Aylık Arşivler: Mart 2014

Günün Email’i…

P90X-Türkiye olarak günde yüzlerce email alıyoruz. Ve mümkün olduğunca kısa sürede, her birini en doğru şekilde yanıtlandırmaya çalışıyoruz. Siz de ister P90X, ister beslenme ya da hemen her konuda sorularınızı info@p90xtr.com e-mail adresine yöneltebilirsiniz. Burada, “ne saçma soru, git Google Amca’ya sor!” demek yok :-) Bu başlık altında, bize gelen e-maillerden, başkalarının da cevaplarından yararlanacağını düşünerek seçtiklerimizi (tabii ki isim belirtmeden), cevaplarıyla birlikte sizlerle paylaşacağız. İşte Günün E-mail’i… Tarih: 29/03/2014 – Saat: 14:18 Email: Merhabalar Aykut Hocam :) Bugün 16. günümü bitirdim çok mutluyum, beslenmeme ve uyku düzenime çok dikkat ediyorum. İkinci öğretim olmama rağmen 1 haftadır gece 12’de uyuyup sabah 7 gibi uyanıyorum ve güne erken başlamak harika bir şeymiş :-) Hayatımın düzene girmesi gerçekten çok uzun zamandır istediğim bir şeydi ve bunu P90X’e borçluyum. Belki böyle şeyler demek için erken ama P90X’in verdiği mutluluğu, dinçliği ve pozitif enerjiyi hücrelerimde hissediyorum hocam :-) 1. gün ve 15. gün fotoğrafını sizinle ekte...

Devamını Oku

P90X Gazisinden 30 Günlük Özet

Herkese Selamlar, Başlamadan önce biraz kendimden bahsetmek istiyorum. 21 yaşındayım, 12 yıldan beri sporla uğraşıyorum. Bunun 3 yılı basketbol, 1 yılı kalecilik ve kalan 8 yılı rüzgar sörfü ile geçti. Hepsini yarı-profesyonel olarak yaptım. Ankara’da öğrenci olduğumdan sörfü bir tek yazları yapabiliyorum. Bundan dolayı da son 4 yıldır kışları (düzensiz bir şekilde) vücut ağırlığı ile fitness çalışıyorum. Düzensizi özellikle belirtmek istiyorum çünkü bu 4 yılda programıma ısınma dışında kardiyo çalışmayı hiç koymadım ve bir hafta 3 gün çalışıyorsam diğer hafta 1 gün ya da hiç çalışmadığım oldu. Bunun yararı ne oldu derseniz, yerimde saydım açıkçası. Ne kilo aldım ne de six-pack’lerim çıktı. Ama formumu geliştiremedim. Şimdi gelelim P90X hikayeme :-) Yaklaşık 1.5 yıldan beri bu siteyi ve dünyada P90X ile alınan sonuçları takip ediyordum. Ve her “hadi başlayım artık” deyişimde insanların etraftan çok zor o, boş ver diyenler nedeniyle moralim bozuluyor ve vazgeçiyordum. Bu süreç...

Devamını Oku

Zaman, Azim, Çalışma ve Başarı…

Merhabalar Arkadaşlar… Ben de sizler gibi bir P90X öğrencisiy(d)im :) Bu sporu bizimle tanıştıran öncelikle Tony Horton başta olmak üzere, Aykut Hocamıza ne kadar teşekkür etsek azdır. Ben şayet ilk gördüğüm zaman kesinlikle inanmamıştım bu sporun bu kadar etkili olduğuna, özellikle Aykut Hocanın değişim resmini görünce “hadi lan oradan” dedim :) Velhasıl kelam Aykut Hocadan bir kaç bilgi edindikten sonra ben de başlama kararı aldım P90X’e. Anneme ilk söylediğim zaman çok büyük bir tepki almıştım, “zaten zayıfsın, spor senin neyine, kuruyup gideceksin vs. vs…”. Ama belli başlı sebze, meyve ve yemekleri sıralayınca, annem de hemen başlamamı önerdi, sebebi ise ben; brokoli, karnabahar, brüksel lahanası vs. gibi şeyleri hayatım boyunca yemedim ve yemem diyordum, kokusu bile midemi kaldırmaya yetiyordu :-) Öte yandan, ben daha önceden kick boks yapmış biriyim yaklaşık 1 yıl kadar. Ama inanın P90X’ten aldığım randımanı kick boks’tan alamamıştım. Ben bu spora başlarken kafamda olayı bitirmiştim, “ne...

Devamını Oku

Erken Başlayıp, Yeni Gelen Acemiden 1. Hafta :-)

Yeni öğrenciden hepinize merhaba P90X Ailesi :-) Ben Murat, 26 yaşındayım. Kendimi bildim bileli, zayıf biri olmadım. Geçtiğimiz Haziran mezuniyetin ardından, iş akışının yoğun bir kısmı bilgisayar başında olunca hareket iyice azaldı ve ne kadar kendimle barışık birisi olsam da yıllardır, artık bu barış bozulmaya başlamıştı. Bir kaç ay önce ara sıra takip ettiğim birinin bloğunda “şu kadar kilo verdim rahatladım” benzeri bir yazı gördüğüm aklıma geldi ve tekrar inceleyerek P90X ile tanıştım. Ardından gelen gece boyu süren video izlemeler, değişimleri gördükçe “Oooo” şekline girdim. Kaçış yoktu, “neden ben de yapamayım?” algısı sarmıştı her yanımı. Motivasyonu (gazı) vermiştim kendime :-) Pazar günü gidip gerekli ekipmanları aldım önceki hafta. Ardından Perşembe günü gerekli hazırlıklar tamam deyip Classic moduna başlamış buldum kendimi. Soğuma hareketlerinden sonra, “fotoğrafı unuttum” deyip, ileride bakıp gülümseyeceğim kareleri de albüme ekledim. İlk günün ardından sabah kollarım ve göğüs kısmımda ağrıyla kıvranarak gezip akşam...

Devamını Oku

Günün Email’i…

P90X-Türkiye olarak günde yüzlerce email alıyoruz. Ve mümkün olduğunca kısa sürede, her birini en doğru şekilde yanıtlandırmaya çalışıyoruz. Siz de ister P90X, ister beslenme ya da hemen her konuda sorularınızı info@p90xtr.com e-mail adresine yöneltebilirsiniz. Burada, “ne saçma soru, git Google Amca’ya sor!” demek yok :-) Bu başlık altında, bize gelen e-maillerden, başkalarının da cevaplarından yararlanacağını düşünerek seçtiklerimizi (tabii ki isim belirtmeden), cevaplarıyla birlikte sizlerle paylaşacağız. İşte Günün E-mail’i… Tarih: 25/03/2014 – Saat: 00:05 Konu: Hocam, kafada kalan son birkaç soru Email: Hocam sağolun daha önce de birkaç sorumu cevaplamıştınız. Şimdi havaların ısınmasıyla da tam motivasyonumu sağladım ve başlamaya hazırım. Ama aklıma takılan son birkaç soruyu da yanıtlarsanız çok sevineceğim. – Yaşım genç ama hem okuyorum hem de çalışıyorum. Bu durumda P90X’i yapma saatlerim düzensiz olacak, bu sorun olur mu. Yani illa şu saatte yapılmalı diye bir kural var mı? – Sabah kahvaltısı ve akşam yemeklerinde elimden geldiğince uyabilirim ama öğlenleri dışarıda...

Devamını Oku

Çaylak! :-)

Bugün 24.03.2014… Daha önce 2 hafta yapıp bıraktığım P90X’e tekrar başladım. Yaş 16, boy 1.64… Tartılmadım, sitedeki “1 kilo yağ mı, 1 kilo kas mı?” yazısını okuduktan sonra tartılmanın saçma olacağını düşündüm . İlk başta bir amaç belirlemek gerekir. Amacım aynadaki iğrenç göbekli görüntümden kurtulup, aynaya baktığımda yüzümü ekşitmeyeceğim bir vücut. Amacım six-pack filan değil, tabii ki herkes six-pack ister ama o sonraki aşama. İlk başta bu lanet göbekten kurtulacağım. Göbeğimden o kadar tiksiniyorum ki geçtiğimiz yaz denize bile gitmedim, o kadar yani. Beslenme konusunda bir listem yok, porsiyonu küçülteceğim; un-şeker-tuzu keseceğim o kadar. Saat 7’de bile zor kalkan birisi olarak bugün alarmım saat 5;30’da çaldı :-) Dövüş sporlarına merakım olduğundan göbeğimden kurtulduktan sonra kick-boks ya da boksa gideceğim. Yeni başlayan birisine söylenmesi, verilmesi gerekli bilgiler neyse, destek olursanız ve yazarsanız çok sevinirim. P90X Ailesi’ne katıldığım için çok mutluyum. Umarım ben de başarıyla mezun olup, adımı...

Devamını Oku

Günün Email’i…

P90X-Türkiye olarak günde yüzlerce email alıyoruz. Ve mümkün olduğunca kısa sürede, her birini en doğru şekilde yanıtlandırmaya çalışıyoruz. Siz de ister P90X, ister beslenme ya da hemen her konuda sorularınızı info@p90xtr.com e-mail adresine yöneltebilirsiniz. Burada, “ne saçma soru, git Google Amca’ya sor!” demek yok :-) Bu başlık altında, bize gelen e-maillerden, başkalarının da cevaplarından yararlanacağını düşünerek seçtiklerimizi (tabii ki isim belirtmeden), cevaplarıyla birlikte sizlerle paylaşacağız. İşte Günün E-mail’i… Tarih: 22/03/2014 – Saat: 11:42 Konu: P90X (help me please =) Email: Merhaba Hocam bugün 16. günümü de beni ölüp ölüp dirilten PlyometricsDVD’si ile bitirmiş bulunmaktayım. Göbek bölgemdeki yağlanmalardan çabuk kurtulmak için ekstra spor salonunda 20dk bisiklet ve 20dk koşu çalışması yapıyorum. Her ne kadar istediğim kadar göbek henüz ortadan kaybolmasa da bir miktar gittiğini görebiliyorum. Bi kaç sorum olacak; 1) Günde 2 adet filan elma yiyodum ve elmada karbonhidrat değerinin yüksek olduğunu yeni farkettim. Göbek bölgemdeki yağlanmayı da düşünürsek ne söyleyebilirsiniz,...

Devamını Oku

Motivasyon Atasözleri… 6

Bu günün Motivasyon Atasözü… Asla yarım bırakmamak üzerine. Evet belki dünyanın en kolay egzersiz programını yapmıyorsunuz ama en etkilisini yapıyorsunuz. Sadece fiziğinizi değil, beraberinde tüm hayatınızı baştan sona değiştirecek bir serüven bu. Öyle çoook uzun da değil, aslında sadece 90 gün sonra her bakımdan çok farklı bir yerde olabilirsiniz. Belki her birimizin başlama sebebi farklı. Ama genellikle “artık yeter” ya da “ben de yapabilirim” en kuvvetlileri. Evet, buna herkes başlayabilir ama herkes bitiremez! Merak etmeyin, üşenmek ve yarım bırakmak bir noktada sizin de aklınızdan geçecektir. Ama sonunda başarıyla hakkından gelenler ve hayatlarını değiştirenler, bırakmayı her akıllarından geçirdiklerinde, NEDEN başladığını hatırlayanlar olacaktır....

Devamını Oku

Şehir Efsaneleri… 3

Vejetaryen diyetler, et içeren diyetlere göre daha sağlıklıdır! Cevap: Tartışılır! Çok miktarda sebze tüketmek elbette sağlıklıdır. Ancak “gerçek” yiyecek gruplarından birini tamamen hayatınızdan çıkarmak fikri doğru değildir. Biz insanlar, hepçilizdir. Yani hem hayvansal hem de bitkisel gıdaları tüketecek şekilde geliştik. Hayvansal gıdalar demir, B vitaminleri, Omega 3’ler ve kalsiyum gibi, sağlığınız için son derece önemli olan kilit içeriklere sahiptir. Bunların bazıları bitkisel gıdalarda da bulunabilse de, miktarları genellikle büyük ölçüde daha azdır. Öte yandan, vejetaryen olmanız başlı başına sağlıklı olduğunuz anlamına gelmez. Bir vejetaryen olarak tonlarca işlenmiş tahıl, soya, şeker ve kimyasal da tüketiyor olabilirsiniz, ki bunlar kötü yiyecek seçimleridir. Burada yapılması gereken şey, bol bol sağlıklı ve organik sebze, yüzde yüz tam tahıl, mümkünse doğal yollarla yakalanmış balık ve yeşilliklerle beslenmiş hayvanların işlenmemiş etlerinden dengeli miktarda tüketmektir....

Devamını Oku

Paketleyin!

Bir gün önceki “Lifsiz Olmaz” yazısından sonra şimdi sırada oldukça faydalı başka bir beslenme ipucu var, o da “paketlemek”. Genel bir kural olarak hatırlamalısınız ki, dibi görünmeyen kocaman bir paketten asla ve asla bir şey yememelisiniz. Bu, sizi tam anlamıyla bilinçsizce bir şekilde yemeye sürükler ve bazen, bir oturuşta tüm günlük kalori ihtiyacınızın tamamını tüketmiş olarak bulabilirsiniz kendinizi. (250 gramlık bir paket cipsin kalorisi ortalama 1,039 kaloriye eşittir ve bu neredeyse bütün günlük kalori ihtiyacının yarısıdır.) “Paketlemek” ya da “daha küçük paketlere bölmek” kavramı, porsiyon kontrolü hatta abur cubur tüketme alışkanlığı göz önüne alındığında, oldukça faydalı olacaktır. Yapacağınız uygulama basitçe şu şekilde: Her neyi fazla tükettiğinizi düşünüyorsanız ve bir bakıma o yiyeceğe zaafınız varsa, büyük paketten kendi porsiyonunuzu alın ve atıştırma boyu minik paketlere bölün. Bu şekilde gereğinden fazla tüketiminizi ve kalorilerinizi kontrol altına almış olacaksınız. Not: Buna çok üşeniyorsanız (ki üşenmemeniz lazım), piyasada artık...

Devamını Oku

Şehir Efsaneleri… 2

P90X Türkiye’de yeni bir yazı dizisi… Şehir Efsaneleri! Amacınız ister zayıflamak, yağ yakmak, ister kas kütlesi ile hacim kazanmak olsun, çevremiz her zaman aslında şehir efsaneleri ile sarılmış durumda. Unutmayın ki, hiçbir şey bilmemekten daha kötü ve tehlikeli olan bir şey varsa o da yanlış bilmek ama doğru bildiğini zannetmektir. İşte bu başlık altında kısa kısa (uzun yazılarla sizi sıkmamak adına :-) bu şehir efsanelerine değineceğiz ve bir anlamda genellikle yanıltıcı olan bu şehir efsanelerini çürüteceğiz. Şehir Efsanesi: Sadece karın egzersizleri sizi karın yağlarından kurtarabilir! Yağı, tek bir noktayı hedef alarak yok edemezsiniz (Liposuction dışında, ki onun felaket sonuçları başka bir yazının konusu olabilir). Vücudun hiçbir bölgesi için “bölgesel yağ yakımı” mümkün değildir; ne karında, ne bacaklarda, ne de kalçalarda. Problemli bölgenizi düzeltmek için vücudunuzdaki yağı bütün olarak azaltmalısınız. Ki bu da yüksek yoğunlukta antrenman (örnek: P90X) ve iyi bir beslenme kombinasyonu ile mümkündür....

Devamını Oku

Lifsiz Olmaz!

Tamam, kapak fotoğrafındaki işlemeli “banyo lifi” tamamen işin esprisi :-) ama şurası gerçek ki, açlığınızı bastırmak istiyorsanız lifli gıdalar tüketmelisiniz. Yakın zamanda yapılan ciddi bir araştırma, günlük olarak yeterince lifli gıdalar tüketen obez ve aşırı kilolu kişilerin, plasebo hapı (hiçbir etkisi olmayan bildiğiniz şeker) verilenlere göre öğün sonrası daha az açlık hissettikleri bulgusunu kanıtlamıştır. Bunun nedeni lifin, midenizin boşalmasını gerçekten geciktirmesidir. Yani lifli gıdalar sayesinde yediklerimiz midemizde daha uzun süre kalır ve dolayısıyla kendinizi daha uzun süre tok hissedersiniz. Vücudunuzdaki lif düzeyini doğal yollardan yükseltmek için ideal olan, bol sebze yemektir. Ancak beraberinde kabız olmamanız için çok su içmeyi de ihmal etmemeniz gerektiğini hatırlatalım. İşte Lif Değeri En Yüksek Gıdalar Top 10’u 10) Portakal – 100 gramında 2 gram Fiber – Günlük İhtiyacın %10’u 9) Mantar – 100 gramında 2 gram Fiber – Günlük İhtiyacın %10’u 8) Marul – 100 gramında 2 gram Fiber –...

Devamını Oku

O Yapabiliyorsa, Sen de Yapabilirsin! – 22

Yoğun bir adam… Bir koca… 4 çocuk babası… Full-time Terapist… Spor salonuna gitmeye vakit yok ama bunun evde de mümkün olduğunu biliyor; bahanelerin arkasına sığınılmadığı sürece… Buna hem fiziksel hem de mental olarak hazır olmanız lazım. Hem kendiniz, hem de belki eşiniz ya da çevrenizdekiler için. Peki sonuç? Her yönden hiç olmadığı kadar tatmin edici ve daha iyi bir hayat. Not: Videodaki özellikle 4 çocuğunu sırayla sırtına alarak yaptığı şınav hareketi oldukça etkileyici! O’nun Hikayesi…...

Devamını Oku

Şehir Efsaneleri… 1

P90X Türkiye’de yeni bir yazı dizisi… Şehir Efsaneleri! Amacınız ister zayıflamak, yağ yakmak, ister kas kütlesi ile hacim kazanmak olsun, çevremiz her zaman aslında şehir efsaneleri ile sarılmış durumda. Unutmayın ki, hiçbir şey bilmemekten daha kötü ve tehlikeli olan bir şey varsa o da yanlış bilmek ama doğru bildiğini zannetmektir. İşte bu başlık altında kısa kısa (uzun yazılarla sizi sıkmamak adına :-) bu şehir efsanelerine değineceğiz ve bir anlamda genellikle yanıltıcı olan bu şehir efsanelerini çürüteceğiz. Şehir Efsanesi: Kasın yağa dönüşmesi ya da yağı kasa dönüştürmek! Kesinlikle “Şehir Efsanesi” sıfatını hak eden en yaygın deyişlerden birisidir. Tabii ki gerçekte ne yağ kasa dönüşür ne de kas yağa dönüşebilir. Kas geliştirmek ve vücut yağını azaltmak tamamen farklı süreçlerdir (ama aynı anda da yapılabilir). Yağ yakar, kas inşa edersiniz ancak birinin diğerine dönüşmesi fikri, ancak kurşunun altına dönüşmesi kadar muhtemeldir....

Devamını Oku

Yağ Oranı Ölçer Tartılar = Kahve Falı

Evet, yazının başlığında bir hata yok, yanlış görmediniz. Ama en baştan başlayalım… Öncelikle P90X’te, tartı ile obsesif olup hergün tartılmayı tavsiye etmiyoruz. P90X mükemmel bir Vücut Transformasyon programı ve artık şüpheniz olmasın ki, gerçekten 90 günün sonunda vücudunuzu inanılmaz bir şekilde transforme edip değiştirecektir. Ama bu yaparken tartı ve kilogramlar sizin tek ölçü biriminiz olmamalı. 90 günlük bir maratonun sonuçları yerine, hergün tartılıp tartıdaki rakama göre hareket eden biri, moralize ya da demoralize olmalarla birlikte, programı yarım bırakmaya çok daha yatkındır. Kendinize yaratacağınız bu handikap yetmezmiş gibi, tartı obsesyonunu bir adım öteye götürenlerin gözdesi, Yağ Oranı Ölçer tartılardır. Önce bu tartılar nasıl çalışır kısaca açıklayalım. Vücuttaki yağ ve su oranını hesaplayabilen (ya da bunu iddia eden) tartılar BİA yani Biyoelektrik İmpedans Analizi yöntemini kullanır. BİA yöntemi kısaca, vücuttaki direnç akımını ölçme yöntemidir. Bu yönteme göre tartıya çıktığımızda çıplak ayakla bastığımız metal yüzeyden bize küçük bir akım (50kHz frekansa...

Devamını Oku