Blog

Barfiks Kabusunuz Olmasın – Yardım Burada!

Son zamanlarda “barfiks çekme” hakkında çok fazlasıyla soru aldığımızdan, daha önce paylaştığımız ve çok yararlı olacağını düşündüğümüz yazıyı tekrar ana sayfaya taşıyoruz. P90X’e başlayacak olanların nedense başlangıçta bazen “öcü” gibi korktukları bir konuya değinmek istedik: Barfiks! P90X Programı’na yeni başvuruda bulunan bayanların pek çoğu ve yine azımsanmayacak sayıdaki erkek, P90X Başlama Formu’ndaki “Mevcut Barfiks sayınız?” sorusuna biraz da ürkerek yaklaşır. Bu yüzden o sorunun altına “Hiç barfiks çekemeyenler 0 yazabilir” diye belirttik. Öncelikle şunu belirtelim ki, yalnız değilsiniz… P90X Programı, fazlası ile modifiye edilebilen, çok geniş kitlelere hitap eden ve hemen her ayrıntının düşünüldüğü bir program. Kadın ya da erkek, barfiks sayısı başlangıçta sıfır olan birinin, belki de yapması gereken en son şey “ben barfiks yapamıyorum” deyip, barfiks barı dahi edinmeyip, o hareketleri atlamasıdır. Onun yerine, her zaman söylediğimiz gibi vücudunuzu zaten alışık olduğu “Konfor Zonu”ndan dışarı çıkarmalı ve eksik olduğunuz konunun üzerine gitmelisiniz. Ara Not:...

Devamını Oku

Uyan… Uyan… Uyan… Uyan… Uyan…

İçinde bulunduğumuz mevsim geçişlerinden midir nedir, bugünlerde sabahları uyanmayı daha bir güç bulmanız muhtemel… İyiden iyiye soğuyan, dengesiz hava, kısalan günler, geç doğan ve eskisi gibi parlamayan güneş… Oysa ki dünyadaki 1 numaralı egzersiz yapmama bahanesi kabul edilen “vaktim yok!”un panzehiri, normalde kalktığınız saatten sadece 1 saat daha erken kalkmakta. Bunun için daha önce de bir erken kalkma videosu paylaşmıştık motivasyonel (Bakınız: Uyan ve Ayaklan! – * Yazıdaki videodaki tok sesli abimizin heybetinden almadan, Türkçe altyazı eklemek için CC tuşuna basmanız yeterli). Cumartesi – Pazar demeden, herkesten erken kalktığınız günlerin nasıl verimli geçtiğini hatırlayın. Hem uykunun niceliği (kaç saat olduğu) değil, niteliğidir (kalitesi) asıl önemli olan. Yatmadan önce odanızı havalandırın, mümkün olduğunca havalandırılmış temiz yastık-yorgan kullanın, yatak odanıza kesinlikle TV, tablet, cep telefonu taşımayın, yattığını yeri zifiri karanlık tutmaya çalışın… Ne yaparsanız yapın, uykunuzu kaliteli kılın. Önce bunu yapın, ki uykunuzu alasınız, ve erken kalkacak dinamizmi...

Devamını Oku

Koşubantlı Çalışma Masası? Kaldı Patronu İkna Etmesi!

Koşu bantlı çalışma masası mı dediniz?… Aslında böyle bir şeyin varlığından, belki de ilk olarak Victoria Beckham‘ın (hani şu futbolcu David Beckham’ın ikoncan eşi) Twitter’da paylaştığı, prototipini kendi yapmış olabileceği koşu bandı – çalışma masası kırma mobilyası sayesinde haberdar oldu dünya! Egzersize, harekete teşvike her zaman varız da; koşu bandında o 15 cm ince topuklu ayakkabılar olmamış be Victoria! Yok, cık! Ama biz devam edelim… İşte ikoncan ablamızın bu furyada katkısı ne kadardır bilinmez ama, yürüyüş/koşu bantlı çalışma masaları, kendini “modern” hisseden kimi firmaların ofislerinde yer almaya başladı bile. Tamam uzmanlar zaten, çağımızın sorun kaynaklarından sayılan “masa-başı” işlerdeki uzun çalışma saatlerinde sık sık mola verip, kısa yürüyüşler ve esneme hareketleri yapmayı sağlık için öneriyorlardı ama, koşu bantlı çalışma masaları bu işi bir adım daha ileriye götürdü. Gerçi fotoğraflara bakıp da “Peh! Hangi işveren buna izin verir ki?!” dediğinizi duyar gibiyiz… Ama kontra görüşte, yukarıda bahsettiğimiz uzmanların tavsiye...

Devamını Oku

“Müzik” ile Daha Etkili Sonuçlar Mümkün mü?

Müzik… Ruhun gıdasıdır demiş atalarımız. Bu güzel söylemin de ötesinde, müziğin insan beyni üzerindeki etkileri artık bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. 10 yaşında çocukluğunuzdaki mutlu bir dönemden kalma bir ezgi, yıllar sonra bile sizi saniyeler için o döneme geri götürüp, aynı şekilde o mutluluğu hissetmenize yetebilir; bu duyguyu muhtemelen yaşamışsınızdır. Peki, duygularımızı bu kadar yakından etkileyen “müzik” elementi, egzersizlerde de daha iyi performans göstermemiz için kullanılabilir mi? Kesinlikle evet! Dickinson Üniversitesinde, Doktor Christopher Capuano başkanlığında yapılan bir deneyde 6 ay boyunca, obez kadınlardan oluşan bir grup incelenmiş. İncelemedeki tüm kadınların 1,500 kalorilik bir diyet ve haftada 3 gün tempolu yürüyüş yapması sağlanmış. Grubun yarısından, yürüyüşleri sırasında kulaklıktan istedikleri müzikleri dinlemesi istenirken, diğer yarısı içinse herhangi bir müzik dinleme söz konusu değilmiş. Sonuç… Müzik dinleyen grupta aynı koşullar altında verilen ortalama kilo -16 iken, müzik dinletilmeyen kontrol grubunda bu rakam ortalama -8 kiloda kalmış. Bu deneyin...

Devamını Oku

Basında P90X: MensHealth’in Tony Horton Röportajı

Dünyanın 1 numaralı Erkek Fitness dergilerinden kabul edilen Men’sHealth dergisinin, P90X’in yaratıcısı Tony Horton ile yaptığı röportajı paylaşıyoruz… Saat 23:30… Bir adam siyah pantolonu, siyah gömleği ve gecenin o geç saatine rağmen güneş gözlükleriyle otelin lobisine doğru giriş yapıyor. 30’lu yaşlarda iki adam onu hemen tanıyorlar. Biri “Siz Tony Horton’sunuz” diyor, tam emin olamadığını belli eden bir yüz ifadesiyle. “Haydi canım, olamaz!” diyor diğeri de. İkisi de gördüklerinin o olduğuna inandıktan sonra Horton’a heyecanla P90X antrenman programlarının bir müdavimi olduğunu anlatıyorlar. Bu programların ABD’de peynir ekmek gibi satıldığını göz önüne alırsak, bu pek de sürpriz değil aslında. İkisi de diğer insanların garip bakışları arasında Horton’a karın kaslarını ve bisepslerini göstererek, antrenmanlarından nasıl faydalandıklarını ispatlamaya çalışıyorlar. Hatta adamlardan biri Horton’un DVD setinin şu anda bile otel odasında olduğunu söylüyor. Bu iki çılgın fanatiğinden kurtulan Horton, daha sonra başka hayranlarıyla buluşuyor, onlara imza veriyor ve kendiyle özdeşleşen...

Devamını Oku

“Önce & Sonra” Fotoğraf Çekimi Hakkında

Biliyorsunuz, dünyanın en iyi “Vücut Transformasyon (Değişim) Programı” kabul edilen P90X’te “Önce – Sonra” fotoğrafları çekmenizin önemi büyük. Peki neden? Birden fazla nedeni var… P90X süresince motivasyon faktörü önemlidir ve “Öncesi & Sonrası” fotoğrafları, çok etkili birer motivasyon aracıdır. İnsan kendini bir şekilde hergün gördüğünden, vücudunda meydana gelmeye başlayan değişikleri, gerektiği şekilde fark edemeyebilir. İşte burada fotoğraflar, üçüncü bir göz olacaktır. Sırasıyla birinci, otuzuncu, altmışıncı ve doksanıncı gün fotoğraflarınızı yan yana gördüğünüzde, değişiminiz hem siz ve hem de isterseniz çevrenizdekiler tarafından çok daha net bir şekilde monitör edilebilir. Peki doğru bir “Öncesi – Sonrası” fotoğraf çekimi nasıl olmalı? Dilerseniz örnekler ile açıklayalım. Önce kötü örnek! Aşağıdaki 1-30-60-90. gün fotoğrafları, P90X mezuniyet yazısı daha önce sitede yayınlanan Enes’e ait (Enes – 90 Günüm Bitti Sonunda) Alınmayacağını bildiğimizden, dürüstçe söyleyebiliriz ki “Öncesi – Sonrası” çekimi nasıl OLMAMALI’ya çok iyi bir örnek :-) Şimdi, nelerin yanlış olduğuna bakarsak… Fotoğrafların hemen...

Devamını Oku

Size İyi Bayramlar… Ama Midenize Değil :-)

Öncelikle tüm P90X-Türkiye Ailesinin bayramını kutlar ve hepinize sağlıklı, huzurlu, güzel bir bayram dileriz. Bu sayfalarda nice değişim hikayelerine tanık olduk, birbirimize destek olduk, beraber motive olduk… Nice sağlıklı ve mutlu bayramlar geçirmek hepimizin ortak dileği. Mutlu ve sağlıklı bayram geçirmenin yolu ise yine sağlıklı beslenmekten geçiyor. Her zaman olduğu gibi bayramlarda da yapabileceğimiz en iyi ölçüde sağlıklı beslenmeye devam etmek işin sırrı. İşte bayramda da ipin ucunu kaçırmamak için 10 madde: 1. Sağlıklı beslenme konusunda öncü olun; sağlıklı bayram sofralarında küçük kaçakları hafif atlatmak daha kolay. Eğer siz ev sahibi iseniz, misafirlerinizin ve kendi sağlığınız için sağlıklı ve hafif yemekler ve tatlılar hazırlayın. Kızarmış yağlı yiyeceklere, ağır hamur tatlılarına sofranızda yer vermeyin. 2-3 çeşit sebze yemeği, tam tahıl ekmeği, yoğurt – yoğurtlu sebzeli salatalar, bol çiğ sebzeler, bol ve çeşitli mevsim meyveleri sofranızın demirbaşları olsun. İçecek olarak da suyu ön plana çıkarın. 2. Çeşitli...

Devamını Oku

Ramazan’da Beslenme…

Toplumsal hayatımızda önemli bir yer teşkil eden Ramazan ayının, P90X’e ara vermek ya da hiç başlamamak için bir neden olmaması gerektiğine, daha önceki “Ramazan Ayında Egzersiz” yazısında, özellikle egzersizler ve zamanlaması üzerinde durarak  değinmiştik.  Şimdi ise, en az onun kadar önemli “beslenme” konusuna değineceğiz. Ramazan ayında yapılan en önemli beslenme değişiklikleri arasında, günlük beslenme şekli ve öğün sayısının değiştirilip, üç ana öğün ve ara öğünlerden oluşan günlük beslenme düzeninin hemen hemen iki öğüne indirilmesi ve özellikle hamur işleri, tatlılar, kırmızı et, ekmek, pilav ve makarna tüketiminin artması yer almaktadır. Oysa oruç tutarken sağlıklı ve çeşitli besin seçenekleri ile yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanması esas olmalıdır. Ramazan ayında bireylerin günlük almaları gereken enerji, protein, karbonhidrat, yağ, vitamin ve mineral oranlarının aslında değişmediği ve bu süre zarfında da sağlığın korunması ve yaptığınız fiziksel aktivitelerden de en iyi verimin alınması açısından yine yeterli ve dengeli beslenmenin gerekli olduğu unutulmamalıdır. Yeterli ve...

Devamını Oku

Ramazan Ayında Egzersiz!

Ve işte bir süredir sorulan ve beklenen konu başlığı… Herkesin bildiği gibi P90X, Insanity ya da Hybrid programları bir sprint koşusu değil, daha çok bir maraton! Ve 16 Mayıs 2018 günü başlayacak olan Ramazan ayı, bu yıl yine pek çok kişinin egzersiz takvimine denk düşecek. Bu Ramazan ayı da yine sıcak ve uzun yaz aylarına denk geliyor. Ama oruç tutanlar için Ramazan süresince programınıza ara vermeniz gerekmiyor. Aksine, dikkat edeceğiniz birkaç küçük püf noktasıyla, hem iftar sonrası ani yükselen kan şekerinin negatif etkilerini azaltabilir, hem de yavaşlayan metabolizmanızın yine gün boyunca hızlı kalmasını sağlayabilirsiniz. Uzmanlar, Ramazan döneminde metabolizmanın yavaşlama eğiliminde olduğunu göz önünde bulundurarak, mevcut günlük aktivitenizi azaltmamanız üzerinde birleşiyorlar. Ancak tabii ki P90X, Insanity ya da Hybrid gibi “ekstrem” sayılabilecek egzersiz programlarında bazı özel noktalara dikkat etmek, hem sağlığınız hem de sonuçlarınız açısından önemli olacaktır. İşte Ramazan ayı boyunca özellikle dikkat edebileceğiniz püf noktaları: – Egzersizinizi...

Devamını Oku

Dün de “Yarın” Demiştin…

Bize her gün yüzlerce, belki daha fazla email (ve Whatsapp mesajı) geliyor… Hatırı sayılır bir bölümü “aslında daha önce görmüştüm, bir süredir de araştırdım (hatta aldım) ama bir türlü başlayamadım” temalı… Bu şekilde erteleyenler için aslında temelde 2 seçenek var; ya pişmanlığın acısı, ya da disiplinin hazzı! Yoksa bugüne kadar temelde egzersiz ve sağlıklı beslenmeye başlayıp da pişman olan 1 kişi dahi çıkmadı! İşte bugünün motivasyon sözü de… çok doğru, tıpkı diğerleri gibi (kaçıranlar arama çubuğuna “Motivasyon Atasözleri” yazabilir). Bu söz, dün de “yarın” diyenler, yarın da “ertesi gün” diyecekler için… Konu sadece egzersiz ya da sağlıklı beslenme vs. de değil… Bizleri hedeflerimizden uzaklaştıran, onlara meydan okuma şansı dahi tanımayan, aslında “atalet” ve de “yarına bırakma” durumu… Yoksa bu yarınların bir sonu yok. Ya da aslında var, bilinen tek sonu! Bu yüzden sözümüz kısa ve öz… Dün de “yarın” demiştiniz, artık yapın! Yapmayı düşlediğiniz her...

Devamını Oku

Hiç Egzersiz Yapmadan ve Her İstediğini Yiyerek Fit Ol!

“P90X-Türkiye’de bugüne kadar okuduğunuz her şeyi unutun!… Hiç egzersiz yapmadan ve istediğiniz her şeyi tüketerek, siz de fotoğraftaki gibi vücutlara anında kavuşabilirsiniz!… “ Elbette bundan sadece 1 Nisan şakası olur :-) Ama muhtemelen artık çok iyi biliyorsunuz ki, P90X bir şaka değil, alabildiğine gerçek. Ve sonuçları da “ciddi”… O yüzden üzgünüz… Bu işin sihirli bir değneği ya da mucizevi bir kısayolu falan yok. Yani en kısayolu, yine aslında P90X iledir, onu söyleyebiliriz. O zaman isterseniz, sadece 1 Nisan’ın şerefine bugünü bu “şaka” ile geçirin ya da… Çok değil tam 90 gün sonra çok “ciddi” sonuçlar için, hemen bu günden kolları sıvayıp, ciddileşin… Çünkü göz açıp kapayıncaya kadar geçen “yılbaşı”nda programa başlayanlar, tam da bugün hayatlarının en fit fiziğine kavuştular bile! Peki siz neyi bekliyorsunuz?!...

Devamını Oku

Instagram’da Takip Edilesi 5 Kral Hesap!

“Doğrusu Facebook, Twitter ayrı ama… Instagram’ın formatını ve basitliğini seviyoruz! Özellikle Fitness Guru’larını takip etmek ve hiç yoktan motive olmak için mükemmel bir platform. Evet belki biraz klişe gelebilir. Dağda bayırda, orda burada Yoga pozları… Hep brokoliler, sağlıklı meyve sebzeler (bu insanlar hiç mi pizza yemez yahu!)… Ya da hep plajlar, bikiniler (bu insanların memleketlerinde hiç mi soğuk hava olmaz yahu!)… Ama ne olursa olsun, çevrenizi ya da vizyonunuzu fit insanlarla kuşatmak, sizi de fitliğe yaklaştırır düşüncesi doğru (bunun tersi de doğru). Bu Instagram hesaplarını takip ettikçe, insanın motive olmaması zor! İlk yazıyı, önce kadınlara ayırdık, ama erkek versiyonunu da yapacağız.” demiştik hatırlarsanız :-) İşte Instagram’da takip edilesi diğer 5 yaman hesap! 1) Lazar Angelov – @lazar_angelov_official 5.8 milyon takipçi… Bulgar vücut geliştirmeci, fitness modeli, personal trainer… Google’a “fit vücut” yazdığınızda onun kusur bulması zor fotoğraflarından biriyle karşılaşacak olmanız kuvvetle muhtemel. “Ortalarda yok, sakatlandı mı,...

Devamını Oku

Instagram’da Takip Edilesi 5 Yaman Hesap!

Doğrusu Facebook, Twitter ayrı ama… Instagram’ın formatını ve basitliğini seviyoruz! Özellikle Fitness Guru’larını takip etmek ve hiç yoktan motive olmak için mükemmel bir platform. Evet belki biraz klişe gelebilir. Dağda bayırda, orda burada Yoga pozları… Hep brokoliler, sağlıklı meyve sebzeler (bu insanlar hiç mi pizza yemez yahu!)… Ya da hep plajlar, bikiniler (bu insanların memleketlerinde hiç mi soğuk hava olmaz yahu!)… Ama ne olursa olsun, çevrenizi ya da vizyonunuzu fit insanlarla kuşatmak, sizi de fitliğe yaklaştırır düşüncesi doğru (bunun tersi de doğru). Bu Instagram hesaplarını takip ettikçe, insanın motive olmaması zor! Bu ilk yazıyı, önce kadınlara ayırdık, ama erkek versiyonunu da yapacağız. İşte Instagram’da takip edilesi 5 yaman hesap! 1) Emily Skye – @EmilySkyeFit 1.2 milyon takipçi… Avustralya’lı Fitness Model – Antrenör’ün kaya gibi sağlam 6-pack’lerinden gözlerinizi alamıyorsunuz. O da cömertçe sergilemekten hiç geri kalmıyor zaten :-) 2) Michelle Lewin – @Michelle_Lewin_ 6.6 milyon takipçi…!...

Devamını Oku

Cips Yemek = Litre Litre Yağ İçmek!

Haftasonu, diğer bir deyişle “abur cubur atıştırma günleri” gelmişken, başlığı ve görseli ile en etkileyici Blog’lardan biri seçilen cips yazımızı, yeniden ana sayfaya taşıyoruz :) Yoksa siz hala cips mi yiyorsunuz?! O zaman hemen söyleyelim, TÜBİTAK’ın yaptığı araştırmaya göre, incelenen 50 ürün içerisinde en yüksek oranda kanserojen madde içeren gıdanın adı: Cips! Cips, muhtemelen Kola ile birlikte, bu dünyada vücudunuza koyabileceğiniz en zararlı yiyeceklerden. Toplumsal olarak ayran ve süt gibi öz ve oldukça faydalı değerlerimizi kaybediyoruz. Bunun yerine zararları sabit olan kola ve cips gibi ürünler, belki milyarlarca lira harcanan reklam kampanyalarının da etkisiyle, çok daha agresif bir şekilde tüketimimize sunulmakta. Amerikan Tabipler Birliği’nin araştırmasına göre “Kolalı içecek alışkanlığının kemik kırıkları sıklığını 3 kat artırdığını ve tüm hastalıklara davetiye çıkaran şişmanlık ile kola tüketimi arasında önemli bir bağlantı” söz konusu. Farkındayız, Cola’ya sataşmadan duramıyoruz ama yine konumuz olan cipse dönersek; her gün milyonlarca kişinin tükettiği cipsler tehlike saçıyor....

Devamını Oku

Tipik Bir Sevgililer Günü Yazısı… Değil!

Bugün 14 Şubat Sevgililer Günü… Sizi bilmiyorum ama şahsen Sevgililer Günü’ne çok inanan ya da aman aman önem veren biri değilim :-) Aslında biraz ticari düşünülmüş, “alın-verin, ekonomiye can verin” tarzı, yılbaşındaki hediye alış-verişinden yeni belini doğrultmuşlara tam zamanında gönderilen bir gün olduğunu düşünürüm… Ama artık madalyonun diğer tarafından da bakıyorum durumlara. Ünlü Floransa’lı düşünür Mahciavelli‘nin “Başarıya ulaşan her yol mübahtır” dediği gibi, sizi de bir şekilde egzersize başlatabilecek her yol mübahtır. Kimisi “tamam belki bu Sevgililer Günü’nü de sevgilisiz geçirdim ama, hayatımı değiştirmeye şimdi başlasam, 1 koca yılda neler yapılmaz ki, siz beni o zaman bir sonraki Sevgililer Günü’nde görün…” diyecek ve gerçekten bunu gerçek kılacak. Ya da başka birisi, “sevgilime ya da eşime verilebilecek aslında en iyi hediye, peluş bir ayıcık değil de, daha sağlıklı bir BEN’dir” deyip, bunu hayata geçirecek. Veya başka birisi de konuya bu kadar “platonik” değil de, daha “medikal”...

Devamını Oku

Sayfa:123...51015...Son »