Aylık Arşivler: Mart 2016

İnceleme Yazı Dizisi: Egzersiz Gerçekleri!

Türkiye’nin en büyük “Ev Fitness” platformu kabul edilen (biz demiyoruz, ratingler söylüyor :) P90X-Türkiye’de, sizleri yepyeni ve çok faydalanacağınızı düşündüğümüz bir yazı dizisi bekliyor. Benim (Aykut Hoca) yazılarımı ve yorumlarımı yakından takip edenler, biraz araştırmacı bir yanım olduğumu bilir. Uzun yıllardır, haftada en az 1 kitap bitirme (yılda 52+), dünyada çekilmiş her ne konuda olursa olsun tüm dökümanterleri bulup izleme (spor, sağlıklı beslenme ve kişisel gelişim hakkında olanların istisnasız tümü), ve tanınmış üniversitelerin güvenilir hocalarının internetten yayınlanan bilimsel makalelerini takip etme gibi garip huylarım vardır! Tüm bunlara nasıl mı vakit ayırırım? 3 saatlik Survivor’ları, bol reklamlı dizileri, şike dönen spor karşılaşmalarını (çocukken fanatiktim o ayrı) vs. izlemeyerek. Hatta yiyecek hazırlarken ara sıra izlediğim uydulu mutfak televizyonu dışında, salondaki TV tam 4 aydır hiç açılmadığından (ve otomatik ödeme talimatım da olmadığından) sevgili D-Smart’çıların sonunda arayıp, “Aykut Bey, 4 aydır yayın almıyorsunuz, bir problem mi var?” diye pek...

Devamını Oku

İçten’den İçten Bir Blog…

Hayat bu kadar zor ve tehditkar ilerlerken, insanın önünde iki seçenek vardır. Ya seversin hayatı, kendini; ya da vazgeçersin  yaşamdan, yaşamından. Ya tutarsın ucundan dünyanın, ya da kaybolursun içinde. Kadınlar için bu söyleyeceklerim… Herkesin bildiğinin ve dalga geçtiğinin aksine gerçekten çirkin kadın yoktur, NotreDame sendromu yaşanmadığı sürece. Bir kadını kadın yapan o kadının aklıdır ve beraberinde al benisi; al beni denilen tabiri güzellik ile karşılaştırmamak gerekir. “Al beni” denilen kavram kişinin öz güveni, sempatikliği, kendine ve bedenine olan saygısının bütünleşmesidir. Çevrenizde yüzünü incelediğiniz anda çok çirkin diyebileceğiniz bir çok kadının, sizin hayallerinizdeki erkek ile beraber olduğunu görürsünüz. “Yuhhh, o bile evleniyor” derken bulursunuz kendinizi. İşte bu kadınları farklı kılan, vücut veya yüz güzelliği değil, hayata bakış anlayışları ve karakterleridir. Ve inanın bana bu kadınlardan dünyada sınırlı sayıda var. Eğer o özel kadınlardan olamıyorsanız, kendinizi bir şekilde kanıtlamanız veya fark edilmenizi sağlamanız lazım. Kusura bakmayın ama...

Devamını Oku

Egzersizden Sonraki O His…

Arnold’u bu siteye ilk konuk edişimiz değil!.. Fanları isterse (bu yazıyı okuduktan sonra), onun linklerinde biraz gezinebilir. Arnold’un Efsane Sözü… Arnold Hakkında Bilmeyebileceğiniz 5 Şey… Arnold Stili Motivasyon… Hatta Arnold ile Batuhan Firarda… Ama enteresan bir şekilde, bu yazının konusu Arnold ile ilgili değil. Sadece, belki aşağıdaki fotoğrafta Arnold’un yüzünde de görebileceğiniz, o tatlı gülümseme ve herşeyden önemlisi, o “his” ile ilgili bu yazı… Hangi histen mi bahsediyoruz? Aslında anlatılmaz, yaşanır! Ve eminiz, yaşayanlar da şu an neden bahsettiğimizi çok iyi anlıyorlardır. Ama biz yine de anlatmaya çabalayalım; henüz bilmeyenler ya da en azından onu tatmak isteyenler için… Tüm gününüz kötü geçmiş olabilir… İşte, okulda, her nerdeyseniz biraz stres… Belki işlerin planlandığı gibi gitmemesi… Yenilen bir kazık… Biraz düşme – kalkma… Belki ay sonunu kara kara düşünme… Bunların hepsi bir kenara… Ama, kafanıza koyduğunuz o egzersizi yapabilme… Başlayabilme ve daha önemlisi bitirebilme… Ufacık gözeneklerinizden çıkan...

Devamını Oku

Ev Yapımı – Fıstık Ezmesi!

Geçen hafta, fitness dünyasında çok sık kullanılan “pre-workout”lara alternatif olması adına, doğal fıstık/fındık ezmesi ile ilgili bir yazı paylaşmıştık (Alın Size Pre-Workout!). Ama bu fikri bir adım daha ileri götürmeye karar verdik! Bizler madem genel olarak “pakete girmiş” ürünlerden mümkün olduğunca uzak durmaktan yanayız, o zaman neden kendi “pre-workout”umuzu, yani kendi fıstık/fındık ezmemizi kendimiz evimizde yapmayalım ki? Bu yeni “Ev Yapımı” serimizde, ilk olarak ev yapımı fıstık ezmesi ile başlıyoruz, ama aynı tarif dilerseniz fındık ezmesi için de kullanılabilir. Sadece, kalorisinin ve yağ oranının nispeten (fındığa göre) daha düşük olması, karbonhidrat ve protein değerlerinin de yüksek olması, özellikle fıstık ezmesini “sporcu besini” olarak bir adım daha ileri çıkarıyor. Yukarıda bahsettiğimiz gibi, ne kadar en doğalını almaya çabalasak da, dışarıdan aldığımız hazır fıstık ezmelerinin içine en azından ekstradan şeker, bazen ne-idüğü-belirsiz yağ ve bazen de raf ömrünü sağlamak için katkı maddesi girmesi kaçınılmaz. Hadi en “organiğini”...

Devamını Oku

Farklı Bir “Before & After”… (Hediyeli Blog)

P90X-Türkiye’de daha önce de ödüllü Blog’larımız olmuştu. Takipçilerin egzersizden önce ve sonra, terden sırılsıklam olmuş hallerini yayınlayıp armağanlar kazandığı “Terli Selfie’ni Gönder Kazan!” gibi… (Bakınız: 1 – 2 ve 3) Dün ise, “Keep Calm – Sakinliğini Koru” adını verdiğimiz Whatsapp Spor Grubu’nda, spontane olarak plansız gönderdiğim, önümdeki kahvaltımın “before & after”ı gülücüklere yol açınca, bize de yeni bir ödüllü blog fikri doğmuş oldu! Aşağıdaki fotoğrafta bu “before & after”ı görebilirsiniz… Çok beğenilince, yine biraz spontane şekilde bir de akşam yemeği için yapıldı :-) Evet, kusura bakmayın, o dörde bölünmüş kare tabağımı çok seviyorum :-) İşte şimdi sizler de, beğendiğiniz herhangi bir öğününüzün benzer bir “öncesi & sonrası”nı, yani tabağınızı ve dakikalar içerisinde (aslında ne kadar yavaş yerseniz o kadar iyi!) midenize indirdikten sonraki halini bize gönderin (iletişim bölümündeki Whatsapp no’su ya da e-mail ile olabilir). Eğer bu başlık altında sitede yayınlanırsa, hediyeyi kapın! Hediyeler ne...

Devamını Oku

1 Kilo Yağ mı, 1 Kilo Kas mı?

Yayına girdiği tarihten bugüne, P90X-Türkiye’nin sosyal alemde en çok paylaşılan görselini içeren blogu, yeni bir güncelleme ile sizlere tekrar hatırlatmak istedik… Eskiden ilkokul sınıflarına gelen müfettişlerin sorduğu aldatmacılı sorulardandı… “Söyle bakıyım evladım; bir kilo pamuk mu ağırdır, bir kilo demir mi?” Dedik ya şaşırtmalı diye, cevabı eşit! Peki; 1 kilo yağ mı, 1 kilo kas mı? İşte bütün mesele bu! Hemen yan tarafınızdaki etkileyici fotoğrafta, ikisi de eşit ağırlıklarda ama farklı hacimlerde kas ve yağ kütlesi görüyorsunuz. İnanması güç ama ikisinin de ağırlıkları aynı, yaklaşık 2.25 kg (5 lbs). Bu iki, birbirinden çok farklı hissettiren kütleyi, bedeninizde ağırlıkla taşıyabilirsiniz. Peki siz vücudunuzda hangisini taşımak isterdiniz? Metabolizmanızı hızlandırıp, gün boyu kalori yakmanızı sağlayacak, sizi dayanıklı, güçlü ve enerjik kılacak kasları mı; yoksa metabolizmanızı düşürüp, vücudunuzu deforme edecek, sizi hantallaştırıp, hiç bir giydiğiniz kıyafetin bile yakışmamasına neden olacak yağları mı? Sanırım bunun cevabını vermek zor değil. Ama burada asıl...

Devamını Oku

Synthol Ucubeleri!

Biliyor musunuz, aslında elektrikli arabalar neden giderek yaygınlaşmaya başladı? – Bu beyefendiler arabaya koyacak yağ bırakmadığından! Evet, bu sitede eskiden de bir “Synthol” dosyası açmıştık… Ama daha önce hiç duymamış olanlar için; nedir bu Synthol? Hani vücut geliştirmeciler için “Abi, onlar ilaçla şişiriyorlarmış!” geyiği vardır ya, normalde %99 oranında aslı olmayan, emeğe saygısızlık yapılan… Ama işte bu “Synthol”, o düşüncenin doğru bir ham maddesi! Teknik olarak Synthol bir yağ. Asıl bilmeniz gereken, eline iki dambıl alıp da çalışmayacak kadar tembel ve sefil olanların, vücuduna bu yağı enjekte ederek “sahte” kas çıkarma obsesyonu! Önceleri Latin Amerika’da (özellikle Brezilya’da) görmeye alıştığımız bu fenomen, (maalesef) şimdi de Arap ülkelerine yayılmış durumda. Orada yağın bol olmasından kaynaklı da olabilir. Bilirsiniz bizde bir söz vardır; “Arap yağı bol bulunca kı*ına başına sürermiş!” diye… :-) İnternette bu yaratıklara yabancı kaynaklarda “Synthol Freaks” deniyor, bizdeki tam karşılığı Synthol Ucubeleri! Biz de sözü daha...

Devamını Oku

Başaranlardan Olmak İstiyorsan BURAYA! (21+1)

Öncelikle Herkese Merhaba, İlk önce kendimi tanıtmak istiyorum. İsmim Özkan, üniversite öğrencisiyim . Günümün 3’te 2’si eğitim, ders ve uyumak ile geçiyor. Sabit bir maratonum vardır. Sabah 8:30’da ders başlar, akşam 17:30’da biter; devlet mesaisi gibi :-) Geri kalan saatlerimde ders çalışıyorum. Kısaca kendimi tanıttıktan sonra nasıl bir tempoda hayatım olduğu hakkında az bir şey fikriniz olmuştur. Kendime ait tarihten kalma 13 inch ekranlı bir laptop var. Ekranı o kadar küçük ki görseniz hak verirsiniz. İşte onunla antrenman yapıyorum. Bu laptop benim sevgilim, benim arkadaşım, benim can dostum oldu son 21 gündür. 21 gün muhabbetini az sonra açıklayacağım. Geçmiş zamanda salonlarda o kadar çok vakit geçirmeme rağmen hiç bir sonuç elde edememekten  yana yakınır dururdum. Standart hep aynı şey ve haftanın sıra gelen günleri hiç aksamazdı, bir müddet sonra insana bıkkınlık geliyor. Ve kendimi bir gün dikkatli bir şekilde aynada seyrediyorken kendimden şüphe ettim ve bunun...

Devamını Oku

Alın Size Pre-Workout!

Dünkü yazıda (İyi Görünen Kötüler – Kahveli İçecekler), benzin istasyonlarında satılan kahveli içeceklerden “pre-workout” olmayacağını söylemiştik… Şimdi ise “alın size pre-workout” diyerek, çok daha natural bir alternatif paylaşacağız. Ama öncesinde nedir bu “pre-workout” meselesi, aşina olmayanlar için onu açıklayalım. Pre-workout’lar, yani Türkçe karşılığıyla “spor-öncesi”ler, adından da anlaşılacağı üzere, egzersiz öncesinde enerji vermesi ve egzersiz sırasında performansınızı arttırma amaçlı başvurulan besin takviyeleridir. Günümüzde fitness camiasında, neredeyse protein tozları kadar çok yaygınlar artık. Genellikle içlerinde bol miktarda kafein, bazılarında Kreatin, CLA’lar ve stimulant dediğimiz uyarıcılar içerir. Bu pre-workout takviyeleri kısa vadede işe yarar mı? Yarar! Yani o kadar kafeinin ve uyarıcının size bir enerji vereceği ve kısa vadede antrenmanda performansınızı arttıracağı doğrudur. Ama madalyonun bir de diğer yüzü var, her zamanki gibi! Bu takviyeler, uzun vadede faydasından çok zarar getirmekle ünlü. Çünkü… Dışarıdan yapay bir şekilde alınan uyarıcıların etkisine vücudunuzu alıştırdığınızda, bu maddenin eksikliğinde performansınız artık, tabiri...

Devamını Oku

İyi Görünen Kötüler – 7: Kahveli İçecekler

“İyi Görünen Kötüler” serimize, soğuk kahveli içeceklerle devam ediyoruz… Aslında, tüm marketlerde, benzin istasyonlarında vs. bolca bulunan bu buzlu kahveli içecekler, çok da “iyi görünen” kötülerden sayılmaz, bariz “kötü görünen kötülerden” de diyebiliriz ama kendilerini pre-workout (spor-öncesi) olarak kullanan geniş bir kitle olduğundan, bu ürünlere biraz daha yakından bakmak istedik. Dediğimiz gibi, genellikle 250 ml’lik albenili minik kutularındaki bu soğuk kahve içeceklerini, tüm market ve benzin istasyonlarında bulmak mümkün. Önce sizi caydırması yönünden, fiyatı ile başlayalım… Bu minik kutuların fiyatı, satıldığı markete göre değişiklik göstermekle birlikte, genellikle 3,50 TL civarında. Yüksek fiyatı sizi caydırmaya hemen yetmediyse (tuzunuz kuruysa) biraz da içeriklerine bakalım. Ürünün Original, Cafe Choco, Cafe Vanilla ve Black Roast gibi farklı seçenekleri bulunmakta ve tahmin edebileceğiniz üzere, besin değerleri (değersizlikleri) de bu çeşitlere göre farklılık göstermekte. Örneğin, kulağa ve damağa en hoş gelen, 250 ml’lik Cafe Vanilla’sında: 130 Kalori – 3 gram Yağ...

Devamını Oku

Bir Hybrid Güncellemesi Daha…

Editör’ün Notu: Kerem’in yazısı henüz “Taslaklar” arasında bekliyordu ama bana Whatsapp’tan değişim fotoğrafını gönderince, o kadar beğendim ve heyecan yaptım ki, bu değişimi daha fazla sadece kendime saklamak doğru olmazdı :-) Sitedeki çok iyi değişimlerde yaptığımız gibi bu bir “önizleme” olsun. Muhtemelen Kerem’in yazısının devamı, hatta yeni fotolar da gelecektir. Son dönemlerde Erdoğan’dan gelen Hybrid sonuçlarına da, çok ciddi bir rakip çıkmış gözüyor. Şimdiden tekrar tebrik ediyor ve 19 Mart 2015 – 19 Mart 2016 güncellemesini sizlerle paylaşıyoruz. Herkese Merhaba, Uzun süredir yazmak istiyordum ama bir türlü yazmaya başlayamadım. 1 tur P90X’in üzerine 2. turumda yaptığım Hybrid Programı’mın bitimine yaklaştığım bu günlerde daha fazla ertelemek istemedim. Yazdıklarım yeni başlamayı düşünenlere umarım iyi bir kaynak olur. Öncelikle şunu belirtmek isterim, P90X’i sıradan bir egzersiz  programı gibi düşünmek çok hatalı bir yaklaşım olur. P90X’e başlayıp hedefleriniz doğrultusunda sonuca ulaşabilmek için profesyonel bir sporcu edasıyla sebat etmeniz ön koşul....

Devamını Oku

32 Günlük Sonuçlar & T-shirt Güncellemesi

Aslında sitede öncü bir yazı ile “preview” yapmamız çok alışıldık bir durum değildi. Ama Whatsapp’tan konuştuğum ve çok sevdiğim P90X’çilerden Mesut, henüz sadece 32 günlük değişimini gönderdiğinde, sonucu (henüz 1 aylık sonucu yani) o kadar iyi bulmuştuk ki, birlikte paylaşmaya karar vermiştik :-) Aslına bakarsanız, birinci gün fotosuna baktığımızda zaten çok kötü bir başlangıç noktası değildi (benimki çok vahimdi dürüstçesi!) ama yine de sadece 32 güne göre, bu sonuçları bu kadar kısa sürede aldıracak, dünyada başka bir program tanımıyoruz henüz. Aşırı zayıf fizikleri bir kenara bırakıyorum, o derece zayıf olmayıp da kalburüstü olan bir vücutta, “6-pack”ler yani karın kasları, yapılan o vücudun “mücevherleri” kabul edilir. Henüz daha 32 günde gelen 6-pack’leri ise, sadece takdir etmek düşer bize. Kendisi KPSS’ye hazırlandığından, P90X’e başlayış hikayesini, bu serüvenin özetini, kendi ağzından bir blog ile henüz bizlerle paylaşamadı (psikolojik baskı yok! :) ama en azından P90X mezuniyet tshirtü hediyesi ile bize bir...

Devamını Oku

Sen ile Sen Arasındaki Tek Şey…

P90X-Türkiye ile taa 2012 yılının ortalarından beri sizinleyiz… Uzun süre! Bu süre içerisinde çok şey gördük… Başlayanları, bırakanları, motive olanları, de-moralize olanları… Gördüğü gibi başlayanları, önümüzdeki sene yılbaşında başlarım artık diyenleri… “Yaza düğünüm var, günde 2 katı egzersiz yapsam n’olur” diyenleri, “çok zormuş yahu, ilk gün yarısını anca yapabildim” diyenleri… (genellikle aynı kişiler :-) Ama en çok da, sonuçları gördük bu sayfalarda, “Before & After”ları… Tebrik ettik, gurur duyduk, imrendik, (belki bazen biraz da) kıskandık… İşte bunları gördük de gördük… Peki ne görmedik? Tek bir şey! Yapıp da sonuç almayan tek bir kişi bile görmedik! Görmedik, görmeyiz de… Gözlerinizi kapayın ve hayal edin. Şaka değil, bu satırları okuduktan sonra gözlerinizi gerçekten kapatın ve hayal edin. Hangi aydayız, tam 3 ay sonrasını hayal edin… İçine sığamadığınız kıyafetler artık yok. Çuval giyseniz yakışıyor! Çevrenizdekilerden iltifat üzerine iltifat… Yüzünüz hep gülüyor, sebepsiz yere (mi?!) durup durup gülümsüyorsunuz… Sabahları alarmsız zımba...

Devamını Oku

Zikzak Beslenme Planı!

P90X Türkiye Blog’unda zaman zaman okuması daha kolay “çerez” yazılar bulabilirsiniz, ama baştan söyleyelim, şimdi okuyacağınız bu yazı onlardan biri değil. Diğer yandan, muhtemelen ilk kez tanışacağınız bu yöntem, özellikle kilo vermeleri ya da genel olarak sonuçları durağanlık sürecine girmiş olanlar için adeta hayat kurtarıcı cinsten olacaktır. Birincil amacınız ister kilo vermek, ister kas kütlesi kazanmak olsun, Zikzak (ya da Zigzag) Beslenme yaklaşımı, sonuçlarınızı hızla bir üst basamağa çıkarak çok etkili bir araçtır. Öncelikle hemen belirtelim, fitness ve sağlıklı beslenme dünyasına ilk kez yeni adım atan birinin, hemen böyle bir yaklaşım benimsemesine gerek yoktur. Ama fitness geçmişiniz varsa, P90X’inizin ya da başka bir fitness programınızın ortalarında, ilk zamanlarda gördüğünüz gelişmenin yavaşladığını hissediyorsanız, sonuçlarınızı tekrar şahlandıracak, aradığınız eksik parça tam da bu olabilir. Zikzak Beslenme Planı, pek çok fitness profesyoneli tarafından da başarıyla uygulanmaktadır. Peki nedir Zikzak Beslenme Planı? Zikzak Beslenme Planı, tıpkı P90X’in çok işe...

Devamını Oku

Hybrid Programı 2. Tur, 30. Gün, Eşli Çalışma Sonuçları :-)

Merhaba Arkadaşlar, Bugün itibariyle 2. tur 1. ayımızı doldurmuş bulunmaktayız. Yolumuza istikrarlı ve net adımlarla devam ediyoruz :-) Hatta şimdiden 3. tur planları yapmaktayız :-) Yani uzun bir süre daha buralardayız. Eşli calışmanın güzelliklerinden bahsetmem gerekirse… Birbirimizi fazlasıyla motive ediyoruz. Mesela benim kendimi enerjisiz veya mutsuz hissettiğim zamanlar, partnerimin gaza getirmesi ve ufaktan giydirmesi sonucunda, en enerjisiz olduğum günlerde bile maksimum seviyede calışma isteği geliyor. Bir nevi yarış diyebiliriz :-) En önemlisi de hareketlerin doğru yapılması. Mesela partnerimin hareketi yanlış yaptığını gördüğüm zaman ki uyarılarım. Takdir edersiniz ki dışardan bir gözün olması size çok büyük bir avantaj. İşin eğlenceli kısımlarına gelicek olursak… Kesinlikle sıkılmıyorsun. O bir saatin nasıl geçtiğini bile farketmiyorsun. Ancak tek başıma çalıştığım zamanlar gözümün sürekli zaman sayacında olduğunu da bilirim :-) Beslenmemize gelirsek… Genellikle protein ağırlıklı beslenmeye çalışıyoruz. Ben günlük 140,  partnerim ise 100 gram proteinin aşağısına düşmemeye özen gösteriyoruz. Tabii ki karbonhidrat...

Devamını Oku