Yazar: Aykut Hoca

Güncel Yazıları: Aykut Hoca

“Mükemmel Vücut” Denince Google’da İlk Çıkan!

Hemen soldaki görselde yer alan arkadaşın fotoğrafına bir yerden aşina olabilirsiniz. Çok ünlü biri sayılmaz ama Google Amca’ya İngilizce olarak “mükemmel erkek fiziği” (perfect male body) yazdığınızda karşınıza ilk çıkan görsel… Google’da “mükemmel vücut” yazıldığında birinci sırada (ya da en azından ilk üçte) çıkmak büyük bir onur. Biz, fazla tanınmayan bu arkadaşı biraz araştırdık… Nick Auger. 1982 Florida, ABD doğumlu… Eski bir Bilgisayar Mühendisliği öğrencisi… Buraları hızlı geçelim… Nick, 2003 yılı Model Universe (Dünyanın en prestijli modellik yarışması – Bodybuilding’deki Mr. Olympia ile kıyaslayabilirsiniz) yarışmasının birincisi, hem de mükemmele yakın bir skor ile. Buraya kadar da çok ilginç değil… Ama neredeyse kimse tarafından bilinmeden, daha öncesinde hiç favori gösterilmeden, bir anda ortaya çıkıp (sonra da bir anda ortadan kaybolup – oraya birazdan geleceğiz…) ünvanı alan Nick, birinciliği kazandığı günkü konuşmasında, sadece 2 yıl öncesinde neredeyse “sıfır” noktasında olduğunu söyler… Yani bu yazıyı okuyan ortalama siz-biz...

Devamını Oku

3 Soru 3 Cevap…

Yeni yılın ve meşhur(!) 1 Ocak’ın yaklaşması ile, yan gelip yatmalar yerini yavaş yavaş kıpırdanmalara bıraktı… Yarın yokmuşçasına yenen McDonald’s – BurgerKing’lerin vücutlarda yer eden yerleri, şimdilerde kaşınmaya başladı (yazın yediğin hurmalar, kışın bir yerini tırmalar hesabı!)… Hal böyle olunca, yeni yıla yeni umutlarla girmek isteyenler de, biraz geç kalınsa da yine P90X’in kapısını çaldı! Geç kalındı desek de, aslında zararın neresinden dönülse kar, ne kadar erken o kadar iyi. Bu sözümüz, illa klasik olarak “1 Ocak’ta başlarım”cılara gelsin… İşte maalesef kazın ayağı öyle olmuyor; her yıl tüm dünyada “1 Ocak”cıların akıbetini iyi biliyoruz. O yüzden bu yeni yıl “kıpırdanmaları” başlayanlara tavsiyemiz… 1 Ocak’ı beklemeyin, 1 Ocak’a fit girin! Evet, bu kadar kısa sayılacak bir sürede bile, bu programda çok yol kat edilmekte. Şimdi sözü daha fazla uzatmadan gelelim, yeni (ya da yeniden) başlayacak olanlardan bizlere en çok yöneltilen sorulara ve cevaplarına… 1) Egzersizleri sabah...

Devamını Oku

Hiçbir Yiyeceğin Tadı… O’nun Kadar Güzel Olamaz!

Bu motivasyon yazısı ve görseli daha çok bayanlara hitap edecek gibi (ama erkekler de üzerine düşeni alabilir)… Bize gelen maillerde çok sık karşılaşırız, özellikle bayanlardan gelen maillerde… “Tatlıya karşı zaafım var”… “Günde 1 paket çikolata yemeden duramıyorum”…  gibi. Aslında baktığımızda bayanlar çok haksız da değil, özellikle onlara yönelik inanılmaz bir arz ve hedef alma söz konusu! Örneğin Magnum reklamları… Nedense(!) genellikle hep kadınları hedef alır. Şuh rujlu bir dudak, o dondurmanın çikolatasını ısırdığında adeta “TUKKK” diye bir ses çıkar, davetkar şekilde. Ya Biscolata reklamları?! Üstsüz ve kaslı Biscolata erkekleri, birbirleriyle yarışırlar… Sonra Browny Intense… Yine telefonda siparişini verirken kendinden geçer adeta, reklamdaki bayanımız… Bu örnekler daha sayısız şekilde çoğaltılabilir. Ama tahmin edebileceğiniz üzere reklam sektörü o kadar naif değil! Özellikle bayanların zaafından yararlanabilmek için atmaca gibi beklemekte. Bu tip, özellikle küçük hazır paketli abur-cubur reklamlarının, özellikle kadınları hedef almasının, kadınların erkeklere kıyasla “çanta taşıma” oranının...

Devamını Oku

Ertuğrul’la Hybrid’te Finale Doğru (Önizleme)

P90X-Türkiye’nin sıkı takipçileri bilir, bazen bizimle paylaşılan değişimler o kadar heyecan vericidir ki, “Öncesi & Sonrası” finalini beklemeye dahi sabredemez, bu takdire şayan değişimleri sizlerle bir “önizleme” ile paylaşırız. Bugün Whatsapp’tan ansızın gönderdiği değişim güncellemesi ile sevgili Ertuğrul da bu kervana katıldı! Aslında aynı Ertuğrul, daha henüz 30 gün paylaşımında, nasıl o 30 günde 97 kilodan 88’e, bel ölçüsünün de 96’dan 87’ye düştüğünü anlattığında, sonuçların zaten iyi olacağını tahmin etmiştik. Ama Hybrid (P90X + Insanity) programında sadece 78 günde, o insanların spor salonlarında yıllarca çıkaramadığı meşhur 6-pack’lerin bu denli “ben de buradayım” diyeceğini belki biz bile öngöremezdik! Ya da öngörürdük, bu müthiş programa güvenin, gerisini merak etmeyin! İşte bu ansızın gelen değişimi ile yeni bir motivasyon kaynağı olan Ertuğrul’u buradan bir kez daha tebrik ediyoruz. Ve son düzlükte, geriye kalan 12 gününde de elinden gelenin en iyisini göstererek (P90X’in sloganını biliyorsunuz – Elinden gelenin en iyisini...

Devamını Oku

Ürün İnceleme – Apitera ZEN

Türkiye’nin 1 numaralı Ev Fitness sitesinde, yeni bir “ürün inceleme” yazısı ile karşınızdayız! Öncesinde, her zamanki gibi hatırlatmakta fayda var ki, hiçbir ürün inceleme yazımız “reklam” değildir, sizler için dener yorumlarız, gerekirse vezir ederiz, gerekirse rezil! O zaman daha fazla sözü uzatmadan incelememize geçelim. Televizyonda reklamlarını görmüş olabilirsiniz. “Bal tutan parmağını yalar!” atasözünden esinlenerek oluşturulduğunu düşündüğümüz tanınmış bir bal markasının ürünü Apitera ZEN. Biz P90X’çiler Yoga yapan insanlar olduğumuzdan, zaten “ZEN” kelimesi yeterince ilgimizi çeker :) Ürünün reklamında bir hanımefendi, bağışıklık sistemini güçlendirmek adına önündeki havana bal, Propolis, zencefil, tarçın, karanfil, karabiber, limon ekler ve havanda döverek karışımı hazırlar. Ve der ki; “Ya da bunla uğraşmayın, biz sizin için karıştırdık, hazırladık!” İşte Apitera ZEN ürünün özü bu; bu yukarıda saydığımız 7 bileşenin karışımından oluşan balımsı, macunumusu bir şey. Macun demişken, zamanında hiç meşhur Manisa Mesir Macunu’nun tadına baktıysanız (herhangi bir sebepten :), işte tadı aynı onu...

Devamını Oku

14 Şubat Sevgililer Gününüz Şimdiden Kutlu Olsun!

14 Şubat Sevgililer Günü’nüz kutlu olsun!.. Ne alaka değil mi?! Bugün aslında henüz 17 Kasım. Ama bu günün “Sevgililer Günü” ile alakası şu ki, bugün başlayacağınız fitness programınızda, tam da 90 gün sonra, 14 Şubat Sevgililer Günü’nde mezun olup, büyük ihtimalle hayatınızın en iyi fiziğine kavuşmuş oluyorsunuz. Böyle özel günlere inanırsınız-inanmazsınız… Aslında çoğu görüşe göre, yılda bir kere daha karşılıklı hediye alınsın, ticaret canlansın diye icat edilmiştir (doğruluk payı var)! Sanki doğum günleri, anneler-babalar günü, evlilik yıldönümleri, yılbaşı vesaire vesaire… yetmiyormuş gibi! Ama önemli olan o değil. Önemli olan şu ki, ekstrem bir fitness programına başlamada ve sonunu getirmede, bulabileceğiniz her motivasyon kırıntısına ve ateşleyici güce ihtiyacınız olacak. Onun için, başlangıcınızı, hatta daha iyisi bitireceğiniz günü, bu tip özel günlere denk getirmek her zaman artı bir unsur olacaktır; mahsuru yok :-) Şu an zaten hali hazırda bir sevgiliniz, bir eşiniz olsun olmasın. Her koşulda, daha...

Devamını Oku

Hiçbir Şey Yapamıyorsanız, Bunu Yapın! – 7 Porsiyon Sebze & Meyve

P90X, Insanity ya da Hybrid… Dünyanın en etkili sonuçları olan Ev Fitness programlarıdan bahsediyoruz. Bu programları uygulayıp da sonuç almayan (tek bir kişi bile) henüz yok! Ama yine de, “henüz araştırıyorum, gözüm kesmiyor, önce yavaş yavaş kendimi alıştırayım, ama bu arada da kendimi hazırlamak için neler yapmalıyım, nasıl beslenmeliyim?” diyenler için başlattığımız “Hiçbir Şey Yapamıyorsanız, Bunu Yapın!” serisine devam ediyoruz. Ama tam da yeri gelmişken hatırlatmakta fayda var; programa başlamadan önce “biraz kendimi alıştırayım, hamlığımı atayım” düşüncesinden ziyade, fitness geçmişiniz her ne olursa olsun, gözünüzü karartıp programa direkt başlamanın aslında daha iyi sonuçlar getireceğini hatırlatalım. Çünkü alanında çığır açan bu ev fitness programlarının bu kadar işe yaramasının bir sebebi de “Muscle Confusion” denilen, bir anlamda “Kas Şaşırtması” prensibi ile açıklanıyor. Konvansiyonel spor salonlarındaki hep aynı/benzer hareketler ve piyasadaki birbirine benzer (genellikle egzersizden yoksun) diyetlerin aksine, program sizi “şaşırtıyor” ve konfor zonunuzdan dışarı çıkarak, adeta kendini değişime...

Devamını Oku

Bağışıklı Sistemini Nasıl Güçlendirebiliriz?

Bağışıklık Sistemi… Tıbbi adıyla İmmün Sistemi… Hatta AİDS hastalığının içindeki o I harfi de oradan gelir; “Immune” kelimesinden. (AIDS = Acquired Immune Deficiency Syndrome, yani Türkçe karşılığıyla; Edinilmiş Bağışıklık Eksikliği Sendromu).  İşte “Bağışıklık Sistemi” dediğimiz şeyin ne kadar önemli olduğunu vurgulamak için, AIDS’ten gidelim… Biliyorsunuz, henüz günümüzde tedavisi bulunmayan, çağımızın vebası kabul edilen AIDS hastalığında, kimse aslında “AIDS”ten ölmüyor! Bağışıklık sisteminiz çöküyor ve normalde basit sayılabilecek bir soğuk algınlığı/grip sizi öldürmeye yetebiliyor. İşte tam da mevsim geçişlerinin yaşandığı, hava sıcaklıklarının artık bir anda düştüğü, toplu taşım araçlarında herkesin hapşurup – öksürdüğü, “tam hastalık havası” denilen bu günlerde, çok önemli olan bağışıklık sistemimizi nasıl güçlendirebiliriz, onları paylaşacağız sizlerle. 1) Tek Tip Besin Diyetlerinden Uzak Durun Bu siteyi takip edenler bilir ki, biz “diyet” değil, “sağlıklı beslenme” terimini tercih ederiz. Siz de diyet yapmak uğruna tek tip beslenmeyi değil dengeli ve sağlıklı beslenmeyi tercih edin. Vücudu aç bırakır...

Devamını Oku

Kerem’den Bir Güncelleme Daha…

P90X-Türkiye sitesinin müdavimleri, Kerem’i hatırlayacaktır… Programla tanışma ve ilk başlama tarihi 19 Mart 2015’e dayanır. Şimdi bir 6 Ekim 2016 güncellemesi gelince, kendisinden de izin alarak bu değişimi sizlerle de paylaşmak istedik. Çünkü böylesine bir motivasyon ve ilham kaynağını sadece kendimize saklamak haksızlık olurdu! Hatta Kerem’in, P90X’çileri motive etmek adına kurduğu, “GYM Keri” adında bir de Instagram hesabı var. Onun da linkini buradan paylaşalım (www.instagram.com/gymkeri) , ki sevimli minik oğlunun P90X’i sırasında ona eşlik ettiği harika kareler mevcut :-) İşte sözü fazla uzatmadan, sizi bu “hayat değiştirici” tabir ettiğimiz vücut transformasyonu ve de Instagram hesabından seçtiğimiz motive edici karelerle baş başa bırakıyoruz. Asla “havlu atanlardan” değil, “inatla devam edenlerden” olduğun ve bizlere yeniden yaşattığın motivasyon için teşekkür ederiz Kerem… Kerem – Önce & Sonra...

Devamını Oku

Cips Yemek = Litre Litre Yağ İçmek!

Haftasonu, diğer bir deyişle “abur cubur atıştırma günleri” gelmişken, başlığı ve görseli ile en etkileyici Blog’lardan biri seçilen cips yazımızı, yeniden ana sayfaya taşıyoruz :) Yoksa siz hala cips mi yiyorsunuz?! O zaman hemen söyleyelim, TÜBİTAK’ın yaptığı araştırmaya göre, incelenen 50 ürün içerisinde en yüksek oranda kanserojen madde içeren gıdanın adı: Cips! Cips, muhtemelen Kola ile birlikte, bu dünyada vücudunuza koyabileceğiniz en zararlı yiyeceklerden. Toplumsal olarak ayran ve süt gibi öz ve oldukça faydalı değerlerimizi kaybediyoruz. Bunun yerine zararları sabit olan kola ve cips gibi ürünler, belki milyarlarca lira harcanan reklam kampanyalarının da etkisiyle, çok daha agresif bir şekilde tüketimimize sunulmakta. Amerikan Tabipler Birliği’nin araştırmasına göre “Kolalı içecek alışkanlığının kemik kırıkları sıklığını 3 kat artırdığını ve tüm hastalıklara davetiye çıkaran şişmanlık ile kola tüketimi arasında önemli bir bağlantı” söz konusu. Farkındayız, Cola’ya sataşmadan duramıyoruz ama yine konumuz olan cipse dönersek; her gün milyonlarca kişinin tükettiği cipsler tehlike saçıyor....

Devamını Oku

Başarının Anahatarı… “İ” ile Başlıyor, “E” ile Bitiyor…

Soldan sağa 4 harfli… Egzersizde başarının anahtarı… Baştaki ve sondaki harfi çıkmış… İ ile başlıyor, E ile bitiyor… Ne bu yahu?! Tamam, bu kare bulmaca ile sizi daha fazla uğraştırmayalım, çünkü biz bu bulmacayı çözdük… P90X’te (hatta hayatta hemen her alanda) başarının anahtarı: İVME! Nedir bu “ivme”den kastımız? Süreklilik, devamlılık, her gün her hafta bir öncekinden daha ilerde olma, hızını alarak devam etme durumu… Şimdi bu “ivme”yi getirecek ve bir kere geldi mi, bir daha da arkanıza dönüp bakmamanızı sağlayacak 4 altın kuralı açıklıyoruz… 1) Asla Pazartesi’leri Atlama! Neden Pazartesi? İnsan bazen ne kadar aksini kendine telkin etmeye çalışırsa çalışsın, Pazartesi günleri genellikle en iple çekilmeyen ve sendromu ile meşhur gündür (hatta bu sendrom Pazar’dan başlar, o kadar yani). Bizim konumuz açısından ise, zorunlu olmamakla birlikte büyük çoğunluk programına başlama günü olarak Pazartesi’yi seçer. Bu da otomatik olarak off/tatil gününüzü Pazar yapar. Bu durumda tatil gününün üzerine...

Devamını Oku

Çıkmaz Ayın Son Çarşambası…!

Aaaa… Ben de spor yapmalıyım, forma girmeliyim… Baksana millet neler neler başarmış (Bknz: Yerli Başarı Hikayeleri)… Sanki gerçek olamayacak kadar inanılmaz duruyor (Gerçek!). Kesin kolaydır da (Yalan!) Ama ne zaman başlasam ki? Önce şu Ramazan’ın bitmesini bekledim!.. Sonra iki bayram arası da spora başlanmazmış… Kurban da bitti!.. Olmadı yaş günümde mi başlasam?… A-haa… Yılbaşı, 1 Ocak?!.. Dost acı söylermiş… Bu gidişle ancak “çıkmaz ayın son Çarşamba’sı” başlarsınız… Motivasyona mı ihtiyacınız var? Okumaya bile üşenirseniz en kısa şekliyle; P90X’i duyup da, hemen ertesi gün başlamayan “deli”dir aslında! Ama okumak isteyenler için, işte P90X ile egzersize hemen başlamak için size 3 sebep: 1) Sizi Daha Mutlu Yapacak! Bunu mecazi anlamda, sizi daha pozitif, mutlu yapar-yapabilir anlamında söylemiyoruz. Egzersiz sizi, hormonel, fizyolojik ve genel anlamda, kesinlikle mutlu yapacak! Artık sayısız miktarda yapılan araştırmalar söylüyor ki; egzersizden, özellikle de P90X gibi yüksek yoğunluklu (High Intensity) egzersizden sonra beyniniz dopamin...

Devamını Oku

Eyvah! Bugün Yapamadım, Peki Ne Olacak?

Programınıza başladınız, oldukça motivesiniz, herşey de tıkırında… taa ki bir gün bir şey oldu ve o günkü egzersizinizi yapamadınız! Peki şimdi ne olacak?! Öncelikle bu durum, yani programın bir gününde bir sebepten dolayı egzersizinizi yapamayacak olmak, çooook olağan bir durum. Diyelim sabah erken yapamıyorsunuz, akşama bıraktınız, tam başlamayı düşünüyorsunuz… Pat! Çatkapı bir misafir. Eee tabii, “durun da ben yan odada bi P90X’imi yapayım da geleyim” olmaz! İşte bu ve bunun gibi milyonlarca sebepten, o günkü egzersizinizi atlamak zorunda kalmanız son derece normal. Her zaman söylediğimiz gibi P90X bir sprint koşusu değil, bir maraton. Ve sizlerin de Usain Bolt ya da biyonik insan olmanız beklenmiyor, herkesin yoğun bir hayatı var. Peki bu durumda ne yapılabilir? İşte bu durumda yapılabileceklerin 3 farklı senaryosu var: 1. Yöntem Panik yok! Sadece ertesi gün kaldığınız yerden devam edebilirsiniz. Örneğin, haftanızın 2. gününde yaptığınız Plyometrics’i (Zıplama Antrenmanı) yapamadınız, ertesi gün kaldığınız...

Devamını Oku

İlk Haftanızda Yaşayabileceğiniz Kas Ağrıları Üzerine…

Rocky filmindeki yaşlı koç, antrenman sırasında Rocky’e hep “Acı Yok!” diye bağırırdı ama işin gerçeği uzun süredir düzenli egzersiz yapmamış biriyseniz “Acı Var!”… P90X gibi ekstrem bir programla tanışmış olanlar neden bahsettiğimizi çok iyi bilirler :-) Halk arasında “hamlık ağrısı” ya da “et kesiği” gibi tabiler kullanılsa da, literatürdeki bilimsel adı DOMS‘tur; Delayed Onset Muscle Soreness yani Geç Gelen Kas Yorgunluğu. Bu kas yorgunluğu, alışık olunmadık bir egzersizden 8-24 saat sonra başlar ve 24-72 saat içerisinde tavan yapar! Egzersiz dünyasında daha önceleri, yoğun egzersiz sonrası oluşan bu kas ağrılarına Laktik Asit’in yol açtığı düşünülürdü. Bu durum, egzersiz sırasında kasın yeteri kadar oksijen alamaması ve bu sebeple oluşan laktik asidin geçici süreyle kasta hapsolup, ağrıya sebebiyet vermesi durumudur. Oysa ki laktik asit, egzersiz sırasında (sonrasında değil) oluşan yanma hissinin nedenidir, etkisi 1 saati geçmeyecektir ve spor sonrası kas ağrısı (DOMS) ile bir ilgisi yoktur. Eğer siz...

Devamını Oku

Sürekli Yaptığımız Neyse, Biz O’yuz!

Bundan 2000 küsür yıl önce yaşamış filozofların sözlerinin, bugün bile geçerliliğini koruması, beni hep derinden etkilemiştir… Plato ile Batı düşüncesinin en önemli iki filozofundan biri sayılan, Milattan Önce 384 ile 322 yılları arasında yaşamış Aristo‘nun bu meşhur sözü de bir istisna değil. “Sürekli yaptığımız şey neyse, biz o’yuz. O halde, mükemmellik bir eylem değil, bir alışkanlıktır.” Ne kadar da doğru… Hatta sağlık ve fitness dünyasında, yine buna oldukça yakın bir söz vardır; “You ara what you eat – Siz ne yiyorsanız o’sunuz”. Göbeğiniz, adeta McDonald’s ekmeği gibi tombul ve yumuşaksa, bu muhtemelen çok fazla McDonald’s burgeri yediğinizdendir! Sağlıksız olmak da, sağlıklı olmak da, “sürekli” yapılan eylemlerin sonucudur; her iki yönde de. Yani aylarca, yıllarca sağlıksız yaşayıp, egzersize ve sağlıklı beslenmeye başladığınız bir günde herşeyin değişmesini bekleyemezsiniz. Ne mutlu ki bunun tersi de geçerli. Süreklilik gösterdiğiniz bir sağlıklı yaşam stilinde, bir haftasonu iskender üstü kaymaklı künefe yediniz...

Devamını Oku