Blog

Nefret Edeceksiniz… Ama Aşık da Olacaksınız!

İşte P90X’in özeti! Aslında bu tarihi söz (I hate it, but I love it!), programda toplam 29 ya da 30 kez karşınıza çıkacak olan 16 dakikalık çılgın Karın Parçalayıcı (Ab Ripper X) DVD’si için söylenmiştir. Ama sanırım bu sözü P90X Programı’nın tümüne atfetmek de yanlış olmaz. Programa yeni başlayanlar mutlaka bu “aşk – nefret” ikilemini yaşayacaklardır… Yıllarca masa başı işe, hareketsizliğe, yürüyen merdivenlere, asansörlere, pizza-kola’lara, abur-cuburlara alışmış vücut, ilk günlerde neye uğradığını şaşırıp, “sen bana ne yapıyorsun, bu da nereden çıktı” der ve nefret edebilir. Ama aynı anda büyük de bir aşk doğmaktadır. Çünkü… Belki sabahları her zamankinden erken de kalkılsa, iş yerine ya da okula varıldığında çevredeki herkes hala afyonu patlamamış mahmur gözlerle bakınırken sizde yaşanan enerji patlaması, beraberinde çok daha hızlanan bir metabolizma, yıllardır içine giremediğiniz favori pantolonunuzun içine girebilmek, çevrenizden fit göründüğünüze dair iltifatlar almaya başlamak, artan özgüveninizle paralel olarak artan sosyal çevreniz,...

Devamını Oku

4 Maddede Sakatlıktan Korunma Rehberi

Bahar ve yaz ayları artık neredeyse kapıda, motivasyonlar yüksek, P90X iyi gidiyor, herşey yolunda… İşte bu güzel tabloyu bozabilecek en talihsiz durum, istenmeden ortaya çıkabilecek bir sakatlık ve çok sevdiğiniz programınızdan uzak kalma. Öncelikle hemen belirtelim, P90X Programı hemen her şeyin düşünüldüğü, olabildiğince profesyonelce dizayn edilmiş ve normal koşullarda kendinizi sakatlamanızın oldukça zor olduğu bir program. Ama tabii ki herhangi bir sakatlığa kendi elinizle davetiye çıkarmamanız için bazı konulara dikkat etmeniz gerekiyor. İşte sizi başarılı P90X maceranızdan alıkoyabilecek sinsi bir sakatlığı yaşanmadan önlemek için dikkat edebileceğiniz maddeler: 1) Isınma Hareketlerini Atlamayın! “Bunu zaten yapan var mıdır?” demeyin çünkü maalesef var. P90X Programı dizayn edilirken “aman egzersizler 55 dakika olmasın da ısınmaları çıkaralım, 45 dakika olsun, kulağa daha hoş gelir” denilebilirdi, ama tabii ki öyle yapılmadı (ki böyle programlar da var!). Onun yerine, asıl antrenmanda çalıştıracağınız kasları önceden hazırlayacak ısınma hareketleri düşünülerek, egzersizlerinizin başına eklendi. Mutlaka...

Devamını Oku

Bu Pazartesi Başlayacaklara Beslenme Önerileri…

Bugün hem Nisan ayının başı, hem de Pazartesi! Sitedeki sayaç gösteriyor ki, “Bugün programa başlayacaklar, tam olarak 1 Temmuz’da hayatlarının en iyi fiziğine kavuşacak!” Yani forma girmek için ne kadar da ideal bir zamanlama… Hal böyle olunca, bugün(lerde) programa yeni (ya da yeniden) başlayacaklar da rekor seviyede! Bu sebeple P90X-Türkiye olarak biz de, programda işinize yarayacak beslenme ipuçlarıyla gelmek istedik. Programı uygularken, tükettiğiniz kalorilere dikkat etmek elbette ki önemlidir. Ama gıdım gıdım kalori hesabı yapmaya dayalı beslenme şekilleri veya şok diyetler, tam tersi aklınızı sürekli yemekle meşgul eder. Üstelik ince kalori hesapları yapıp da uyamamak, gereksiz yere suçluluk hissetmenize de neden olabilir. Onun yerine, genel olarak sağlıklı gıdalar tüketmek daha kolay olmaz mı? Ürünleri satın alırken üzerinde bulunan gıda etiketlerini okumayı alışkanlık edinin. Bu sayede, yiyeceklerin kalori ve besin değerleriyle ilgili genel algınız gelişirken, sağlığa zararlı ve kilo almaya neden olan bazı maddelerden de uzak durabilirsiniz...

Devamını Oku

Hiç Egzersiz Yapmadan ve Her İstediğini Yiyerek Fit Ol!

“P90X-Türkiye’de bugüne kadar okuduğunuz her şeyi unutun!… Hiç egzersiz yapmadan ve istediğiniz her şeyi tüketerek, siz de fotoğraftaki gibi vücutlara anında kavuşabilirsiniz!… “ Elbette bundan sadece 1 Nisan şakası olur :-) Ama muhtemelen artık çok iyi biliyorsunuz ki, P90X bir şaka değil, alabildiğine gerçek. Ve sonuçları da “ciddi”… O yüzden üzgünüz… Bu işin sihirli bir değneği ya da mucizevi bir kısayolu falan yok. Yani en kısayolu, yine aslında P90X iledir, onu söyleyebiliriz. O zaman isterseniz, sadece 1 Nisan’ın şerefine bugünü bu “şaka” ile geçirin ya da… Çok değil tam 90 gün sonra çok “ciddi” sonuçlar için, hemen bu günden kolları sıvayıp, ciddileşin… Çünkü göz açıp kapayıncaya kadar geçen “yılbaşı”nda programa başlayanlar, tam da bugün hayatlarının en fit fiziğine kavuştular bile! Peki siz neyi bekliyorsunuz?!...

Devamını Oku

Hatırladınız mı? Geri Döndüm… 30 Gün Sonuçları

Merhabalar. Ben Ramadan. P90X-Türkiye’nin “ilk göz ağrı”larındanım :) 22 Eylül 2013’te setimi aldım ve geldiği günden başlayıp hiçbir gün hiçbir şeyi aksatmadan başarıyla bitirip mezuniyetin tadını (1,5 sene kadar) çıkardım :) O zamanlar yaptıklarımla ilgili her şey detaylıca eski yazılarımda mevcut (“30 Gün“… “45 Gün“… “90 Gün” Blog’ları) Eski zamanla ilgili söyleyeceklerimi çok fazla uzatmak istemiyorum. Geçmiş geçmişte kaldı, kalmamalıydı ama kaldı. Üniversiteye başladım. Çok fazla şey değişti, çok fazla şey yaşadım. Sonucunda da eski halime hatta daha kötüsüne döndüm. Söylemek istediğim çok fazla şey var. Bir çok konuda bir çok şey ama elimden geldiğince en yararlı bulduklarımı seçip onları yazacağım. Lise zamanımda her şeyimi annem hazırlıyordu. Çamaşırlarımdan yemeğime, okulda yiyeceklerimden temizliğe. Böylece P90X yapmak bana oldukça kolay gelmişti. (Üşenme olayları açısından söyledim.) Ama üniversitede öyle mi? :) Her şey benim üstüme kaldı, bütün evin sorumluluğu ve bu zamanlarda yaşadığım sıkıntılarımdan dolayı sağlıksız yiyeceklere alıştım, eski...

Devamını Oku

Alkol ve Etkisi…

Hemen baştan hatırlatmakta fayda var, bu yazıda alkol tüketiminin dindeki yerine değinmeyeceğiz ve bizim asıl konu alanımız olan “alkol ve vücut”, özellikle de vücuttaki yağlanma üzerindeki etkisi üzerinde duracağız. Bu girizgah da yanlış anlaşılmasın, bana Aykut Hoca deniyorsa, bu “nefesi kuvvetli bir hoca” olduğumdan değil, fitness konusundaki hocalığımdan gelir :-) Alkolün dindeki yeri konusunda kendimi kesinlikle otorite görmemekteyim, ama yazının altındaki “yorumlar” kısmı tabii ki o konuda da her türlü paylaşıma açık olacaktır. Eskiden bayramlarda evlerde likör ikram edildiğini hatırlarım, o adet hala kaldı mı bilmiyorum… Bu yazıyı okuyan siz, ister hergün alkol alan, ister hafta arası ağzına sürmeyen ama haftasonunu iple çeken, ister de uzun süre aklına bile gelmeyen ama kırk yılda bir de dibine vuran biri olun; alkolün vücudunuza fitness bakış açısıyla etkileri yönünden ilginizi çekeceğini düşünüyorum. Peki alkol bizi neden, özellikle de göbek çevresinde yağlandırıyor? Halbuki içeriğine baktığınızda hiç de yağ içermemesine...

Devamını Oku

P90X Sırları Serisi…

Her zaman söylediğimiz gibi P90X, Insanity ya da Hybrid Programları, belki dünyadaki en kolay egzersiz programları olmayabilir, ama gerçekten %100 sonuç aldıran ve de bunu hem profesyonel hem de keyifli bir şekilde başaran, alanlarında en iyi programlar olduğu söylenebilir. Programları daha önceden bitirmiş, şu an yapıyor ya da yeni başlamayı planlıyor olabilirsiniz. Ve “keşke bunu daha önceden bilseydim” diyeceğiniz ipuçları, taktikler ve de sırlar, bu hayat değiştirici serüveninizde sizin için fark yaratıcı olacaktır. İşte P90X Sırları serisi… Daha Az Seyahat Etmiş Sebze-Meyve Tercih Edin! Evet, sebze-meyvenin de az seyahat edeni, çok seyahat edeni olur. Örneğin muzu ele alalım… O küçüklüğünüzden beri bildiğiniz Chiquita markası (Ajdar’ın Çikita Muz şarkısı!)… İşte markette, o kafasında meyve sepeti taşıyan kadınlı Çikita etiketli muzları gördüğünüzde bilin ki, o muzlar taaa Güney Amerika’dan (tam olarak Costa Rica, Guatemala, Honduras ve Panama’daki muz çiftliklerinden) gelmekte. Ve gemilerdeki konteynerlerle onca yolu kat eden...

Devamını Oku

Bugün Hiç Canım İstemiyor Diyenlere…

Daha önceki bloglarımda da yazdığım gibi (Kürkçü Dükkanı ve Tilki – Ve 30 Gün Sonuçları), benim için P90X 90 günlük bir program değil. Ben P-ömürboyu-X yapmayı seçtim. 90 gün yaptıktan sonra en iyi vücuda ulaşmak, sonra spordan uzaklaşıp abur cubura dadanmak değil planım. Bundan 10-20 yıl sonra nasıl görüneceğimi(zi)n ve nasıl hissedeceğimi(zi)n yatırımlarını bugünden yapmaya başlamam(ız) gerekiyor. 50 yaşına gelince hastane köşelerinde sürünen, sürekli “her yanım ağrıyor” diye sızlanan, tansiyon hapını alıp tüm gün televizyon karşısında kanepede yayılan teyze ve amcalara da dönüşebiliriz; en fazla 30’larında gösteren, her fırsatta kendini dışarı atacak kadar dinç teyze ve amcalara da. Neye dönüşeceğimizi, yediklerimiz ve yaptıklarımız belirliyor. Seçimlerimiz, geleceğimizi şekillendiriyor. P90X’i “bir arkadaşınızdan” edindiyseniz eğer, bir süre yaptıktan sonra devam edemezsiniz genelde. Çünkü P90X’in ev fitness programları arasında çığır açan kısmı, hareket çeşitliliği ve kas şaşırtması sistemi kadar, beslenme planı ve takip çizelgeleridir (diğer adıyla Egzersiz Kayıt Formları)....

Devamını Oku

Benim Mezuniyet (Henüz Anaokul :)

Merhabalar, Bugün,  sadece 6 günlük bir gecikme ile programın 1. aşamasını bitirmiş bulunuyorum. Bu 96 günde neler yaşadım, neler tecrübe ettim paylaşmak isterim. Spora aşık biri olarak, bu programın da tam bana göre olmasıyla birlikte her gün yeni bir heyecanla bastım “play” tuşuna… Başlangıçta sık sık tartılıp Hybrid Programı’nın bende mucize yaratmasını bekliyordum, ama bir mucize olmuyordu… Neden mi? Beslenmem hala kötüydü ve ben de sadece kiloya odaklanmıştım. 1-2  hafta beslenmeyi de az da olsa kontrol altına almayı başardım ve iyi sonuçlar almaya başlamıştım ki başka bir şehirde yaşayan anne ve babamın bize gelmesiyle ipin ucu kaçtı yine.  Bir arada tüm kardeşler de toplanınca her gün yedik içtik derken ben başa dönmüş oldum! Hatta belki daha da kötü olmuş olabilir, tartılmadığım için bilmiyorum ama aynada fark ediyordum… Tek olumlu olan şey programı aksatmadan yapabilmem oldu… Ama yeterli olmadı çünkü Aykut Hocamın dediği gibi “egzersiz 1 adım ileriyse,...

Devamını Oku

Markette “Barkod”suz ve “Kenar”dan Alışveriş!

Bize en sık gelen sorulardan biri de, “market alışverişimi nasıl yapmalıyım?” sorusudur. P90X-Türkiye sitesi, “gidin marketten şu kadar gram karides, şu kadar papaya, aman şu kadar safran… vs alın” diyecek bir site değil! Daha açık bir deyişle, size balık veren değil, balık tutmayı öğreten site! Yani, şimdi size “şunu şunu alın” demek yerine, çok daha kolay anlaşılabilecek şekilde, genel olarak market alışverişinizi nasıl yapabileceğinizi anlatacağız. Market alışverişlerinizde sağlıklı seçimler yapıp yapmadığınızın bir göstergesi de, sepetinizde kendinden barkodu olmayan ürünlerinizin çokluğu ile anlaşılır. Genellikle tüm sebze ve meyveler, bazı tahıllar, kuruyemişler ve endüstriyel işlemden geçmemiş et, tavuk ve balıklar bu kategoriye girerler. Öte yandan, endüstriyel işlemden geçmiş, muhtemelen içinde bin çeşit katkı maddesi barındıran her ürün ise istisnasız barkodludur. O zaman bir dahaki market alışverişinizde, birazcık kasiyerleri ve reyon sorumlularını “yormayı” hedefleyin. Eğer meyve-sebzelerin kasada tartıldığı (bazı Migros ve Carrefour’larda olduğu gibi) marketlerden birindeyseniz, kasiyer aldığınız...

Devamını Oku

Keçi Sütü – İnek Sütüne Karşı

Bizlere hep küçüklüğümüzden beri empoze edilen “süt iç, süt iç” telkinleri, son yıllarda yerini bazı soru işaretlerine bırakmış durumda! Tabii burada son dönemde sorgulanan sütün “inek sütü” olduğunun altını çizelim. Yoksa bildiğiniz gibi “anne sütü” yeni dünyaya gelen bir bebek için en kilit  yapı taşıdır, bunda soru işareti yok. Zaten tartışma tam olarak da burada başlıyor. Dünyada insan dışında hiçbir canlının sütten kesildikten sonra süt alımına devam etmemesinden!  Hayvanlarda yavru, insanlarda da bebek sütten kesildikten sonra, sütün doğal yoldan sindirimini sağlayan enzimler yok olur. Bu şekilde insanda “Laktaz” enziminin azalması da, (yetişkin) insanların aslında daha fazla süte ihtiyacının olmadığının bir kanıtı olarak gösteriliyor. İşte genel olarak sütün yararının mı yoksa zararının mı birbirine üstün olduğu tartışıladursun, günümüzde inek sütünün tartışılmayan en yaygın yan etkisi genellikle “sindirim” üzerinedir. İnek sütü, insanın sindirimi açısından dünyanın en ideal besini sayılmaz. Çoğu insanda “gaz problemi” yarattığı doğrudur ve bunu en iyi...

Devamını Oku

Korkak, Tembel, Galip…

Bu sitenin kurulduğu 2012 yılından beri, sizlerden günde 100’lerce, bazen 1000’lerce mail gelmekte… Herkesin amacı, hedefi, belki korkuları, endişeleri, soruları, özetle “hikayeleri” farklı farklı… Tabii ki kimseyi sınıflandırmak haddimize değil, ama “motive etmek” haddimize. Bu bugün bu yazıyı da bunun için yazıyoruz. İşte bütün bu “hikayeleri” gördükten ve süzgeçten geçirdikten sonra, insanların hayatlarında dönüm noktasını oluşturduğunu düşündüğümüz bu egzersiz programına karşı yaklaşım, belki de 3 ana kategoride toplanır. Korkaklar, Tembeller, Galipler… Korkaklar; şüphesiz bu sınıfın en kötüleridir! Korkaklar, asla başlayamaz. Korkaklar, o “konfor zonu”nun dışına çıkamaz. Aslında çıkmak ister, o sayede bu siteye bir şekilde yolu düşmüştür, ama korkar işte, o adımı atamaz. İnanır mısınız, bize şu cümlelerle gelenler az da değil; “ben bu programı belki 1-2 senedir araştırıyorum”. Yorum yok… Tembeller; ortanca sınıftır. Tembeller ise asla bitiremez. Tabii, başlamak da bir şey ama unutmayın, bizim burada amacımız sizi sadece “başlatmak” değil, asıl “bitirtmek”. Onlar...

Devamını Oku

Kim 50’lerinde Böyle Olmak İstemez?

Bir önceki yazımızda bir “Ömür Takvimi” paylaşmıştık… Hayatınızın her haftasını 1 kutucuk sayarsak, tüm ömrünüzün (hem de oldukça optimistik 90 yıllık bir ömrünüzün) ufak bir sayfaya sığdığını görmüştük. Bardağın boş tarafından bakanlar için biraz karamsar bir tablo çizmişti. Şimdi tabloyu pozitife çevirme zamanı! “Yaş” dediğiniz faktör, kimileri için sadece kağıt üzerinde bir rakam. Tamam “ben, hissettiğim yaştayım!” kadar klişe de değil ama, yaş 50’ye merdiven dayadı ya da geçti diye, “salmak” zorunda da değilsiniz! Hemen yandaki karede, Daniel Craig’i (son James Bond) 48 yaşında görüyorsunuz. Nice 50’ler var, nice 18’liklerden daha sağlıklı… İşte ömür takviminin yarısından fazlasını tüketmiş olanlar için dahi, “geç kalmışlık” söz konusu değil. Bunun mümkün olduğunu size göstermek için fazla uzaklara gitmedik. P90X ve Insanity Programları’nın yaratıcısı Beachbody’nin 50 yaş üstü kategorisindeki bazı sonuçları, tarihleriyle birlikte sizinle paylaşmak istedik. Belki, yolu henüz buralara çok yakın olmayanlar için şimdiden fazla anlam ifade etmeyebilir. Ama 50’lerinde...

Devamını Oku

Üşengeçlik ve Erteleme Üzerine… (Ömür Takvimi)

Bugün sizlerle paylaşacağımız tek karelik görselimiz, belki en ihtişamlı, en albenili, ne “janjan”lı olanı değil… ama sanırım en etkileyicisi, en “vurucu”su! Aşağıda göreceğiniz tablonun adı “Ömür Takvimi”. Bu tabloda, 90 yaşına kadar yaşayacak birinin tüm hayatını görüyorsunuz. Her bir kare, 1 haftayı göstermekte. Soldan sağa 52, yukarıdan aşağı 90. Yani yukarıdan aşağı her satır, bir yılınız. Sorun şu ki, aslında önümüzde o kadar da fazla “kare” yok! Bu gerçek, bu şekilde gözümüze sokulunca, daha bir korkutucu oluyor. Yoksa bilirsiniz, 5 yaşındaki bir çocuk için 20’ler çok “büyük”tür, hatta yaşlı. 20’lerinde biri ise 40’larında olanı, bir ayağı çukurda, işe yaramaz görür neredeyse. Oysa 40’larında olan kendini daha çok “genç” addeder. 60’larında olan ise son bir optimizm ile “ikinci bahar” yakıştırmaları yapar kendine… Bu neredeyse öldüğünüz güne kadar böyle gider, skalanın neresinde olursanız olun, bu duyguların aşağı yukarı benzerlerini yaşarsınız ve yaşayacaksınız; kaçarı yok. Dedik ya, aşağıdaki tabloya şöyle...

Devamını Oku

Egzersiz 1 Adım İleriyse, Kötü Beslenme 2 Adım Geridir!

Derler ki, bazen 1 görsel 1000 söze bedeldir… Bugün sizler için hazırladığımız aşağıdaki görsel de onlardan biri. Ama biz yine de üzerine birkaç kelam edelim… Bize, özellikle de haftasonlarından sonra “1-2 gün yemeği çok kaçırdım, sorun olur mu?” sorusu çok sık gelir. Tabii burası bir Nazi Kampı değil ve arada arkadaşlarınızla çıktığınızda kontrolü elden bıraktığınız günler olabilir. Hatta fitness camiasında bunlara “cheat day” denir; yani birebir çevirisiyle “aldatma günü”. Gerçekten de bir anlamda, kendinize koyduğunuz uzun vadeli fit olma hedeflerinize karşı bir aldatmadır yapılan, bir kaçamak. Konu buraya gelmişken, bir noktayı da belirtelim. Aslında beslenme uzmanları bu tarz “aldatma günleri”nin ara sıra yapıldığında, uzun vadeli “diyet psikolojisi” ve stresinin önüne geçmede faydalı dahi olduğunu söylüyor. Zaten günler boyu kendinize “mantı yememeliyim, mantı yememeliyim, mantı yememeliyim…” dedikçe, bilin bakalım düşündüğünüz tek şey ne olur: MANTI! İşte o zaman onu yeyip kurtulmak, belki de en sağlıklısı. Ama bizim...

Devamını Oku

Sayfa:123...51015...Son »