize ya da demoralize olmalarla birlikte, programı yarım bırakmaya çok daha yatkındır. Kendinize yaratacağınız bu handikap yetmezmiş gibi, tartı obsesyonunu bir adım öteye götürenlerin gözdesi, Yağ Oranı Ölçer tartılardır. Önce bu tartılar nasıl çalışır kısaca açıklayalım. Vücuttaki yağ ve su oranını hesaplayabilen (ya da bunu iddia eden) tartılar BİA yani Biyoelektrik İmpedans Analizi yöntemini kullanır. BİA yöntemi kısaca, vücuttaki direnç akımını ölçme yöntemidir. Bu yönteme göre tartıya çıktığımızda çıplak ayakla bastığımız metal yüzeyden bize küçük bir akım (50kHz frekansa...

Devamını Oku

Yeni Yıl Kararlarında Şimdiden Havlu mu Attınız?

Spor salonları genellikle 1 Ocak günü ve haftası dolup taşarlar… Yılın ilk haftası bittiğinde bu rakam %50 oranında düşer (istatistiksel gerçek), ilk ayın sonunda ise bu düşüş %80’lere ulaşır! Peki neden, her yıl başı alınan bu “yeni yıl kararları” bu kadar kırılgan ve daha yolun başında havlu atmaya bu kadar müsait; hiç düşündünüz mü? Bunun bir numaralı sebebini bir örnek ile açıklayalım… Yeni yıl kararları genellikle aşağıdaki şekildedir ve alabildiğine cüretkardır (sanki 31 Aralık ya da 1 Ocak, diyelim sıradan bir 6 Ocak gününden daha özelmiş gibi!) – Sigara içmeyi bırakacağım. – Alkolü de keseceğim. – Her gün 1 saat spor yapacağım.  – Sosyal medyayı bırakacağım, TV izlemeyeceğim. – Zararlı yiyecekleri tamamen bırakıp, sağlıklı besleneceğim. – Gitar çalmayı öğreneceğim. … Liste, uzaaar gider… İşte yeni yıl kararlarından çabuk havlu atma da tam bu aşamada başlar zaten. 1 Ocak’a, aslında yılın diğer 364 gününden ayrılan bir özelliği...

Devamını Oku

Mentörlerim… Robin Sharma

Çok uzun zamandır bir “Mentörlerim…” serisi yapmayı planlıyordum. Onlar belki benim varlığımdan (henüz :) haberdar olmasalar bile, bir şekilde hayatıma dokunmuş, pozitif yön vermiş, kendilerinden bir şeyler “kapmış” olmaktan hayli mutlu olduğum “Mentör”lerim… Kimler yok ki aralarında; Jim Rohn, Tony Robbins, Les Brown, Simon Sinek, Eric Thomas, Robert Kiyosaki, Tai Lopez ve burada henüz sayamadıklarım… Ama benim için önemli bu seriye, belki de en “somut”, elle tutulur, gözle görülür şekilde hayatıma etkisi olan Robin Sharma ile başlamak istedim. Robin Sharma’yı belki meşhur “Ferrari’sini Satan Bilge” kitabından tanıyor olabilirsiniz… Ama benim için en önemli eseri kuşkusuz “The 5 a.m Club” yani “5’te Uyananlar Kulübü” oldu. Dünyada 70’ten fazla dile çevrilmiş, ama nedense Türkçe’si olmayan, o zaman kesin bu işte bir iş var deyip okuduğum ve okumakla kalmayıp her gün sabah 5’te uyanma konseptini hayatıma uyguladığım eseri… Bu arada 1 ya da 2 gün “denediğim” değil, bugün...

Devamını Oku

Powerade… İyi mi, Kötü mü?

P90X-Türkiye’de “İyi Görünen Kötüler!” yazı dizimiz vardı, hatırlayanlarınız olacaktır. İlkinde Meyveli Yoğurt‘lara, devamında Şekerli Mısır Gevrekleri‘ne değinmiştik… Şimdi ise, “sporcu içeceği” adıyla anılan Powerade’e ayrı bir başlık açmak istedik. Peki nedir bu Powerade? Powerade, isotonik bir içecek olarak bilinir. Vücudun, aşırı yoğun sportif aktivitede kaybedeceği “elektrolit”leri hızlı bir şekilde yerine koyması için dizayn edilmiştir. Bu sebeple, enerji (kalori), karbonhidrat (şeker) ve tuz (sodyum) içerir. Buraya kadar her şey güzel… peki sorun nerede başlıyor? Powerade bir su alternatifi değildir! Yerli-yersiz su niyetine içmek, vücudunuzu gereksiz şeker ve kalori ile dolduracaktır (sonra neden 6-pack’ler hala çıkmadı demeyin!) Haftada bir, hadi en fazla haftada iki kere 90 dakikalık maç yapan, profesyonel bir futbolcunun, maçın sonlarına doğru bulduğu bir molada Powerade yudumlaması normaldir (Bakınız foto: Ronaldo beyimiz içiyor ama sonra tükürüyor :-) Bu arada kendileri Milli takım resmi sponsorudur da). Ama eğer haftanın 6 günü her P90X’ten sonra, şifa niyetine 500...

Devamını Oku

Çifte Bayram Yaşatan Hybrid Mezuniyeti

P90X sitesini belki 1 yılı aşkın bir süredir takip ediyordum. Ama artık yeter deyip başlamaya karar verdiğimde tarih tam olarak 22 Mayıs’tı, defterime not etmişim oradan biliyorum. Aslında programı aldığımda tam olarak bayrama denk gelmesi gibi bir planım yoktu ama küçük firelerle tam da bayram günü mezun olmuş oldum. Programa başlama – bitirme sürecimden ve kendimden biraz bahsetmem gerekirse… 500’den fazla çalışanı olan büyük (ve cimri) bir firmanın tek başına çalışan IT elemanıyım. Yeri geldi Cumartesi – Pazar bile işyerine çağırdıkları çok oldu bu süreçte. Dolayısıyla egzersizlerimi hep aynı saatlerde yapma lüksüne sahip değildim. Yeri geldi sabah yaptım, yeri geldi akşam. Özellikle ilk zamanlarda ekranda gördüklerimin belki yarısını yapabildim. Ama düşe kalka olsa da devam ettim. 90 günlük süreçte, sanırım toplamda 10 gün kadar aksaklık yaşadım. Benim için P90X değil de P100X oldu :-) Ama önemli olan sonunu görmek sanırım. Sitede takip ettiğim bir motivasyon...

Devamını Oku

Egzersizden Sonraki O His…

Arnold’u bu siteye ilk konuk edişimiz değil!.. Fanları isterse (bu yazıyı okuduktan sonra), onun linklerinde biraz gezinebilir. Arnold’un Efsane Sözü… Arnold Hakkında Bilmeyebileceğiniz 5 Şey… Arnold Stili Motivasyon… Hatta Arnold ile Batuhan Firarda… Ama enteresan bir şekilde, bu yazının konusu Arnold ile ilgili değil. Sadece, belki aşağıdaki fotoğrafta Arnold’un yüzünde de görebileceğiniz, o tatlı gülümseme ve herşeyden önemlisi, o “his” ile ilgili bu yazı… Hangi histen mi bahsediyoruz? Aslında anlatılmaz, yaşanır! Ve eminiz, yaşayanlar da şu an neden bahsettiğimizi çok iyi anlıyorlardır. Ama biz yine de anlatmaya çabalayalım; henüz bilmeyenler ya da en azından onu tatmak isteyenler için… Tüm gününüz kötü geçmiş olabilir… İşte, okulda, her nerdeyseniz biraz stres… Belki işlerin planlandığı gibi gitmemesi… Yenilen bir kazık… Biraz düşme – kalkma… Belki ay sonunu kara kara düşünme… Bunların hepsi bir kenara… Ama, kafanıza koyduğunuz o egzersizi yapabilme… Başlayabilme ve daha önemlisi bitirebilme… Ufacık gözeneklerinizden çıkan...

Devamını Oku

Deli Gibi Çalış Ya Da Yerinde Say!

Fazla söze gerek yok, oldukça açık aslında… Deli gibi çalış, ya da yerinde say! Bir süredir severek yardımcı olduğum bir P90X’çi, bugün arayarak aynen şuna benzer bir şeyler söyledi: “Hocam, 2 no’lu Zıplama Antrenmanı’nı gereksiz buldum, onun yerine 10 numaralı Sırt ve Kollar’ı koydum… Yoga’ya zaten hiç ısınamamıştım, onu çıkardım… Kenpo da pek bana göre değildi, o günü dinlenmeye ayırdım…” Liste böyle biraz daha uzuyordu. Dedim ki, “Size çok başarılar… ama ben bu şekilde yardımcı olamam!” Zaten, sevdiğiniz ya da yapmaya alışık olduğunuz egzersizler, sizi değiştiremez. Hadi değiştirsin, minimal ölçüde değiştirecektir. Spor salonlarına gidenlerin belki %90’ının bilinçsiz çalışmasının sebebi de bu. Öte yandan, alışık olmadığınız ve zorlandığınız şeyler, sizi geliştirir, değiştirir. Bu aslında hemen hemen hayatın her alanı için geçerlidir. Bendeniz ilk P90X’e başladığımda “barfiks” denen hareketten kesinlikle nefret ederdim. Benim için programın gözümde büyüme, kaçma sebebiydi. Yine ilk başladığımda ben de Yoga’nın çok hayranı sayılmazdım....

Devamını Oku

Motive Olmanızı Sağlayacak 5 Yöntem!

Egzersiz ve sağlıklı beslenme ile ilgili, sağda solda, her yerde farklı birşey duyarsınız, farklı yüzde (%) ahkamları… “Bu işin %50’si spor ise, %50’si de beslenmedir” vs. gibi… Biz de hep deriz ki, aslında bu işin %100’ü önce MOTİVASYON’dur… Çünkü o olmadan, diğerleri olmaz! O oldu mu, diğerleri bir şekilde peşinden geliverir. Peki nasıl sağlayacağız bu motivasyonu? Zaten en başta, o varken sorun yok; peki yersiz yere binbir sebeple o aniden gidiverdiğinde, onu nasıl geri çağıracağız? İşte bu yazıda, o çok önemli motivasyonu, gerektiği anda nasıl en hızlı şekilde çağırabileceğinizin 10 yolunu size sunacağız. Tabii ki bu 10 yolun hepsi de size hitap etmeyebilir. Ama aralarından seçip gerektiğinde kolayca uygulayabileceğiniz belki 1-2 tanesi bile, pişman olacağınızı bile bile havlu atmak ile, başarıyla devam etmek arasındaki farkı belirleyici unsur olacaktır. İşte hızlı motivasyon çağırma yöntemleri: 1) Youtube… İşte elinizin altında mükemmel bir motivasyon kanalı. Sizi motive edebilecek...

Devamını Oku

Yoga-X’e Zor Diyenler Utansın!

Yine biraz sansasyonel bir başlık oldu ama… Bu yazı için, “Nakfire” kullanıcı adlı Kerem’den gelen aşağıdaki yorum, bizim için ilham kaynağı oldu. “Bu sabah ilk yogamı yapmış bulunmaktayım. Böyle bir program yok! Gerçekten mükemmel. Tüm kaslarımın uzadığını hissettim ve inanılmaz ter attım. Tabii ki hepsini nizami yapamadım ama Tony Reisin dediği gibi “do your best”… Tam gaz devam, Yoga candır ;)” İşte bu yazıda, Yoga-X’i adeta “parkta bir yürüyüşe” çevirecek, Yoga dünyasının en zor hareketlerinden örnekler sunacağız; hem de Türkçe ve orijinal adları ile. Tekrar hatırlatalım, bu hareketlerin hiçbiri P90X’te mevcut değildir ve “gaza gelip” denemeye kalkmanız da tavsiye edilmez! :-) Ne demişler… Allah sevindireceği kulunun önce eşeğini kaybettirir, sonra buldururmuş… Olmadı mı?! O zaman, kötüyü görmeyen iyinin kıymetini bilemez… O da mı olmadı?! Neyse, demek istediğimiz aşağıdaki örnekleri gördükten sonra, Yoga-X’ten şikayet etmeye artık yer yok! Yoga Uyku Pozu – “Yoganidrasana” Kainatı Yok Edici...

Devamını Oku

P90X’cilere Özel Recovery Drink!

Merhaba arkadaşlar, yeni bir Recovery Drink keşfettim ve bunu sizlere sunmak istedim :-) Daha önceden de Aykut Hocamınızın yazılarını okuduysanız P90X’in kendi Results and Recovery Formula içeceğinin yerine Nesquik çikolatalı sütün bile iyi bir alternatif olacağını söylemişti. Ve ben bununun üzerine birkaç değişiklik yaparak iyi ve dengeli olduğunu düşündüğüm, karbonhidrat, protein ve iyi bir lif kaynağı P90X Recovery Drink tarifime geçiyorum. Malzemeler: Yulaf, Süt, Çikolatalı Nesquik toz ve tarçın. Burada tarçın ne işe yarıyor diye soraranız, gün boyu insülini baskı altında tutarak, yağ depolama olayını en aza indirmiş oluyor. Yapılışı: 50-100 ml arası yulafımızı sheakerımıza döküyoruz, ardından 3 tatlı kaşığı çikolatalı Nesquik toz, 250 ml ye denk gelinceğe kadarda süt koyuyoruz ve ardından yarım çay kaşığı da tarçın koyup sheakerımızı başlıyoruz çalkalamaya. Yaklaşık bir 15 saniye çalkaladıktan sonra Recovery içeceğiniz hazır hale geliyor ve sonra hemen tüketiyorsunuz. Şimdi şöyle bir hesap ettiğimizde besin değerleri: 100...

Devamını Oku